Stres Hakkında Bilgi

'Sağlık bilgisi' forumunda Aysell tarafından 22 Kasım 2011 tarihinde açılan konu


  1. Stres Hakkında genel Bilgiler
    Stres Hakkında tüm Bilgiler
    stresle başa çıkma yöntemleri


    “Stres” sözcüğü günlük hayatımızda, hekimlik uygulamasında ve bilimsel alanda, yayınlarda çok yaygın olarak ve değişik anlamlarda kullanılır. Tarihsel olarak Latince “Estricitia” fiilinden türemiş olup “basınç, yüklenme, gerilim, zorlama” anlamına gelen bu terim günümüzde tıpta kullanılan anlamıyla, genel adaptasyon sendromu çerçevesinde Selye tarafından bilimsel model olarak geliştirilmiştir.
    İşte, henüz Selye tarafından psikiyatri ve genel tıp için geçerli bir model olarak ortaya atılışından bu yana yaklaşık 40 yıl geçmesine rağmen, günlük hayatımıza yerleşmiştir. Hatta bazı Batılı kaynaklar XIX. yüzyılın ilk çeyreği Orta Avrupa’sı gibi yeni bir sıkıntı, stres çağının yaşanmakta olduğunu belirtir. Aslında bu terimle sembolize olan ya da anlatılmak istenen temel yaklaşım, ileri uzmanlaşma sürecinde olan günümüz tıbbının insan varlığını ve hastalıkları biyolojik, ruhsal, sosyal bütünlüğü içinde ele alması gerektiği düşüncesidir.
    Tıpta “stres” sözcüğü, insanda zorlanmaya neden olan, uyum ve dengeyi bozan, fiziksel, çevresel, ruhsal, toplumsal ve psiko – sosyal etkenleri, organizmada bu etkenlere karşı gelişen olumsuz değişiklikler ve tepkileri anlatmak için kullanılır. Bu zorlayıcı etkenler hava kirliliği, radyasyon, kalabalık gibi fiziksel, kimyasal, çevresel; iş, ev ortamı ve sosyal iletişim odaklarına ilişkin psiko – sosyal sıkıntı; korku, hayal kırıklığı gibi psişik ve düşünce düzeyinde olabilir. Yaşam dönemleri ve krizleri başlı başına stres odaklarıdır.
    Hızlı nüfus artışı, dünya ve toplumdaki hızlı değişmeler, bu değişikliklere uyum güçlüğü, gelecek endişesiyle, yapılarında ve insanlar arası ilişki ve etkileşimde değer yargısı çatışmaları, kayıp olayları, izolasyon, kronik hastalıklar günümüz insanını etkileyen özel psiko – sosyal etkenlerden bazılarıdır.
    Günümüz insanı artık belki ilkel biyolojik düzeyde tehdit edilmiyor; ancak işte, yolda, evde, iç dünyasında, düşüncelerinde, iç çatışmalarında zorlanıyor. Fakat biyolojik savunma mekanizmaları ilk insanınkinden pek fazla farklı değil. Bu nedenle zorlamaya karşı davranış, düşünceye ait savunma düzenekleri ve sosyal koruyucu yöntemler geliştirmek zorundadır. İşte, çok değişik zorlayıcı hayat vakaları kişiye, topluma, yaşa, kültüre, benlik gücümüze ve benzer birçok etkene bağlı olarak psiko – sosyal sağlığımızı ve uyumumuzu etkiler.
    Biyolojik çevrenin metabolizma üzerinde etkileri
    Devamlı dışarıda görev yapan insanlar; atmosferdeki metorolojik elementlerden canlı organizması üzerine etkisi bulunan ısı, nem, hava basıncı, güneş ışıması süresi, hava basıncının alçalma şiddeti, alçalma türü, hava bulanıklığı, bulutlanma derecesi, rüzgar yönü ve hızı, hava içindeki maddeler ve bunların yoğunluğu ve gücünden çok fazla miktarda tesir altında kalırlar.
    Biyolojik çevreden etkilenme sonucu ortaya bedensel birtakım hastalıklar çıkar. Bunlardan söz etmek konumuzun dışında sayılır. Biz daha çok ruhsal rahatsızlıklardan ve problemlerden söz etmek istiyoruz.
    Biyolojik çevrenin kirlenmesi sonucu insanlar da bu işten nasibini alır. Çevre içinde beslenmeye yönelik maddelerin bozulması ya da yok olması insan sağlığı için bir sakınca oluşturur. Tabiatın yeşil alanlar, kırsal ve sulak yöreler, deniz kıyıları gibi gezinti ve görüntüsü insana hoşluk verip ferahlatıcı, dinlendirici olan bölgelerin de yok olup daralması, fiziki sağlığın yanı sıra ruh sağlığı açısından da zararlı bulunur.

    Stresle Başa Çıkma yöntemleri


    i stres hem fizyolojik, hem psikolojik olarak bireyi etkiler. Stres içinde olan insanda bedensel değişmeler ve psikolojik yorumlar birlikte ort Aya çıkar. insan dış kaynaklı stresi engelleyemez. Ama kendi iç dünyasındaki değişmeleri denetleyebilir. Bu denetimi kurabilmesi, stresten etkilenme derecesini en aza indirmesi, stresi iyi stres düzeyinde tutabilmesi demektir. Bunun temelinde bireyin hayata bakış tarzı vardır. Karamsar bir bakış, duygusal bir yorumlama, sorunlardan kaçış stresin olumsuz etkilerini artırır. Olaylara gerçekçi bir bakış, mantıksal bir değerlendirme, Problemi çözecek bir davranışa yönelme olumlu etkilerini gösterir.

    Olumlu değişmeleri gerçekleştirebilmek için bireyin kendini iyi tanıması gerekir. Birey için stres yaratan durumlar nelerdir? Gerilim ve kaygı düzeyinin derecesi nedir?Yakın zamanda yaşanan olayları ve bunlara bireyin verdiği anlamlar nelerdir? Sorularını cevaplandırması gerekir.

    Bu cevaplar doğrultusunda stresle baş etme yöntemlerini kullanarak, stres, belirtilerine karşıt tepki geliştirilmelidir. Stresle başetme yöntemlerinin bütün amacı, stresin zararlı sonuçlarını tersine çevirmek, gevşemeyi başarabilmektir.

    Alıntı