Teknolojinin insan hayatındaki yeri ve onemi kompozisyon

Konusu 'Soru Çözüm' forumundadır ve Misafir tarafından 10 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. Misafir Ziyaretçi


    Arkadaşlar teknolojinin insan hayatındaki yeri ve önemini anlatan kompozisyona ihtiyacım var..yardımcı olun
     

  2. Sibel Üye

    Cevap: Teknolojinin insan hayatındaki yeri ve onemi kompozisyon

    Zamanımızda insan ilişkileri oldukça yıpranmıştır. Paranın icadı ile başlayan süreç kapitalizmin yayılmasıyla insan vaktinin birçoğunu öldürmüştür. İster istemez ben çok paylaşımcı biriyim diyen kişiler de bile egoizm vardır. Yok diyen yalan söyler. Şöyle bir düşünelim taş devirlerini… Toplayıcılık ve avcılık ile yaşanan bir hayat. Ticaret var ama takas yoluyla yapılıyor. Biri hayvan derisi topluyor, öteki meyve topluyor. Daha sonra da birbirleriyle takas edip, ihtiyaçlarını gideriyorlar. Bugüne kadar hep teknolojinin insan hayatına getirdiği yararlardan söz ettik. Olmazsa olmaz dedik. Tıpkı bir hastalığın tedavisinde kullandığımız ilaçlar gibi.İyileştirirken bir miktar zarar veriyor, üstelik doğru kullanmazsak vereceği zarar yararından fazla oluyor. Teknoloji penceresinden bakarken sınırlar kalksın istedim, düşüncelerde sınırlar kalksın ki değişim olsun, gelişim olsun, hayat olsun..

    Nedir bu teknoloji dediğimiz? Teknoloji kelimesinden ne anlıyoruz?

    Bugüne kadar teknoloji ile ilgili çeşitli tanımlar yapılmıştır. Bunlardan bir tanesi Teknoloji bilimsel yöntemleri kullanarak gerçek hayat problemlerinin çözülmesinde bir köprü oluşturmaktır. Bir diğeri ise Teknoloji insanın bilimi kullanarak doğaya üstünlük kurmak için tasarladığı rasyonel bir disiplindir. Bir diğeri Teknoloji bilimin uygulamalı bir sanat dalı haline dönüşmesidir”. Ve bir diğeri Teknoloji; sistemler, işlemler yönetim ve kontrol mekanizmalarıyla hem insandan hem de eşyadan kaynaklanan sorunlara, bu sorunun zorluk derecesine, teknik çözüm olasılıklarına ve ekonomik değerlerine uygun çözüm üretebilmek için bir bakış açısıdır.” Ve son olarak gelen tanım hepsinden daha ilgi çekici,
    Teknoloji aslında çalışmayan şeydir, bir şey artık nasıl çalışılacağını öğrenmeyi gerektirmiyorsa o teknoloji olmaktan çıkar.Görüldüğü gibi teknolojinin tek bir tanımı yoktur ve bu tanımların hepsi doğrudur. Teknoloji olgusu kendi içinde bir dinamiğe sahip olup sürekli değişim, gelişim göstermektedir. İnsanlar teknolojiyi iş yapabilme yeteneklerini artırmak için kullanırlar. Daha iyi iletişim kurabilmek için, daha iyi ve kaliteli ürünler üretmek için, daha sağlam ve ergonomik yapılaşma için, daha hızlı ve rahat seyahat ortamı sağlamak için. Bu örnekler saymakla bitmez. Teknoloji hayatımızın içinde her yerdedir. Teknoloji bize yaşadığımız dünyayı aha iyi kontrol edebilme olanağı tanır, hayatı kolaylaştırır, yaşam kalitesini artırır.Bana soracak olursanız ister geliştirelim, ister uygulayıcı olalım teknoloji sürdürülebilir hayat köprüsüdür.

    Bilim ve teknoloji kavramları hep karıştırılmaktadır. Teknoloji genellikle uygulamalı bilim olarak adlandırılsa da, bu doğru değildir. Bilim dünyanın doğası ile ilgilidir. Teknoloji ise evreni yöneten doğa kanunları ile ilgilidir.Bilim bize objelerin yeryüzüne düştüğünü, yerçekimi kuvvetini anlatır. Neden bazı bölgelerde bazı bitkilerin yetiştiğini, bitkilerin ekolojisini açıklar. Bilim bize petrolün neden belli kaya formasyonlarında bulunabileceğini, oksijene maruz kalan çeliğin neden paslandığını izah eder.

