Tasavvufta benliğini Allah'ın varlığında yok etmesine ne ad verilir

'Sorun Cevaplayalım' forumunda Demet tarafından 2 Aralık 2014 tarihinde açılan konu

  1. Demet

    Demet Editör


    Tasavvufta, kişinin çeşitli aşamalardan geçip duygularından ve iradesinden sıyrılarak benliğini Allah'ın varlığında yok etmesine ne ad verilir?

    A-Çile
    B-Fena
    C-Derya
    D-Göç


    Sorunun cevabı : Fena


    Fena, tasavvufta kişinin duygularından ve iradesinden sıyrılarak benliğini Tanrının varlığında yok etmesi. Çeşitli aşamalardan oluşur. Kişinin aşama aşama benliğinden sıyrılması değişik terimlerle ifade edilir ve fena makamları olarak adlandırılır.



    Ontolojik Bir Temellendirme: Fenâfillah Olarak Arınma: Tasavvufa göre insanı ilahlaşmaktan koruyan zırh da fenafillahtır. Yani Allah'ı devre dışı bırakıp onun yerine insanı tanrılaştırma eğilimine karşı, insanın varlığını Allah'ın varlığında eritmek. Yani fani, geçici, zayıf, aciz, eksik ve kusurlarla dolu insanın ebedî, sonsuz, her anlamda tam ve mükemmel olan Allah'la aynileşmesi, onunla bütünleşmesi, beşerî iradesini küllî irade olan Allah'ın iradesine bağlaması, Allah'ın istekleri çerçevesinde bir hayat kurgusu, aslında geçici olan insanı sonsuzluğa kavuşturuyor. Bu da çok sağlam bir koruyucu kalkan ve son derece emin bir sığınaktır. Dolayısıyla fenafillah, insanın varoluş meselesini en doğru bir yere oturtur. Ahmet Yesevî'nin ilahî aşkı terennüm eden hikmetlerini bu çerçevede algılamak ve yorumlamak lazım.
    Fenafillah, Müslümanın kendi varlığını Allah'ın varlığında eriterek benlik davasından vazgeçip tamamen Allah'a râm olması, iradesini ilahî irade içinde yok ederek tam teslim olmasıdır. Dolayısıyla tasavvufta fenafillah, yüksek bir mertebedir ve kişinin günahlardan arınmasında bu mertebe önemli bir aşamadır. Günah ve kötülükler, kişinin nefsinin benlik davası gütmesinden kaynaklanır. Nefsin benlik davasından vazgeçmesi demek, günahlarından arınması demektir. Nitekim Ahmet Yesevî bir hikmetinde şöyle der:
    "Adım sanım hiç kalmadı, lâ lâ oldum Allah yâdını diye diye illâ oldum; Halis olup, muhlis olup fenâ oldum; Fenâ fi'llah makamına yükseldim işte" Bir kişinin adının sanının kalmaması, benlikten, gururdan, şöhretten, iddia sahibi olmaktan, dik başlılık yapmaktan, tiranlıktan uzaklaşması demektir. Halis muhlis halde fena olmak, dünyaya ait bütün isteklerden, menfaatlerden vazgeçmesi, kendini tamamen Allah'a adaması demektir. Böyle bir kişi de arınmış, ruh ve kalp mutluluğuna ermiş demektir.