Suzan (Suzi) ve Kırklardağı türküsünün hikayesi

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Sibel tarafından 9 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]

    Diyarbakır'ın güneybatısında, Dicle Nehri kenarında, Kırklardağı vardır. Bu Kırklardağı'nın arkasında Kırklar Ziyareti vardır. Çocuğu olmayanlar, buraya gelip dilek dilerler.

    Bir Süryani zengin ailenin de hiç çocukları olmuyormuş. Kadın, Kırklar Ziyareti'ne gelip dilek dilemiş, adak adamış. Bir kızı doğmuş. Adını Suzi (Suzan) koymuşlar. Her yıl doğum gününde, annesi onu süsler, giydirir ve Kırklar'a sürerek, bir kurban kestirirmiş. Suzan böylesine bin nazlarla büyüyüp, güzel bir genç kız olmuş. Müslüman komşularının oğlu Adil'le, birbirlerine aşık olmuşlar. Yine bir doğum yıl dönümünde, annesi Suzi'yi, hizmetçilerle beraber kurbanını kesmek üzere, Kırklar Ziyareti'ne göndermiş. Arkalarından habersizce Adil de gelmiş. Hizmetçilerin kurban kesme telaşından yararlanan Suzi, Adil'le beraber, dağın arkasına dolanmışlar ve orada sevişmişler. Kırklar Ziyareti, bu beraberliği bağışlamamış ve ziyaret Suzi'yi çarpmış. Kız On Gözlü Köprü'nün orada, Dicle'de boğularak ölmüş. Suzi'nin ölümünden sonra, Adil de aklını yitirmiş.


    Kırklardağı'nın yüzü
    Karanlık sardı düzü
    Ben öleydim Suzi-Suzi
    Ziyaret çarptı bizi

    Köprü altı kapkara
    Anne gel beni ara
    Saçlarım kumlara batmış
    Tarak getir de tara

    Köprünün orta gözü
    Sular apardı düzü
    Ben öleydim Suzi-Suzi
    Dicle ayırdı bizi