    Teknoloji ise insan-yapımı dünyayla ilgilenir, bize doğal ve insan yapımı dünyayı nasıl kontrol edeceğimizi anlatır. Bu bilim ve teknolojinin birbirinden bağımsız olduğu anlamına gelmez. Bilim anlama ile ilgiliyken, teknoloji yapılan ile ilgilidir. Teknoloji insanoğlunun hayatına nasıl girdi? Taş Devri,insanların yaşamlarında metal kullanımı başlamadan önceki, araç, gereç ve silahların taştan yapıldığı döneme denk gelmektedir. Başlangıçta avlanma ve besin toplama amacıyla kullanılan araçlar oldukça ilkeldi. Genellikle yontulmuş çakıl ve taşlar kullanılmaktaydı ihtiyaçları karşılamak için. Bronz çağında ise, bronzdan yapılmış alet ve silahlar taşın yerini almıştır. 1960 yılı itibarıyla gerçekleştirilen arkeolojik buluşların bakır ve bronz teknolojilerinin orijinleri üzerine geliştirildiği söylenir. Ham bakırın araç ve süslemelerde kullanımının M.Ö. 10.000 yılında başladığı; bronz kullanımının ise Orta Doğu bölgesinde başladığı ve bronz teknolojisinin kullanımının M.Ö. 4.500 yıllarında başladığı söylenmektedir. Ham bakır ve bronz kullanımı dünyanın değişik bölgelerinde farklı tarihlerde gerçekleşmiştir. Örneğin Çin’de bronz çağı M.Ö. 1.800’de henüz başlamamıştı. Amerika’da ilk Kolombiya toplumu 1.000 yılına kadar herhangi bir bronz teknolojisine sahip değildi. Demir Çağı, teknolojide gelişme çağı olarak işaret edilmekte olup, araç ve silahlarda bronzun yerini demirin aldığı devirdir. Bu devirde, bu metalin yüksek ergime sıcaklığına kadar ısıtılabilen fırınlar geliştirilmiştir. Zaman zaman öngörülemeyen kurşun zehirlenmesi problemleri yaratması ile birlikte tabaklarda, tencerelerde metal kullanılmaya başlanmıştır.

    Demir teknolojisi M.Ö. 500 yılında dünya çapında yaygınlaşmıştır. Aynı dönemde yaşanan en büyük gelişmelerden biri de, Romenler tarafından yapılan su kemerleri, kanalizasyon sistemleriydi. Romenlerin bu dönemde geliştirmiş oldukları dayanıklı çimento ve beton yapıları günümüzde hâlâ kullanılmaktadır.Tarihin belli dönemlerinde, teknolojideki yenilikler öyle büyük adımlarla gerçekleşti ki, bu dönemler endüstriyel devrim dönemleri olara adlandırılmaktadır. Teknoloji yolculuğunda endüstriyel devrim, 1750–1830 yıllarında İngiltere’de köylerde yaşayan kırsal nüfusun tarıma dayalı bir yaşam tarzından, kasaba merkezli fabrika tarzı bir yaşam tarzına geçtiği dönem olarak adlandırılmaktadır. İlk fabrikalar, tekstil ağırlıklı olarak 1740 yılında İngiltere’de devreye girmiştir. Uzay mekiği, tarak makinesi ve iplik eğirme makinesi buluşları entegre edilerek o dönem için yeni bir güç kaynağı olan buhar makinelerinin buluşuna kadar gitmiştir. 19. ve 20. yüzyılın buluşları arasında telefon, gramofon, kablosuz radyo, film makinesi, otomobil ve uçak ön sıralarda yer almaktadır. Teknolojik gelişmeler bazen küçük adımlarla, bazen de dev adımlarla dünyamızı hızla değiştirmiştir. Hatta büyükannelerimizin, büyükbabalarımızın çılgın rüyaları teknoloji sayesinde gerçek olmuştur. Her yeni proses, her yeni buluş daha fazla gelişmek için yeni bir basamaktır. Sizinle çıktığımız teknoloji zaman yolculuğunda, gördük ki teknoloji her dönemde insanlığın hayatını kolaylaştırmak için hep var olmuş ve görünen o ki olmaya devam edecek. Bizlerin çılgın rüyaları torunlarımızın hayatında gerçek teknoloji olmayacak mı? Olacak, kesinlikle olacak; çünkü teknoloji sürdürülebilir hayat köprüsüdür.
     
