Tavşanın türkiye ki dağılımı

'Soru Cevap' forumunda Aderito tarafından 5 Aralık 2012 tarihinde açılan konu


  1. Tavşanın yetiştiriliği türkiyede nasıl


    insanların beslenme, barınma ve giyim gibi gereksinmelerinin karşılanmasında kullanılan ham maddeler, tarım kesiminden elde edilmektedir. Dışsal ve içsel olmak üzere iki grupta incelenebilen tarım kesimi, bitkisel ve hayvansal üretim dalları olarak da ikiye ayrılabilmektedir. Dışsal tarım kesimi, tarla, bahçe ve bağda yapılan tarımsal etkinlikleri; içsel tarım kesimi ise, çiftlik avlusu, çiftlik evi ve atölyesi ile işletme binalarında yapılan tarımsal etkinlikleri içerir. Hayvansal üretim yapan işletmelerde, dışsal ve içsel tarımın her ikisi de yapılır ve tüm tarımsal etkinlikler içerisinde hayvansal üretimin çok önemli bir yeri vardır.
    Hayvancılıkta mekanizasyon, hayvansal üretime yönelik tarımsal işletmelerde kullanılan ilkel teknikler ve yöntemlerle çalışmaya neden olan araçlar yerine, modern alet-makine, cihaz ve tesislerin kullanılması olarak tanımlanabilir. Hayvansal üretimde kullanılan makinelerin projelenmesi, imalatı, pazarlanması, bakım-onarım ve işletilmesi de hayvancılıkta mekanizasyon tanımı içerisinde bulunmaktadır

    Mekanizasyon; geleneksel tarım yapan hayvansal üretim işletmelerini ileri tarım teknikleri uygulamaya iter, iklim koşullarına bağımlılığı kısmen azaltır ve insanı bir güç kaynağı olarak değil, yöneten ve planlayan bir unsur olarak değerlendirir. Ayrıca, mekanizasyonun, yapılan işin kalitesini yükseltme, işleri zamanında ve kolay bir şekilde yapma, üretim maliyetini azaltma, üretimde niteliksel ve niceliksel artış sağlama gibi yararları da vardır.

    Özellikle, işçi ücretleri ve üretim kapasitelerinin artması nedeniyle günümüzde, hayvansal üretimde mekanizasyon kaçınılmaz hale gelmiştir.

    Hayvancılıkta mekanizasyon konuları, üç ana bölüm halinde incelenebilir:

    1- Kaba Yem Hazırlığı:

    Yem bitkilerinin;

    Hasadı
    Depolanması,
    Hayvanlara yedirilmesi gibi işlemleri içerir.
    2- Kesif Yem Hazırlığı:

    Ticari yemler olarak da isimlendirilen kesif yemler, genelde büyük parçalı ve sert yapıdadırlar. Böyle yemlerin ufak parçalar veya un haline getirilerek hayvanlar tarafından kolayca hazmedilebilecek duruma gelmesi gerekmektedir. Taneli yemler, gerek öğütülmeden önce, gerekse öğütüldükten sonra, belirli oranlarda karıştırılarak hayvanlara yedirilebilir. Karıştırma işlemleri, taneli yemlerin birbirleriyle veya yeşil yemlerle karıştırılması şeklinde olabilmektedir.

    Kesif yem hazırlığını oluşturan işlemler şu şekilde belirtilebilir:

    Ezme,
    öğütme,
    Karıştırma ,
    iletim.
    3- Hayvansal Ürünlerin Eldesi:

    Hayvansal ürünler;

    Et,
    Süt,
    Yumurta,
    Gübre, olarak elde edilmektedir.
    Bu ürünlerin elde edilmesi sırasında yapılan işlere örnek olarak şunlar verilebilir:

    Yemleme,
    Sulama,
    Altlık serilmesi,
    Gübre ve altlığın temizlenmesi,
    Süt sağımı,
    Yumurtaların toplanması,
    Hayvanların bakım işlemleri.
    1. TAVŞAN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN EKONOMİK ÖNEMİ


    Tavşanlar yüksek döl verimleri, kaliteli et üretimleri, adaptasyon kabiliyetlerinin yüksekliği ve selülozca zengin yemleri besin maddelerine çevirme özelliğine sahip herbivor hayvanlardir. Üretımde kullanılma yaşının düşük ve gebelik süresinin kisa olması gibi avantajları da vardır. Bu özellikleri küçük üretim birimlerinde de görülebildiğinden bu işletmeler ıçin önemli bir üretim materyalidir. Tavşan başlangıçta küçük aile işletmelerinde kümes hayvanları ile birlikte zevk için yetıştırilmekte iken, et ve diğer ürünlerinin değerinin anlaşılmasiyla karlı bır üretim dalı olmuştur. Uzun yıllar ıyi bir laboratuar hayvanı olarak bilinen tavşan, birçok ülkede küçük tavukçuluk işletmelerinin yerini almıştır.

