Sunuş

'Güncel Bilgiler' forumunda YAREN tarafından 17 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. A.Diksiyon
    Konuşmanın seyrine göre ses tonunda iniş ve çıkışlar yapılarak dinleyicilerin dikkati canlı tutulmalıdır.
    B.Konuşmaya giriş
    Dinleyicilerin dikkatinin en yoğun olduğu an sunuşun başlangıcıdır. Bu anı iyi değerlendiremezseniz dinleyiciler yavaş yavaş sizden kopacaktır. Giriş çok güçlü olmalı ve dinleyicileri size bağlamalıdır. Her sunucu bu konuda kendisine belirli taktikler geliştirmeyi öğrenmelidir. Sunuşun başlangıcında dinleyicilere ve davet edenlere teşekkür ve minnet dolu cümleler, "aranızda bulunmaktan ne kadar bahtiyar olduğumu bilemezsiniz, "beni davet ettiğiniz için size şükran borçuyum", "bu güzel şehrinizde bulunmaktan çok mutluyum " gibi ifadeler dinleyiciyi sizden kopartır, daha da önemlisi inandırıcı olmaktan uzaktır. Giriş cümleleri, hiç vakit kaybetmeksizin ne anlatacağınıza dair bilgiler içermelidir. Bu anahtar mesajın iletimi sırasında, dinleyicilerin ortak bir sorunu, ortak bir ilgi alanı veya yaşamış olduklarını düşündüğünüz ortak bir anıya kısa bir dokundurma yaparak girerseniz, hepsi bütün dikkatiyle size yapışıp kalacaklardır.
    Bazı kişiler sunuşun giriş kısmında dinleyenleri yumuşak bir havaya sokmak için espri yapılmasının doğru olacağını düşünürlerse de yapılabilecek en büyük hatalardan birisidir. Espri ile giriş en deneyimli sunucular için bile risk taşıyabilir. Yapılan espri beğenilmediği takdirde dileyenlerin gözünde sunucu ilk olumsuz puanını alacaktır. İş bununla da kalmaz. Sunucunun moralinin bozulması tüm sunuşu etkileyecektir. Espri merakınızı sonraya bırakın. Kendinize bu konuda güveniyorsanız sunuşun ilerleyen bölümlerinde ve çok uygun bir anda, o da gerekiyorsa espri katabilirsiniz.
    ÖNCE NE ANLATACAĞINIZI ANLATIN, SONRA ANLATACAKLARINIZI ANLATIN, SONUNDA ANLATTIKLARINIZI ANLATIN
    Konuşmaya girerken :
    Espiri ile giriş yapmak hatadır
    Teşekkür veya benzeri sözlerle giriş yapılmaz
    Giriş güçlü olmalıdır
    Doğrudan konuya geçilmelidir
    C. Konuşma hızı ve sunuş süresinin kullanımı
    Sunuş mutlaka önerilen zaman içinde bitmelidir. Ne önce ne sonra olmalıdır. Zamanın uzaması bir sonraki konuşmacı için dinleyenlerin ilgisini dağıtır. Yapılan araştırmalara göre konuşma süresinin 20 dakikayı aştığı toplantılarda dinleyiciler aynı kişiyi dinlemekten sıkılmaktadır.
    Konuşma hızının ayarlanması sadece tanınan süre içinde konuşmanın tamamlanması anlamına gelmez. Esas olan dinleyiciye iletilen mesajların algılanma hızının da ayarlanmasıdır. Çok hızlı ya da çok yavaş konuşmak anlaşılmaz veya sıkıcı olur. Yapılacak konuşmanın hızı ne anlamayı zorlaştıracak kadar hızlı ne de dikkat dağıtacak kadar yavaş olmalıdır. Konuşma uzmanları olağan konuşma hızının dakikada 125-175 sözcük olması gerektiğini belirtmektedirler. İngilizce'de dakikada 125, Fransızca'da dakikada 135 kelime konuşulabilmektedir. Beyinde düşüncenin oluşum hızı daha fazla olup dakikada 500 kelimeyi bulur. Beyin ve dil arasındaki bu uyumsuzluk bazen sorun yaratır. Özellikle zeka düzeyi fazla olan kişiler bir yandan konuşurken diğer yandan beyinlerinde oluşan fikirler bir kaç konu öne geçer. Eğer sunucu kafasında oluşan düşüncelerin tamamını nakletme telaşına düşerse dinleyicinin kafası karışacaktır.


