Standford

'Kısa Bilgiler' forumunda By_TuaL tarafından 14 Mart 2008 tarihinde açılan konu


  1. Kaba saba, soluk, yipranmis giysiler içindeki yasli çift, Boston
    treninden inip utangaç bir tavirla rektörün bürosundan içeri
    girer girmez, sekreter masasindan firlayarak önlerini kesti... Öyle
    ya, bunlar gibi tasralilarin Harvard gibi bir üniversitede ne
    isleri olabilirdi?
    Adam, yavasça rektörü görmek istediklerini söyledi. Iste bu
    imkansizdi.. Rektörün o gün onlara ayiracak saniyesi yoktu..
    Yasli kadin, çekingen bir tavirla "Bekleriz" diye mirildandi...
    Nasil olsa bir süre sonra sıkılıp gideceklerdi.. Sekreter sesini
    çikarmadan masasina döndü.. Saatler geçti, yasli çift pes
    etmedi.. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalkti. "Sadece bir
    kaç dakika görüsseniz, yoksa gidecekleri yok" diyerek rektörü
    ikna etmeye çalisti. Anlasilan çare yoktu..
    Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapiyi açti. Sekreterin
    anlattigi tablo içini bulandirmisti. Zaten tasralilardan,
    kaba saba köylülerden nefret ederdi. Onun gibi bir adamin ofisine
    gelmeye cesaret etmek, olacak sey miydi bu? Surati asilmis,
    sinirleri gerilmisti. Yasli kadin hemen söze basladi. Harvard'da
    okuyan ogullarini bir yil önce bir kazada kaybetmislerdi.
    Ogullari, burada öyle mutlu olmustu ki, onun anisina okul
    sinirlari içinde bir yere, bir anit dikmek istiyorlardi. Rektör,
    bu dokunakli öyküden duygulanmak yerine öfkelendi. "Madam" dedi,
    sert bir sesle, "Biz Harvard'da okuyan ve sonra ölen herkes için bir
    anit dikecek olsak, burasi mezarliga döner..."
    "Hayir, hayir" diyerek haykirdi yasli kadin.. "Anit degil...
    Belki, Harvard'a bir bina yaptirabiliriz". Rektör, yipranmis
    giysilere nefret dolu bir nazar firlatarak, "Bina mi?" diyerek
    tekrarladi, "Siz bir binanin kaça mal oldugunu biliyor musunuz?
    Sadece son yaptigimiz bölüm yedi buçuk milyon dolardan
    fazlasina çikti..." Tartismayi noktaladigini
    düsünüyordu. Artik bu ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi..
    Yasli kadin, sessizce kocasina döndü: "Üniversite insaatina
    baslamak için gereken para bu muymus? Peki, biz niçin kendi
    üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?"
    Rektörün yüzü karmakarisikti.. Yasli adam basiyla
    onayladi. Bay ve bayan Leland Stanford disari çiktilar. Dogu
    California'ya, Palo Alto'ya geldiler. Ve Harvard'in artik
    umursamadigi ogullari için onun adini ebediyen yasatacak
    üniversiteyi kurdular.
    Amerika'nin en önemli üniversitelerinden birini STANFORD'u.
     



  2. Çok ilginç bir hikayesi varmış gerçekten... Teşekkürler By Tual..
     



  3. paylaşım için teşekkürler by_tual :f9:

    çok ilginçti gerçekten ilk kez okudum bende
     



  4. çok güzel bir hikaye:f118: bende ilk kez okudum.paylaşım için tşk ler BY_TUAL
     



  5. Ben daha önce okumuştum. Gerçekten ilginç bir hikayesi var STANFORD' un. Paylaşım için tşk.Tual
     



  6. Boşuna dememişler parayla imanın kimde olduğu bilinmez diye..

    güzel bir hikaye tual....:f40:

    Tesekkürler...:f118:
     



  7. Aynen! Eger onların yerinde olsaydım aynısını hiç düşünmeden yapardım...
     



  8. daha önce okuduğum bir hikayeydi gerçektende para ile imanın kimde olduğu belli olmaz ve insanları dış görünüşü ile değerlendirenlerede ders verici bir hikaye.Paylaşımın için teşekkürler by-tual