Tevbenin Üç Şartı Vardır

'Dualar ve Faziletleri' forumunda Semerkand tarafından 16 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]



    Tevbenin Üç Şartı Vardır

    Kalpden büyük bir pişmanlık duymak.
    Dil ile Allah-u Zülcelal' e tevbe etmek.
    Âzâları günahların üzerinden çekmektir.
    İnsan pişman olmuş bir kalp, tevbe eden bir dil ve günahlardan korkan ve uzak durmaya gayret eden bir vücut ile Allah-u Zülcelal' in huzuruna çıkarsa, Allah-u Zülcelal de ona merhamet ederek, af ve mağfiret eder.

    Bir kimse,

    Günahların çirkinliğini ve sonunun ateş olduğunu bilir,
    Allah-u Zülcelal' in azabına karşı kendi acizliğini hatırlarsa,
    günahlardan kendisini muhafaza etmeye gayret etmiş ve tevbeye sarılmış olur.

    Hiç kimse nefsinin hilelerinden emin olup tevbeyi terketmemelidir. Çünkü Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede:

    “Fakat, insan ileriye doğru daima kötülük yapmak ister.” (Kıyame; 5)

    buyurmuştur. Onun için insan daima kendisini kontrol altında tutmalı, daima tevbe üzere bulunmalıdır.

    Tevbe, insan için hem dünyada hem de ahirette kurtuluştur. Allah-u Zülcelal tevbe edenleri methederek bir ayet-i kerimede:

    “Ey Rabb'imiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört, canımızı iyilerle beraber al” (Ali İmran; 193) buyurmuştur.

    Peygamber Efendimiz (S.A.V)' de bir hadis-i şeriflerinde:

    “Her kim, tevbe etmeye devam ederse, Allah da onun sıkıntısını neşeye çevirir, darlığına bir çıkış yolu bulur ve ummadığı bir yerden onu rızıklandırır.” (Buhari Tirmizi) buyurmuştur.

    Rivayet edilmiştir ki:

    Bir demirci, kızgın demiri eliyle tutuyordu. Bunun sebebi sorulunca şöyle anlattı: “Bir kadına aşık olmuştum. Ona mal verip münasebette bulunmayı teklif ettim. Kadın dedi ki: 'Benim kocam var, mala ihtiyacım yok.' Bir müddet sonra kocası öldü. Ona evlenme teklif ettim. Dedi ki: 'Çocuklarımı perişan etmek istemiyorum.' ve teklifimi reddetti. Bir süre sonra, geçim darlığına düşünce, bana haber gönderdi. Ben de: 'İsteğimi yerine getirinceye kadar sana bir şey vermem' dedim. Teklifimi kabul etti. Beraberce bir odaya girince ürperdi. Neden ürperdiğini sorunca: 'İşiten ve gören Allah' tan korkuyorum' dedi. Ben de onu bıraktım. O da: 'Allah seni ateşten korusun' diye dua etti. İşte o günden sonra dünya ateşi beni yakmıyor. Allah-u Zülcelal' den beni ahirette de yakmamasını diliyorum.” dedi.



    [​IMG]


    İşte tevbe böyledir. Kim Allah-u Zülcelal' den korkar ve daima O' nun huzurunda olduğunu hatırlarsa, günah işlemeye cesaret edemez. Böylece de cehennemden kurtulur ve Cennet-i Alâ' nın nimetlerine kavuşur. Nitekim Allah-u Zülcelal tevbe edenlere ahirette büyük mükafatlar vereceğini beyan ederek bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

    “Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah' a dönün. Umulur ki Rabb'iniz kötülüklerinizi örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar.” (Tahrim; 8)

    Tevbe, bütün müminlere farzdır. İnsan tevbe ettikten sonra kendisini bütün hata ve günahlardan uzak tutmaya gayret etmelidir. Onun için Hz. Ali (R.A) demiştir ki: “Tevbe etmek farzdır. Fakat tevbe etmeyi gerektiren şeyleri terketmek ondan önce farzdır.”



    Seyda Muhammed Konyevi (K.S) ALLAH BU GECE HÜRMETİNE TÖVBELERİMİZ KABUL ETSİN... İNŞALLAH SELAM DUA İLE
     



  2. Aminnn
    inşallah diyorum tövbeleri kabul olan kullardan oluruz

    emeğine sağlık mostar güzel bir konuya deyinmişsiniz teşekkürler
     



  3. Gecenin anlam ve önemine uygun bir konuydu.Çok sağ ol Mostar kardeş.Teşekkürler.Allah tövbelerini kabul ettiği kullarından eylesin.Ayrıca tövbemizde sadık olmamızda bize güç versin.
     



  4. Rabbim bizleri tövbeleri kabul olan kullardan eylesin
    Emeğine sağlık Mostar
    Bilgi ve paylaşım için teşekkürler.