Smear Testi

'Sağlık bilgisi' forumunda Alara tarafından 6 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Smear Testi

    Gelişmiş ülkelerde serviks (rahim ağzı) kanserinden ölüm oranı son 40 yılda önemli ölçüde azalmıştır. Bunun başlıca nedeni serviks kanserinin toplumda taranması amacıyla Pap smear testinin yaygın olarak kullanılmasıdır.

    Ülkemizde de son yıllarda rahim ağzı kanseri sıklığında bir azalış gözlense bile, bu henüz istenilen düzeylere ulaşmamıştır. Rahim ağzı kanseri genellikle öncü bir lezyon olarak başlamakta, bu lezyonun önceden tanınıp tedavi edilmesi sonucunda kansere doğru ilerleme engellenebilmektedir. Bu amaçla kullanılan Pap smear testi ağrısız, doğruluk oranı yüksek, güvenilir, ucuz ve tüm topluma uygulanabilir bir tarama testidir.
    Normalde rahim ağzının vaginaya bakan kısmını döşeyen zar tabakası (epitel) ile rahim ağzı kanalını döşeyen hücreler birbirinden farklıdır. Bu iki tabakanın birleşme yerinde yaşam boyunca, özellikle puberte ve gebelik gibi dönemlerde bazı hücresel değişiklikler oluşur. Bu tabaka aynı zamanda Human Papilloma Virus (HPV) gibi bazı kanser oluşumunda rol oynayan faktörlerin etkisi altındadır. Smear alınırken özellikle bu alandan örnek alınmaya çalışılmalıdır.
    Çalışmalar HPV infeksiyonu ile serviks (Rahim ağzı) kanseri arasında ilişki olduğunu kesinlikle ortaya koymuştur. Bu virüsün 70’den fazla tipi vardır ve bunlardan 30’a yakınının kanserle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Tip 6 ve 11 rahim ağzında daha hafif lezyonlara neden olur ve bunlar sıklıkla kendiliğinden geriler. Bu tipler daha çok kondilom denilen ve genital siğil olarak bilinen problemlere yol açarlar. Tip 16 ve 18 ise daha çok kanserle ilişkili olan tiplerdir. Tip 31, 33 ve 35 ise bu iki grup arasında yer alır.

    Smear Kimlerden Alınmalı?

    Cinsel olarak aktif olan, 18 yaşın üzerindeki her kadın yılda bir defa jinekolojik muayene olmalı ve smear testi yaptırmalıdır. Smear alınmasının amacı, hiçbir şikayeti olmasa bile, bir kadında daha sonra rahim ağzı kanserine dönüşebilecek bir problemi saptamak ve tedavi ederek kansere dönüşümünü engellemektir.
    Rahim ağzı kanseri cinsel temasla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilebilir.

    Rahim ağzı kanseri için riskli grup;

    erken yaşta cinsel temasa başlayanlar (17 yaşından önce),
    kendisi veya eşinin birden fazla partneri olanlar,
    cinsel temasla bulaşan hastalık geçirenler ve
    sigara içenlerdir.
    Risk grubunda yer almayan kadınlarda, üç veya daha fazla negatif smear sonucundan sonra daha seyrek smear alınabilir. Ancak yüksek riskli kadınlarda yılda bir defa smear alınmalıdır.
    Smear adet esnasında veya kanamalı iken alınmamalıdır. Smear genellikle bir fırça ile alınır. Rahim ağzı iyice görüntülendikten sonra smear fırçası döndürülerek örnek alınır ve bir cam üzerine sürülerek yayılır. Daha sonra alkol içinde bekletilerek hücreler tesbit edilir ve patoloji laboratuarında boyanarak incelenir.
    Sonuç genellikle “class I-II-III-IV” veya normal, “hafif-orta-ağır displazi” veya “CIN I-II-III” olarak rapor edilir. İltihabi değişiklikler de smearde saptanabilir. Smearin değerlendirmeye elverişli olup olmadığı da, gerek alım tekniği, gerekse camın üzerine yayılması ve yeterli hücre olup olmadığı ile ilişkilidir. Smearin değerlendirmeye uygun olmadığı durumlarda tekrar smear alınmalıdır.

    Smear Sonuçlarının Değerlendirilmesi

    Normal sınırlarda: Herhangi bir anormallik saptanmamıştır, belirli aralarla rutin tarama gerekir.

    İyi huylu hücresel değişiklikler: Mantar veya trichomonas gibi akıntıya neden olan iltihabi bir olay vardır. Bu durumun tedavisi ile smear sonucu normale döner.

    Reaktif değişiklikler veya atrofi: Menopoz veya benzeri durumlarda görülen, tehlikesi olmayan smear sonuçlarıdır.

    ASCUS: Önemi anlaşılmayan hücresel değişiklikler vardır. Displazi denilen kanser öncüsü lezyonlara ait bulgu yoktur. 4-6 ay ara ile smear tekrarlanmalı, üst üste iki smear sonucu normla bulunana kadar tekrarlanmalıdır. Tekrar ASCUS sonucu gelmesi durumunda kolposkopi yapılmalıdır. Yüksek rsikli ve önceki smearlerinde anormallik bulunan hastalarda biopsi alınması düşünülmelidir.Menopoz sonrası bir kadında smear sonucunun ASCUS gelmesi durumunda estrogen içeren kremlerle tedavi yapılmalı ve 3 hafta sonra tekrar smear alınmalıdır. Smear sonucu normal gelirse rutin tarama programına alınmalı, tekrar ASCUS gelmesi durumunda kolposkopi yapılmalıdır.

    Displazi-CIN ve SIL: Kanser öncüsü olabilecek hücresel değişiklikleri tanımlar. Hafif, orta veya ağır olabilir. Hafif displazi veya low grade SIL tanısında risk düşüktür, lezyon kendi kendine gerileyebilir. Bu durumda yapılması gereken ya 4-6 ay sonra smear tekrarı veya doğrudan kolposkopi denilen rahim ağzının büyütülerek görüntülenmesini sağlayan tanısal işlemin uygulanmasıdır. İki defa normal smear sonucu alınana kadar 4-6 ay ara ile smear alınmalı, daha sonra rutin tarama programına dönülmelidir. Smear sonucunun tekrar hafif displazi / LGSIL gelmesi durumunda kolposkopi yapılmalıdır.
    High grade SIL veya ağır displazi sonucu geldiğinde yapılması gereken işlem kolposkopik değerlendirme ve gerekirse biopsi alınmasıdır.

    Kolposkopi rahim ağzının bir mikroskop yardımı ile büyülterek görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir. Kolposkopi altında bir problem saptanan bölgelerden biopsi alınarak kesin tanı konulabilir.

    Smear ve kolposkopi altında alınan biopside patoloji saptanan hastalarda çeşitli tedavi yöntemleri vardır. Bunlar lezyonun derecesine göre rahim ağzının yakılması (koterizasyon), dondurulması (kryoterapi) veya LEEP denilen yöntemle ince bir tabakanın çıkartılmasıdır. LEEP işlemi ayaktan yapılabilen bir işlemdir ve hem çıkartılan dokunun incelenmesi ile kesin tanı konulabilir hem de bu işlem çoğunlukla tedavi için yeterli olur. Rahim ile ilgili başka bir problem de varsa ve hasta doğurganlığını tamamlamışsa rahimin tümünün alınması (histerektomi) de düşünülebilecek bir tedavi seçeneğidir.

    Kanser saptanması durumunda daha ayrıntılı tedavi seçenekleri düşünülmelidir.

    Kaynak: Manual of outpatinet gynecology. Fourth Edition, Havens CS; Sullivan ND, 2002