tarım kuruluşlarımızın ülke ekonomisine katkısı nedir kısaca

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Elfida tarafından 7 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Türkiye'de tarım sektörü, beslenme ve iş gücüne tesiri, ulusal gelire katkısı ve endüstri sektörüne sağladığı hammdde ile ekonomik, sosyal bir sektör olma özelliğini savunuyor.

    Tarımın Türkiye Ekonomisindeki Yeri Madde Madde

    Nüfusun 1/3'ü zirai faliyetlerle geçimini sağlamaktadır.
    Çalışan her 4 kişiden biri tarımda çalışmaktadır.
    Tarım imalatı senelik 62 miyar doları aşmış vaziyettedir.
    Türkiye'deki endüstri tesislerinin büyük bölümü zirai maddeleri hammadde olarak kullanmaktadır. Bu vaziyet, endüstrinin gelişmesinde büyük ehemmiyet taşımaktadır.
    Zirai ihracatımız 15 milyar dolar ile toplam ihracatımızda %13,2 gibi ehemmiyetli bir hisseye sahiptir. İhracatımızda fındık, turunçgil, pamuk, tütün, yağ nebatları, zeytin ve çay gibi tarım ürünleri önemli yer tutmaktadır.


    Ülkemizde'de Tarımın Geleceği Hakkında Bilgi

    Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı 2023 seneninde zirai imalatın 150 milyar dolar, ihracatın ise 30 milyar dolar olacağını öngörmektedir.

    Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarımsal imalatın son 5 senede ehemmiyetli miktarlarda arttığını, 2002 seneninde 23,7 milyar dolar olan tarımsal imalatın 2014 senesi bakımından 62 milyar dolara ulaştığını izah etmiştir. Bakanlık, bu gelişim sürecini yönetebilmek hesabına tasarılamalarını kontrol ve kayıt sistemleri üzerine yoğunlaştırmaktadır. Bu sistemlerin yaygın kullanım alanları ise teknolojiye entegrasyonu kolay imalat dallarıdır. Başka bir deyişle ananesel yöntemlerle tarımsal üretim yerine, yüksek kapasiteli tarımsal üretim modelleri üzerinde durulmaktadır.

    Bu şartlarda örtü altı tarım ve süt sığırcılığının mevzubahis uygulamalarda uyarlama yeteneği önümüzdeki süreçte büyük ehemmiyet kazanacaktır. Her iki tarım faaliyetinin gerek yurtiçi üretimde gerekse ihracattaki hissemizi arttırmada önemli bir güç olabilecegi görülüyor.

    Tüm bu uygulama ve gelişim sürecinde önemli kriter işletme büyüklüğü olacaktır. Zira söz konusu yatırımlar yüksek fiyatı de beraberinde getirecektır. Anapara yapısı müsait olmayan küçük kapasiteli işletmeler uzun vadede kaçınılmaz olan şartları yerine getiremediklerı için ister istemez sistem dışı kalacaklardır. Netice olarak Türkiye'de tarım, eğitimli, şuurlu, ölçek ekonomisine önem veren yatırımcılara ihtiyaç duyacaktır.