  3. Sibel Üye

    Cevap: Teknolojinin insan hayatındaki yeri ve onemi kompozisyon

    Teknolojinin İnsan Hayatındaki Yeri ve Önemi

    20. yüzyıl bilim ve teknolojinin gelişmesinde altın çağını yakalamış, insan hayatında vazgeçilmez bir rahatlık sağlamıştır. Bilim hiçbir zaman durağanlık göstermemekle birlikte bilimin sınırları genişlerken; dünyanın sanıldığı kadar büyük olmadığı gerçeği ortaya çıkmıştır.

    Günümüzde bilim olağanca hızıyla ilerlemekle birlikte, insan hayatının olmazsa olmazları arasına girmeyi başarmıştır. Bilimin sonucu olarak ortaya çıkan teknoloji hayatımızı her alanda kolaylaştırmayı başarmıştır. “Bilimle Teknoloji arasında tabi bir döngüsel bir ilişki vardır; bilimsel çalışmalar uygulamaya elverişli bilgi üreterek teknolojik gelişmeye yol açarken, teknolojik gelişmeler de bilimsel araştırmanın daha uygun şartlarda yapılmasını sağlayarak bilimsel gelişmeyi hızlandırmaktadır. Yeni çağ başlarından itibaren belirginleşmeye başlayan bilimle teknoloji arasındaki bu ilişki mahiyet değiştirmeden günümüze kadar devam etmiştir. Ancak 1950’li yıllardan itibaren kullanılmaya başlayan elektronik bilgisayarlarla birlikte bilim-teknoloji ilişkisi arasındaki döngü giderek daha kısa sürede tamamlanır olmuştur. Bilgisayarlar her gün biraz daha güçlenirken, güçlü bilgisayarlar sadece mevcut araştırmaları hızlandırmakla kalmamakta, önceden imkansız olanı mümkün kılarak yeni bildi alanları ortaya çıkarmaktadır.bilgimizin sınırları genişlerken mesafeler küçülmektedir. Bunun tabii bir sonucu günümüz toplumlarında yaşanan hızlı sosyal ve kültürel değişmedir” .Rönesans ve Reformla birlikte bilimdeki gelişmelerin temelleri atılmış, bilgisayar gelişmeyi engellemeye çalışan tüm olumsuzluklarda ortadan kalkmıştır. (Kilise ve dinin etkisi gibi) insanlar tanrı bilimsel gerçeklerden sıyrılıp, içinde yaşadıkları dünyayı ve bu dünya ile ilgili sorunları keşfetmişlerdir. Bu gibi gelişmelerin sonucunda da bilimsel gelişmeler başlayıp zamanla hız kazanmıştır .


    Bilim ve teknolojinin ortaya çıktığı tarihten itibaren insanlar içinde yaşadıkları dünya ile yetinmemişlerdir. Uzayı merak etmişler, uzayın sırlarını çözmek amacıyla gizemli bir yolculuk, sistemli bir çalışma içerisine girmişlerdir. Sıvı yakıtlı motorların bulunması ile uçaklar ulaşım aracı olarak kullanılmaya başlanmış, insanlara uzak gibi görünen mesafeler artık ortadan kalkmıştır. Bunun sonucunda insanların uzaya gitme isteği iyice artmıştır . Uzayı tanımlayacak olursak; güneşi, gezegenleri, uyduları, yıldızları, sayısız galaksiyi içine alan sonsuz bir boşluktur. Bu sınırsız boşluk içerisinde bulunan gök cisimlerin her bir dünya yüzeyindeki toz parçacıkları kadardır. İlk çağ filozoflarından başlayarak bir çok bilim adamı uzayı tanımlama çabası içerisine girmişlerdir. Örneğin, Galile’nin gök bilimleri ile ilgili çalışmaları olmuştur. Teleskop ile gözlemler yapmış, şu anki bilim adamlarımızın bile sonucuna ulaşamadıkları bir araştırma çizgisini başlatmıştır. Kepler ise gezegenlerin yörüngeleri üzerine çalışmalar yapmış, elips şeklinde hareketleri saptamayı başarmıştır.


