Sultan Abdülhamit Han Hazretleri

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Misafir tarafından 20 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. Sultan Abdülhamit Han kimdir
    Sultan Abdülhamit Han Hazretleri hakkında bilgi
     



  2. Cevap: Sultan Abdülhamit Han Hazretleri

    Sultan II. Abdülhamit Han, Osmanlı padişahlarının otuz dördüncüsü, İslam halifelerinin doksan dokuzuncusudur. 21 Eylül 1842’de doğan II. Abdülhamit, Sultan Abdülmecit’in ikinci oğludur. Annesi Tir-i Müjgan Kadın Efendi’dir. On yaşındayken annesini kaybeden şehzade, babasının emriyle Perestu Kadın Efendi’nin himayesine verildi. Özel hocalar tayin edilerek iyi bir eğitime tabii tutuldu. Arapça, Farsça ve Fransızca’yı devrin en ileri gelen paşalarından, tefsir, fıkıh ve hadis ilimlerini meşhur alimlerden, diğer fen ve din ilimlerini de sahasında üstad olan hocalardan öğrendi. Amcası olan Sultan Abdülaziz zeka ve hafızasının yüksek oluşu ve politika kabiliyeti ile dikkat çeken şehzadeyi Mısır ve Avrupa seyahatlerinde beraberinde götürdü. Şehzade Abdülhamit, yabancı basını devamlı takip ederek dış devletlerin niyet ve emellerini ve gayelerine ulaşabilmek için uyguladıkları metotları çok iyi etüt etti

    İkinci Abdülhamit han M.1876 da tahta geçti. Otuz üç yıl padişahlık yaptıktan sonra M.1909 senesinde hal’ edilerek tahttan indirildi. Bundan sonra Sultan Abdülhamit Han Çırağan Sarayı’nda oturmak istediğini söylemişse de İttihatçılar (27 Nisan 1909) gece yarısı onu İstanbul’dan çıkararak, kontrol altında tutabilecekleri Selanik’teki Alatini Köşkü’ne hapsettiler. Burada çok sıkı bir nezaret içinde acıklı yıllar geçirdi. Gazete okumasına dahi izin verilmedi.

    Sultan Abdülhamit Han, Selanik’te üç yıldan fazla kaldı, I. Balkan Harbi’nde Selanik’in kaybedilmesi üzerine 1 kasım 1912 günü Alman sefaret gemisi Loreley ile İstanbul’a getirilerek Beylerbeyi Sarayı’na yerleştirildi.Bu arada İttihatçılar bir oldu bittiye getirerek devleti I Cihan Harbi’ne soktular. Böylece devleti parçalamaya muvaffak oldular.
    Bu harp yıllarında düşmanlar Çanakkale’yi zorlayınca Sultan Abdülhamit Han’ı Konya’ya hükümeti de Eskişehir’e nakletmek istediler. Buna fevkalade aksül’amel (tepki) gösteren Ulu Hakan “Ben Fatih torunuyum. Hiçbir vakit Bizans İmparatoru Konstantin’den aşağı kalmam. Dedem İstanbul’u alırken Konstantin askerinin başına savaşa savaşa ölmüştür. Biraderim nereye giderse gitsin. O ve hükümet İstanbul’dan ayrılırsa bir daha dönemezler. Bana gelince, ben Beylerbeyi Sarayı’ndan ayağımı dışarıya atmam.” diyerek devletin daha o gün yıkılmasını önlemiş oldu.
    Sultan Abdülhamit Han, Beylerbeyi Sarayı’nda beş buçuk yıl yaşadı, Harb-i Umumi’nin sonuna yaklaşıldığı 1918 yılının Şubat ayı başında hastalandı. 10 şubat 1918 günü akşamı vefat etti. Çemberlitaş’daki Sultan Mahmut türbesine defnedildi.