    KONUŞMA HIZI İÇİN BİLMENİZ GEREKENLER
    ? Hızlı okuma öğrenilebilir.
    ? Hızlı dinleme öğrenilemez.
    ? Beyin-ağız interferansı yaratmayın.
    ? Konu içideki ara başlıklarda kısa duraklamalar verin.
    ? Anlattıklarınızın mental yönden hazmedilmesi için gereken süreyi tanıyın.
    D. Ayakta sunuş
    Omuzlar geride
    Ayaklar arası açıklık 20 cm
    Ağırlık eşit dağılımlı
    E. Oturarak sunuş
    Tercihan bacak bacak üstüne atmayın
    Geriye abartılı yaslanmayın. Bu görünüş size kendine güvenen kişi imajı değil, ukala imajı verecektir.
    Dik ve çok hafif öne doğru oturun
    V. KONUŞMACININ LİDERLİK YETENEĞİ
    Dolaylı ve dolaysız olmak üzere iki tür liderlik yaklaşımı vardır. Sunuşlarda her ikisi de geçerlidir. Dolaysız liderlik yaklaşımında konuşmacı sunuşun içeriğini kontrol eder ve önceden belirlenmiş planlamaya bağlı kalır. Konuşmacı dinleyiciyi, konuyu ve sunuştan çıkan sonucu mutlak olarak kontrol altında tutar. Sunuşta nelerin yer alacağını, sunuşun yönünü ve vurgusunu da belirler. Doğrudan liderler zorlayıcı özetler yapar. Dolaylı liderlik dinleyicilerin daha fazla kontrol sahibi olmasına izin verir. Önceden belirlenmiş bir yapının bulunmasına rağmen konuşmacı tartışmayı özendirecek şekilde bilgi verme ve dinleyiciler tarafından yapılan katkıları biraraya getirme biçiminde sınırlı bir kontrol uygular. Dolaylı yaklaşım iletişime katılanların ihtiyaçlarına ve grup çalışmasına büyük değer verir. Dinleyenler konuşmacının belirli rolleri yerine getirmesini beklerler. Bu roller:
    Uzman
    Uygulayıcı
    Yapıcı
    Otorite
    Öğrenci
    Planlamacı
    Lider
    Üretici
    Yönetici
    İnceleyici
    Yardımcı

    İcracı
    Yenilikçi
    Kolaylaştırıcı
    Esinlendirici
    Yaratıcı
    Danışman
    Katalizör
    Problem çözücü

    Araştırmacı
    Karar alıcı

    İnsan
    İzleyici

    Eylem adamı
    Düşünür


    Olası rol sayının çok fazla olmasına karşın konuşmacının üç temel sorumluluğu vardır. Bunlar kolaylaştırma, özendirme ve sunuşu kontrol etmedir.
    Sunuşun kolaylaştırılması; sunuşun içeriğinin hazırlanmasıyla birlikte bir gündem çıkarma, amacı tanımlama, konuyu sunma ve tartışmanın akışını yönlendirme ile başarılır. Konuşmacı bütün dinleyicilere aktif katılma olanağı sağlamayı garanti altına almalıdır.
    Konuşmacı, üyeleri katılmaya çağırmalı, konuşkan dinleyicilerin tartışmaya egemen olmasını engellemeli, açık ve yerinde sorular yöneltmelidir. Konuşmacı tartışmayı hedefe yönelik tutmalıdır ve katılımı teşvik eden bir atmosfer yaratarak dinleyicileri özendirmelidir. Bunun için fiziksel oturma düzenin katılıma uygun olması gerekir. Ayrıca konuşmacının etkili iletişim yeteneklerine sahip olması ve açık bir tutum sergilemesi de etkin rol oynar. Konuşmacı içeriği geliştirme, ortamın ihtiyaçlarını saptama, sözlü olmayan iletişimi, soruları ve cevapları kullanma, özgüven sergileme konusunda ustaca davranmalıdır. Sunuşun yaklaşımına bakmaksızın konuşmacının kontrolü elinde tutması gerekir.
    Güven oluşturma
    Güven; birisinin ya da birşeyin karakterine, yeteneğine, gücüne veya gerçekliğine kesin biçimde inanmak olarak tanımlanabilir. Konuşmacılar; kendini açığa vurma, açıklık, yargılayıcı olmayan tutumlar, uygun cevaplar, aktif dinleme, dolaylı sorular sorma ve sözleri destekleyen veriler, eylemler yoluyla güvenin gelişmesine yardımcı olabilirler.
    Konuşmacı yardımcı rolünü benimsediği zaman güven duygusu, dinleyicilere en iyi şekilde verilebilir. Dinleyici, konuşmacının yansıtma tekniklerinin, dolaylı sorularının ya da kendi cesaret ve desteğini nasıl kullandığının bilincinde olmayabilir. Ancak konuşmacının davranışı yardımcı bir davranış değilse, dinleyici gerçeğin farkına varacaktır.
    Aynı anda hem konuşmacı hem lider hem de yardımcı olarak işlev görmek birçok yarar sağlar. Bu üç rolü benimsemekle konuşmacı dinleyiciler ve organizasyon için bir model işlevi görür.