şizofreni ve yasal sorumlulukları

'Sağlık bilgisi' forumunda HazaN tarafından 3 Ocak 2009 tarihinde açılan konu


  1. "Şizofreni tanısı ile tedavi gören bir yakınım var. Babası memur (ya da emekli ya da Bağ*Kur mensubu). Sağlık karnesi var. Ancak hastanede ilaçla, birer kutu yazıyorlar. Çabucak bitiyor. Takdir edersiniz ki ayda birkaç kere şizofrenisi olan bir kişiyi hastaneye götürmek, poliklinikte beklemek, muayene ettirmek hem çok zor oluyor hem de kişinin tüm gününü alıyor. Bir de ilaç ücretinin %20'sini ödüyoruz. Maddi yönden de zorlanıyoruz. Bunlara bir formül bulabilir mi?"
    Aslında bu konuda hekiminiz size yol göstermeliydi. Bir dilekçe ile rahatsızlığı olan kişinin tedavi gördüğü hastanenin baştabipliğine başvurursanız sorun çözülür. ilgili hastanenin sağlık kurulunca "Hastanın şizofreni tanısıyla tedavi gördüğü, devamlı ilaç kullanması gerektiği bu nedenle %20 ilaç katılım payından ve bir kalemde bir adetten fazla ilaç yazılmaması maddesinden muaf tutulmasının uygun olduğuna" dair rapor düzenlenir.

    Artık yakınınızın muayenesinde hekiminiz 2-3 aylık ilacı bir reçeteye yazar. Bu ilaçların %20 katılım payını da ödemezsiniz. Yani eczaneye hiç para vermeniz gerekmez. Bunun için de hekiminizin reçetenin arkasında "............hastanesinin ......tarih ....... sayılı raporu ile muaftır. " diye yazıp imzalaması gerekir. Reçeteyi hastane idaresine onayla*tırken bu ibareyi de onaylattırmayı unutmayın. Ayrıca eczane sizden raporunuzun tasdiki i bir fotokopisini isteyecektir. Yanınızda bulunsun

    Şizofrenisi olan bir çocuğumuz var. Babası memur (ya da emekli) ancak çocuğun yaşı ondokuzu geçti. Rahatsızlığı nedeniyle devamlı ilaç kullanması gerekiyor. Rahatsızlığın şiddetlendiği dönemlerde hastanede yatması gerekiyor. Tedavi masrafları çok ağır. Bir çözüm bulabilir miyiz?"

    Şizofrenisi olan çocuklar yaşları kaç olursa olsun aile yardımından süresiz yararlanabilirler. Kendisine bakmakla yükümlü olan yakını; memur, emekli, sigortalı ya da bağ-kur mensubu olabilir. Sonuç değişmez. Hasta yakını memur, emekli ya da Bağ-Kur'lu ise devlet hastanelerine, sigortalı ise SSK hastanelerine dilekçe ile başvurmalıdır. Tercihen tedavi görülen hastaneye başvurmak uygun olur: "Çocukta şizofreni denilen akıl hastalığının bulunduğu ve süregenlik kazandığı bu durumu ile çalışarak hayatını kazanamayacağım, bir başkasının bakımına muhtaç olduğunu, babasının (ya da annesinin) sosyal haklarından yararlanmasının uygun olduğunu" belirtir resmi bir sağlık kurulu raporu alınır. Bu rapor ile kurumunuza başvurarak çocuğunuza sağlık karnesi çıkartabilirsiniz. Rahatsız olan çocuğunuz süresiz olarak aile yardımından yararlanır.

    "Şizofreni tanısı ile tedavi görmekteyim. Yeşil kartım var. Hastanede yatmam gerektiğin*de ya da muayene için polikliniğe gittiğimde ücret ödemiyorum. Ancak ayaktan muayene edildiğinde yazılan ilaçları kendi paramla almak zorunda kalıyorum.