    19. yüzyılda çok hızlı uçan uçaklar ve buna takip roketler yapılmıştır. Bu roketler sayesinde aya gidilebileceği fikri ortaya atılmıştır. Böylece gelişmiş ülkeler arasında bir yarış başlamıştır. Artık insanların aklında tek bir soru vardır. O da, “insanlarda uzaya gide bilir mi, eğer giderse yaşayabilir mi?” idi. Bunun üzerine Alman bilim adamları araştırma yapmaya başladı ve araştırma sonucu olumluydu. Tek sorun uzayda yaşamın sürüp sürmeyeceği idi.


    Uzayda yaşamın sürüp sürmeyeceğinde temel üç sözcük vardı: atmosfer, radyasyon ve yer çekimi. Bunlardan en önemlisi insanların yaşamını sürdürmesi için mutlaka gerekli olan atmosferdir. Solunumun düzenli olması için de bu Atmosfer için de bulunan gazların doğru miktarda olması gerekir. Uygun atmosfer şartları sağlandıktan sonra radyasyon yalıtımının yapılması gerekir. Uzayda bir de yer çekimi sorunuyla karşılaşılır. Dünya’dan uzaklaştıkça yer çekimi azalır. Bu önlemler alındıktan sonra yolculuk yapılmalıdır .1935 yılında Ruslar uzaya gönderilecek olan roketin çalışmalarına başlamışlar ve bu çalışmalar 1957 yılında tamamlanmıştır. 1957 yılında Sputnik 1 uzay aracı, Ruslar tarafından dünya yörüngesine yerleştirildi. Böylece “ uzay çağı” başladı.


    “NASA ‘nın aya yolculuk planlarının başlangıcı Başkan John F. Kenndy nin 25 Mayıs 1961 ‘de Kongredeki bir özel oturumda yaptığı konuşmaya dayanıyordu. “önümüzdeki on yıl içinde bir adamın aya gitmeyi ve dünyaya dönmeyi başaracağına inanıyorum” . Soğuk savaş döneminde uzay çalışmaları konusunda da Sovyetler Birliği ile yarışan Amerika, uzay harcamaları için büyük bütçeler ayırıyordu.Aya gönderilecek uzay aracı için çalışmalar uzun bir süre devam etti. Bu çalışmalar sırasında yapılan test uçuşlarından birinde NASA üç astronotunu kaybetti.


    Sonunda 16 Temmuz 1969 ‘da Neill Armstrong, Edwın Aldrin Jr ve Michael Collins adlı üç astronotu taşıyan Apollo 11 tarihe geçecek ay yolculuğuna çıktı. Apollo 11 , 19 Temmuzda ay yörüngesine girdi. Ertesi gün uzay aracından ayrılan “Kartal (Eagle)” adlı modül ay yüzeyine başarıyla indi ve Armstrong aya ayak basan ilk insan olarak tarihe geçti Armstrog ‘un ardından Edwın Aldrın de yüzeye indi. Ay toprağından örnekler alan, bazı bilimsel deneyler yapan ve Amerikan bayrağını aya diken iki astronot görevlerini başarı ile tamamlayarak dünyaya döndüler”.Armstrong, insanlığın uzun zamandır üzerinde çalıştığı efsanevi yolculuğu başarı ile tamamlayarak aya ulaştı. Armstrong, hem ay yüzeyine attığı ilk adım ile hem de o adımı atarken sarf ettiği sözler ile tarihe geçti: bu, bir insan için küçük ama insanlık için büyük bir adım”.Uzayın keşfi ile birlikte insanoğlunun hayatında önemli değişiklikler oldu. Bu değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:


    a) Uzay bilimi demek olan astronomi sadece gözlemlere dayalı iken deneysel bir bilim haline geldi.
    b) Güneş, gezegenler ve diğer gök cisimleri hakkında daha gerçekçi bilgiler elde edildi.
    c) Uzaydan çekilen uydu fotoğrafları ile dünyanın gerçek boyutları ölçüldü.
    d) Uydu fotoğraflarından yararlanılarak meteorolojide hava tahminleri doğru olarak yapılmaya başlandı.
    e) İletişim ve ulaşım teknolojilerinde büyük gelişme ve kolaylıklar sağlandı”.


    Bizimde uzayda TÜRKSAT adını verdiğimiz bir uzay aracımız bulunmaktadır. Bu sayede uzayın tüm olanaklarından yararlanmaktayız ve kolayca haberleşmekteyiz.İletişim kurmanın en kolay yolu konuşmaktan geçer bir de karşımızdaki insanlara duygularımızı ve isteklerimizi anlatmanın diğer bir yolu da el-kol hareketleridir. Fakat bunların dışında da haberleşme yolları vardır: eski çağlarda duman ile atlı elçiler ile ve güvercinler…gb. Karadeniz bölgesinde bulunan köylerimizin bazılarında yer şekillerinin de etkisi ile dağınık yerleşme görülür evler arasındaki mesafe uzak olduğu için insanlar ıslıklar ile iletişim kurarlar. Her ıslık tonu başka bir anlam ifade eder.


