Tevfik Fikret Nasıl Öldü Ne Zaman Öldü

'Kısa Bilgiler' forumunda ZORBEY tarafından 7 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Tevfik Fikret niçin öldü
    Tevfik Fikretin ülüm sebebi
    Tevfik Fikretin ölüm Tarifi
    Tevfik Fikretim Ölümü

    [​IMG]

    Tevfik Fikret iniş çıkışları çok fazla olan bir hayat yaşadı. Bütün umutlarını bağladığı oğlu Haluk da eğitim için gittiği İskoçya ve Amerika’da din değiştirip papaz olunca bütün hayalleri yıkıldı. Ama herhalde oğlunun din değiştirmesi Fikret için pek bir şey ifade etmiyordu. Onu daha çok üzen, tüm sermayesi ve hayat bağı olan oğlunun kendisine karşı aldığı vefasız tavırlarıydı. Tüm bunları hastalıklar, buhranlar ve çaresizlikler kovaladı. En nihayetinde 1915 Ağustos’unda dünyaya gözlerini yumdu.

    Tevfik Fiket’in dönemin Sultanî Mektebi’nde (Galatasaray Lisesi) hocalık yaptığı yıllarda talebesi olan Ruşen Eşref Bey, şairin son günlerini ve ölümünü şu şekilde anlatmaktadır.

    … Son ziyaretimizdi. Bizimle konuşmaya, içini dökmeye bir türlü doyamıyordu. Ayrılırken: “Yine beklerim. Âşiyan benim değil, sizin… Orasını unutmayın” dedi. Elini öptük, o da bizleri öptü. Arkamızdan kapıya çıktı. Uzun müddet dışarıda ayaküstü konuştu. Meğer o neşe, son neşesiymiş, o gün kendisinden ebediyyen ayrılmışız. Neşesi birkaç saat daha devam etmiş. Çok hasta düştüğü akşam yemeğe inerken pek şenmiş. İştahla yemek yemiş.

    Bir saat kadar sonra “Ağrılar yine geldi” demiş. Haplarını vermişler. Sancı gittikçe artmış. Pansumana başlamışlar, yine dinmemiş. Durmadan inliyormuş. Yavaş yavaş kendisine uyku gibi bir dargınlık başlamış. Ertesi gün hiç konuşmamış, hiçbir şey yememiş. Hatta getirilen Doktor Saim Bey’i bile tanımamış.

    Doktor: “Ben gideyim de arkadaşlarımı getireyim. Rica edeyim, ilaçlarımı muntazam verin…” gibi müphem bir şeyler söyleyip ayrılmış. O gece sıkıntı büsbütün artmış. Bir ara dalgınlığı şiddetli bir harekete inkılap etmiş. Yattığı yerden fırlayıp, hiçbir şey söylemeden halecanla odadan odaya gezinmeye başlamış. Yataktan kalkıp minderin üstüne yatar, minderden kalkıp kendisini yatağa atarmış. Buna mani olmak istemişler


    Bir defasında yanındakileri iterken elini şiddetle karyolaya çarpmış, birden morarıp şiştiği halde hiç sesini çıkarmadan yine dolaşmalarına devam etmiş. Nihayet yatağında hiç yerinde durmadan sudan ayrılmış balık gibi, bir taraftan öbür tarafa sıçramaya, dönmeye başlamış. Sonra ağrılar yavaş yavaş dinmiş olmalı ki çırpınmaları da durmuş.

    Ruhunu teslim etmeden bir saat kadar önce yanında bulunan eşinin elini yakalamış, onu sıkmış, öpmüş. “Artık yıkılıyorum” demiş. Dili hiç ağırlaşmamış. Bebek’ten Dr. Terziyan’ı çağırtmışlar, bir iğne yaptırmışlar. Rahat eder gibi olmuş. Eşiyle baldızı başucunda bekliyorlarmış. Doktor da kitap odasında oturuyormuş. Fikret bu sırada sağ tarafına dönmüş, sakin bir şekilde uyuyor sanmışlar. Fakat biraz sonra tekrar odaya giren doktor, onun öldüğünü bildirmiş.