    "Bu ilaçları ücret ödemeden elde etmenin bir imkanı yok mu?"


    Evet var. Bir dilekçe ile tedavi gördüğünüz hastaneye başvurunuz. Hastaneden "Şizofreni rahatsızlığı nedeniyle çalışarak hayatınızı kazanamadığınız, bu ilaçları devamlı kullanmanız gerektiğine" dair bir sağlık kurulu raporu alırsanız sorun çözülür.

    Bu rapor ile ikamet ettiğiniz ilçenin kaymakamlığına başvurmalısınız. ilçe sosyal dayanışma fonu ilaç masraflarınızı karşılayacaktır

    "Şizofrenisi olan bir yakınım var. Çok mağdur durumda. Kendisine maaş bağlanabilir mi?"

    Evet. 2022 sayılı yasa gereği kendisi hakkında bir resmi sağlık kurulunca malüllük raporu düzenlenirse maaş bağlanabilir. Bunun için durumunu bildirir bir dilekçe ile ikamet ettiği ilçenin kaymakamlığına başvurması gerekir. Kaymakam dilekçeyi mal müdürlüğüne havale eder. Mal müdürlüğünde, bu yasadan yararlanacaklar için özel hazırlanmış rapor formları vardır. Mal Müdürlüğü ilgili hastaneye bir üst yazıya ek olarak iki rapor formunu gönderir. Gönderilen hastanenin sağlık kurulunca "Şizofreni olduğu, çalışma gücünü %70'in üzerinde kaybettiğine" dair rapor düzenlenir. Hastane tarafından bu rapor mal müdürlüğüne gönderilir Gerekli işlemler sürdürülür. Ve 2022 sayılı yasaya göre şizofrenisi olan kişiye maaş bağlanır. Ayrıca da yeşil kart verilir.

    Şizofreni tanısı ile tedavi gören bir öğrenci var. Okuluna devam edemiyor. Öğrencilik haklarını kaybetmemesi için ne yapılabilir?

    Okulundan resmi bir yazı yazılarak tedavi gördüğü kuruma durumu sorulursa ya da ailesi dilekçe ile başvurursa tedavi edildiği hastanede durumu değerlendirilir. Sağlık kurulunca "hastalığı sebebiyle kayıt haklarının dondurulmasının uygun olduğu" şeklinde rapor düzenlenir. Tedavi ile alevlenme dönemi geçince okula devam edebilir.

    "Oğrumuz şizofreni tanısı ile tedavi görüyor. Askerlik çağı geldi. Ne yapmalıyız?"

    Tedavi gördüğü kurumdan veya özel psikiyatrından epikriz (rahatsızlığın belirtileri ve tedavisine ilişkin bilgi içeren rapor) alarak askerlik şubesine başvurmalısınız. Şube sizi asker hastanesine sevkedecektir. Oradaki psikiyatr oğlunuzu muayene eder, epikrizi inceler, gerekirse ileri tetkikleri yaptırır. Sonuçta askeri hastanenin sağlık kurulunca şizofreni tanısı almış bir kişinin askerliğe elverişli olmadığı şeklinde rapor düzenlenir.

    Şizofrenisi olan bir devlet memuru işinden olur mu?

    Bir devlet memuruna şizofreni tanısı konulursa yasal olarak uzun süreli istirahat kullanma hakkı vardır. Belli bir süre tedaviden sonra klinik durumu uygun olursa istirahatı kesilip daha hafif bir görevde çalıştırılmak üzere işe başlatılabilir Ancak klinik gidiş uygun değilse istirahat hakkı sonuna kadar kullandırılabilir.

    Sağlık kurulu raporları ile şizofrenisi olan kişiye azami 6 aylık dilimler halinde 36 aya kadar istirahat verilebilir.

    Bu sürenin sonunda da malülen emeklilik yoluna gidilebilir.