    İnsanların uzaktan haberleşmesine imkan veren teknik araçlar Fransız devriminden hemen sonra optik telgrafın bulunması ile gelişim sürecine girdi .1837 de elektrikli telgrafın bulunması ile “iletişim çağı” başlamış oldu.


    Telefon 1876 yılında Graham Benn tarafından bulundu. İnsan sesini iletimini önce ülke içerisinde daha sonrada ülkeler arasında yayılmasına imkan verdi. Bu yenilik bir çok kaygıyı da beraberinde getirdi. ABD de benimsendi ve daha sonra ülkeler arasında yayılmaya başladı. 19.yüzyılda etkileşim ağları kurulmaya, insanlar arasındaki etkileşim gelişmeye başlad.20. yüzyılda ise kitlesel yayın teknikleri ortaya çıktı. Birinci Dünya Savaşından sonra radyo, İkinci Dünya Savaşından sonra Televizyon hayatımıza girdi.Düzenli Tv. Yayınları 31 Ocak 1968 günü gerçekleşmiştir. İnsanlara hem faydalı hem de zararlı yönleri olmuştur.

    Faydaları:
    a) Ufkumuzu genişletmiş, bakış açımızı değiştirmiştir.
    b) Eğitim yönünden önemlidir. Öğrenciler eğitici programlardan yararlanmıştır.
    c) Tv. Çok çeşitli bir eğlence aracıdır. İnsanların bir çok ihtiyacını bir arada gerçekleştirir.


    Zararları:
    Son on yılda Tv’ de izlenen programlar nedeni ile işlenen suçlar artmıştır. Özellikle çocuklar üzerinde etkili olan haydut, dolandırıcı, nedeni ile çocuklarımızın geleceği tehlikeye girmiştir .Tarihte ilk ses kaydı 1877 yılında Thomas Edison tarafından yapılmıştır. Son 20 yılda yaşanan gelişme ise gerek ses kalitesinde gerekse şiddet ve kayıt sisteminde mükemmeli yakalamayı hedeflemektedir”

    İnsanlar aralarındaki mesafe ne kadar uzak olursa olsun birbiriyle kolayca iletişim kurmaktadır. Örneğin Türkiye’den telefon ile dünyanın herhangi bir yerindeki kişi ile bize çok yakınmış gibi konuşabiliriz


    20. yüzyıldaki en büyük gelişme hiç kuşkusuz bilgisayar teknolojisinde yaşanmıştır. Internet ağının kurulması sonucunda bilgisayar ve Internet; evimize, işyerimize hatta günlük hayatımıza girmeyi başarmıştır. Bilgisayar teknolojisi beraberinde çok büyük yenilikler ve kolaylıklar getirmiştir. Örneğin, bilgisayar hayatımıza girmeden önce para yatırma işlemleri için saatlerce sıra beklerken bilgisayarın hayatımıza girmesi ile birlikte işlemlerimizi kısa sürede halledebilmekteyiz.


    Biliyoruz ki bu teknoloji burada kalmayacak insanlar yaşadığı sürece teknolojide ilerleyecektir. Şu an bize hayal gibi gelen çoğu araçlar hayatımıza girecek ve hayatımızı kolaylaştırmaya devam edecektir.
     
  4. Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Teknolojinin insan hayatındaki yeri ve onemi kompozisyon

    Arkadaşlar teknolojinin insan hayatındaki yeri ve önemini anlatan kompozisyona ihtiyacım var
     
  5. ilayda çelik Ziyaretçi

    Cevap: Teknolojinin insan hayatındaki yeri ve onemi kompozisyon

    Çok isime yaradi sağolun
     
  6. Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Teknolojinin insan hayatındaki yeri ve onemi kompozisyon

    evet çok beğendim gerçekten işime yaradı çok teşekkürler.d
     
  7. jkkukukkhjj Ziyaretçi

    Cevap: Teknolojinin insan hayatındaki yeri ve onemi kompozisyon

    aynen sagoll !!!!!!
     

Sayfayı Paylaş