    Uygun üretim sistemlerinde, tavşanlar %20 protein düzeyine sahip et üretırler Diğer çiftlik hayvanlanyla karşılaştinidiğı zaman aynı değerler etlik piliçlerde %22-23, domuzlarda %16-18 sığırlarda ise %8-12 arasındadır. Bu proteinler için harcanan enerji bakımından ruminantların tavşana göre daha masraflı olduğu ortaya çıkmaktadır. Sığır veya koyunlar et üretimi amacıyla yetiştirildiklen zaman, yetiştirilen sürüde dişi hayvan başina yılda elde edilen yavru sayısı sinirli olduğu, yani dölvenmi düşük olduğu için enerji tüketimi daha 1 olmaktadır. Bu hayvan türlerinde dişi başina yılda maksimum 0.8-1 4 genç yavru elde edilmesine karşılık tavşanlarda bu sayı ortalama 40 adettir. Sığırlar süt ve et üretiminde ortaklaşa kullanıldıklan zaman bile, tavşanlar avantajlı olmakta, tavşan eti sığır etinden ekonomik olmaktadır.

    Tavşanlar selüloz düzeyi yüksek bitkisel ürünleri proteine çevirme kabıliyetıne sahıptırler. Bu besin maddelerinm tavuklar ve hindiler için ekonomik olarak kullanılması mümkün değildir Bu bakımdan tavşanlar verdikleri ürünlere göre enerji ve proteini daha etkin kullanan tek hayvan türüdür. Tavuklar ve hindiler tarafindan tüketilen tahillar ve bitkısel protein kaynakları insanlar tarafindan doğrudan besin maddesi olarak kullanılabilmektedir. Bu yüzden tahıl üretim kaynakları yeterli olmayan ülkeler için tavşan eti üretimi önemli bir alternatiftir.

    Asıl gelir kaynağı et olmakla birlikte tavşanların post, yün ve gübre verimleri de önem arz etmektedir. Kaliteli derilerden konfeksiyon ve oyuncak sanayinde yararlanılmaktadır. Yününden elde edilen kaliteli ve sağlıklı giyecekler diğer tekstil ürünlerine göre oldukça yüksek fiyatla satılmaktadır. Tavşan yetiştinciliğinin ekonomik önemi özetlenirse;

    1. Tavşan yetiştiriciliği küçük aile işletmelerinin iş gücünü değerlendirme ve bunlara ekonomik katkı sağlama açısından düşük girdi ile gerçekleştirilebilecek uğraş dalıdır.
    2. Tavşan evcil hayvanlar içerisinde döl verimnin yüksekliği ıle ön plana çıkmıştır. Bu nedenle et üretimi, deri ve yün üretiminde önemli bir kaynaktır. Bu özelliği yanında bır batında birden fazla döl elde edilebilmesi, generasyonlar arası süresinin kısalığı gibi avantajlan nedeniyle hayvan ıslahı çalışmalarında model hayvan durumundadır.
    3. Tavşanın yan ürün olarak değerlendirilen gübresi bitki besin maddelerince oldukça zengindir. Bir tavşan yılda 50 kg kadar gübre vermektedir.
    4. Tavşan iyi bir laboratuar hayvanıdır. Biyolojik denemelerde tavşanlardan oldukça fazla yararlanılmaktadır.

    1.2. Tavşanın Evcilleştirilmesi


    Sığır, koyun, domuz ve tavuk gibi çiftlik hayvanları ilk çağlarda evcilleştirilmişlerdir. Tavşanın evcılleştırılmesı ise son bin yıllık dönemden eski değıldir. Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'nın bilinen yabani tavşanı Orciolagus cııniculus'a MÖ. 1000 yıllannda Ispanya kıyılarında rastlanmıştır. Romalılar dönemde tavşan oyun hayvanı olarak tanınmış, bu dönemde henüz evcilleştirilmemiş, M.O. 1 6-27 yılları arasında taş duvarlarda ve parklarda bulunan resimlerden tavşanın yabani olarak avlanmada kullanıldığı ortaya çıkarılmıştır. Daha sonralan değişik ülkelerde tavşanın av hayvanı ve değişik ınançlara kaynak olarak tanındığına ait deliller bulunmaktadır. 16. yüzyıldan itibaren değişik ırklan tanınmaya başlanmış ve kayıtlı ırkların kontrolü gerçekleştirilmiştir. Onaltıncı yüzyılda Fransa, Italya, Finlandiya ve İngiltere'de yetıştiricilik yayılmaya başlanmıştır. 1595'te tarımsal uğraş içerisinde Gri-Kahverengi Beyaz, Siyah, Damalı ve Kül.-Grisi tavşanlar tanınmıştır. 1906'da Oliver ve Serres tavşanları yabani, yarı yabani ve evcil tavşanlar olmak üzere üç grupta sınıflandırmışlardır. Evcil tavşanlar bu dönemde duvarla çevrilmiş alanlarda veya parmaklıklar arasında yetıştınlmış ve evcilleştirilmişlerdir.

    19. yüzyılın başlarında tavşan yetiştiriciliği Batı Avrupa'da yayılmaya başlamıştır. Bu dönemde, Avrupanın koloniler yoluyla genişlemesi döneminde değişik ülkelere tavşanın dağılmaya başladığı görülmüştür. Bu ülkelerden en önemlileri Yeni Zelanda ve Avustralya'dır.

    Avrupada yetiştinciler et ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla iri cüsseli, iyi gelişen fakat fazla döl vermeyen tavşanlan yetiştirmeyi tercih etmişlerdir. Tavşanlar, tavukların barındırıldığı yan açık kümeslerde barındırılmışlardır. Üremeleri ekstansif bır yapı göstermiş, yılda 2-3 doğum yeterli görülmüştür.

    Günümüze kadar tavşanın kürk ve yün verimleri ortaya çıkmış, bunlardan ekonomik düzeyde gelir elde edilebileceği belirlenmiştir Bu amaçla özellikle Fransada Şamapanya irkı, diğer bazı ülkelerde ise Reks ırkı kürk verimi yönünde tanınmış ırklar arasında yer almıştır. 19. yüzyılın sonlarıyla 20 yüzyılın başlangıcında yapılan seleksiyon çalışmaları, hayvanların uygun çevre faktörlennde yetıştınlmelen, ırkların çoğaltılması ve mutasyonlar sayesinde tavşanlarda döl veriminde artışlar sağlanmıştır. Üreticiler yetiştirme derneklerini oluşturmuşlar, yetiştirme tekniklerinde ilerlemeler sağlanmış ve barınak içi hijyen şartları düzeltilmiştir.

    Yetiştircilikte uygulanan standartlar, herbir ergin tavşanın erkek-dişi ayrı bölmede yetiştirilmesi şeklinde değiştirilmiş, kanibalizm ortadan kaldırılmıştır. Besi amaçlı genç tavşanlar birlikte yetiştirilebilmiş, bu durumda erkeklerin kastre edilmeleri daha iyı sonuçlar vermiştir. Önceki yüzyılda olduğu gibi besleme aynı şekilde yeşil otlar ve dane yemlere bağlı olarak devam etmiş, besleme ile ilgili temel kriterler ortaya konulmaya başlanmıştır. Ikinci dünya savaşı boyunca Avrupa'dan Japonya'ya kadar olan bölgelerde ortaya çıkan et yetersizliği döneminde tavşan üretimi ekstansif koşullarda devam etmiştir.

    1950'lerde, Kuzey Avrupa ülkelerinde ve Japonya'da diğer etlerin daha uygun olduğunun kabul edilmeye başlanmasıyla tavşan eti üretiminde ani bir düşüş görülmüş, özellikle bu dönemde Güney Yarımküreden getirilen dondurulmuş sığır eti, üretimin düşmesinde en büyük etken olmuştur. Fakat insanları tavşan etini tanıyan Latin Avrupa ülkelerinde özellikle de Fransa'da tavşan üretimi bu dönemde de yaygınlığını sürdürmüştür. 1950'lerin sonlarında Yeni Zellanda tavşanları ABD'den getirilerek çok katlı tel kafeslerde ve besin maddelerince dengelenmiş pelet yemlerle Fransa ve İtalya'da yoğun bır miktarda üretilmeye başlanmıştır.

    Aynı dönemde, o güne kadar bilinmeyen ve üretim teknikİenyle ortaya çıkan bazı hastalıklar yayılmıştır.

    Bu yeni teknikler, Kuzey Italya ve Fransa'ya göre daha uygun iklimsel özelliklede sahip olan Kaliforniya'da daha kolay uygulanmış, burada üretimde karşılaşılan hataların düzeltilmesıyle yeni üretim teknikleri hızlı bir yayılma imkanı bulmuştur. Özellikle açık barınakların kapalı olarak inşa edilmeye başlanması en önemli ilerlemelerdendir. Kafeslerin temizlenmesi ve yeşil yemlerin kafeste kuruması ile ilgili sorunların çözümü zaman almıştır. Birçok üretici kendi üretim birimlerinde değişik sistemleri deneme uygulamalarına girmışlerdir. 1960'ların sonları ile 1970'lerin başlarında yapılan çalışmalarla sütten kesim yaşı 8 haftadan 4 haftaya kadar düşürülmüştür. Doğumdan sonraki çiftleştirmeler sütten kesim öncesi çiftleştirmelerle değiştirilmıştir.

    Aynı dönemde Yeni Zellanda ırkı ile bu ırkın birçok özellikler bakımından benzeri olan Kaliforniya tavşanları yayılmıştır. Geleneksel üretimde kullanılan Avrupa tavşan ırklarında azalma görülmüştür. Bunda en büyük etken, bu ırkların ergin olarak kafeslerde barındınlamayacak kadar iri cüsseli olmaları ve Beyaz Yeni Zellanda ve Kaliforniya ırkları gibi kafeste yetiştiriciliğe adapte olamamalarıdır.

    Fransız ve Italyan üreticiler ilk olarak Beyaz Yeni Zellanda ve Kaliforniya tavşanlarının İngiltere'den ithal etmeye çalışmışlardır. Fransa'da, bu iki ırkın kombinasyonu ile geliştirilmiş özel verim yeteneğine sahip hibrit soylan üretilmiştir. 197O'lerin sonlarında, bu hıbrit ebeveyn soyları melezlenmek suretiyle Fransa'dan Italya, Ispanya, Belçika ve Almanya'ya kadar ticari üreticilerin üretim materyalleri içerisinde birinci derecede yer almıştır. Macaristan ve İngiltere'de de hibrit ebeveyn soylarının üretiminde ana kaynağı bu iki ırk oluşturmuştur.

    Geleneksel üretimde kullanılan değişik renklerdeki tavşanların yerini beyaz tavşanlar almıştır. Bu durum pazarlamada yün rengi bakımından önemli olmuştur. 1970'lerden itibaren kürkçüler kolay boyanması nedeniyle beyaz rengi tercih etmişlerdir. Aynı durum bugün de geçerli olup beyaz kürk rengi en yaygın olanıdır. Aynı dönemde. üretim tekniklerindeki ilerlemeler ile tavşan kürküne talebin düştüğu Avrupa'da, tavşanların kesim yaşları düşürülmüştür. Ancak tavşanlar genç yaşta kesildikleri için derileri zayıf olmuş, kıl dökülmesi de fazla olduğu için kürk kalitesi bozulmuştur.

    Ekonomik tavşan üretimi yapanlar Avrupa'da bugün mekanik veya kontrollü havalandırma uyguladıkları tavşan barınaklarında 200-1.000 tavşanla üretim yapmaktadırlar. Dişi ebeveynler günde 15-16 saat aydınlatılan barınaklarda tutulmakta ve yılın bütün dönemlerinde üretim devam ettirilmektedir. Hayvanlar 1-4 katlı kafeslerde büyütülmektedirler. Erkek ve dişi ebeveynler ayrı kafeslerde tutulmaktadırlar Kesime gidecek genç hayvanlar Fransa ve İspanya'da aynı kafes gözünde 5-10, Italya'da ise 3-4 hayvan olacak şekilde barmdınlmaktadır. Kesime gidecek genç erkekler erginlik yaşmdan önce satıldıkları veya kesildikleri ıçin kastre edilmezler. Bütün hayvanlar besin maddelerince dengelenmiş ve pelet haline getirilmiş yemlerle beslenirler. İçme suları her bir kafese otomatik dağıtılmaktadır. Aynı dönemde barındırma sistemleri ve yetiştirme tekniklerinde de büyük ilerlemeler sağlanmış ve bu konuda üreticilere yatırımda destek olan teknik organizasyonlar kurulmaya başlanmıştır.

    Doğu ve Batı Avrupa ülkelerinin birçoğunda, bu yüzyılın ilk 40 ve 50 yılında geleneksel üretim şekli daha fazla olup, hala ulusal tüketimlerinin önemli bır kısmı bu şekildekı üretimle karşilanmaktadır. Bu üretim şekli Macaristan'da toplam üretimin %90'ını, Fransa'da %40'ını oluşturmaktadır. Bu üretim birimleri 2 ile 12 dişi tavşandan ibaret olan küçük birimlerdir.