    "Bir tanıdığımız memur işyerinde kendisiyle uğraştıklarını söyleyerek doğru dürüst işe gitmez oldu. "Göreve gitmiyor" diye müstafi saymışlar. Daha kötü oldu, evden dışarı çıkmıyor. Şimdi şizofreni teşhisi konmuş. Memuriyette bunca yıllık emeği var. Ne yapılabilir?"

    Bugün için şizofreni tanısı kesinlik kazanmış ise muhtemelen işi bırakmasına neden olan sorunlar rahatsızlığının ilk belirtileridir. Tedavi ekibi de bu kanıda ise kurumuna bir yazı ile durum bildirilir. Kurumu resmi bir yazı ile duruma açıklık getirilmesini isterse; ilgili hastanenin sağlık kurulunca kişide "Şizofreni denilen akli hastalığının saptandığı, bu hastalığın sebep olduğu düşünce bozuklukları nedeniyle işini bıraktığı bu nedenle müstafi sayılma işleminin iptal edilerek malulen emekli edilmesinin uygun olduğu" kanaatini bildiren bir rapor düzenlenir. Bu raporu dikkate alınarak kurumunca gerekli işlemler yapılır ve kişinin mağduriyeti giderilir.

    Şizofrenisi olanlar evlenebilir mi?

    Medeni Kanun'a göre akıl hastaları evlenemez. Şizofreni de bir akıl hastalığı olarak kabul edildiğinden yasal olarak evlenmeleri yasaklanmıştır. Ancak şizofrenisi olan bazı kişilerin aileleri tarafından evlendirildikleri görülmektedir. Bu evlilikler diğer tarafın itirazı olmadıkça yasal işleme tabi olmazlar.

    Diğer eş nikahtan sonra itiraz ederse ne olur?

    Türk Medeni Kanunu, nikah töreni sonrasında eşlerden birinin akıl hastası olduğu resmen kanıtlanabilirse, öbür eşe evlenmenin geçersiz sayılması için başvuru hakkı tanımıştır. Kişi yeni evlendiği eşinin şizofreni olduğunu öğrenir ve yasal süre içinde yasal yollara başvurursa, ilgili mahkeme söz konusu eşi psikiyatrik muayeneye sevk eder. Hasta olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelenirse nikah geçersiz sayılır. Ancak günlük pratikte bu madde ile ilgili talebe sık rastlanmamaktadır.

    Evli bir insanda şizofreni rahatsızlığı başlarsa eşi ondan boşanabilir mi?

    Şizofreni tanısı konması hemen boşanma gerekçesi oluşturmaz. Türk Medeni Kanun'una göre; 'akıl hastalığı' sebebiyle boşanmanın mümkün olabilmesi için sadece rahatsızlığın mevcudiyeti yeterli değildir. Ek olarak;

    - 3 yıldan beri devam etmelidir.

    - Rahatsızlık dolayısıyla rahatsızlığı olan eş müşterek hayatın devamını diğer taraf için çekilmez hale getirmiş olmalıdır

    - Rahatsızlığın şifası mümkün olmamalıdır.

    "Aylığı/gayrimenkulu olan şizofreni tedavisindeki bir kişi bunu çarçur edip yokluğa düşüyor. Nasıl bir önlem alınabilir?"

    Vesayet (korumanlık) altına alınması uygun olur. Türk Medeni Kanunu'na göre bir kişinin 'akıl hastalığı' sebebiyle işlerini göremez halde olması ya da daima başkalarının yardım ve bakımına muhtaç olması ya da başkalarının emniyetini tehdit eder olması halinde kendisine bir vasi (koruman) atanır.

    Şizofreni bu tanıma uyar. Şizofreni si olan kişinin yakınının mahkemeye başvurması uy*gundur. ilgili mahkemenin talebi üzerine resmi bir sağlık kurulunca gerekli rapor verilir. Mahkemece vasi atanır. Vasi, vesayet hakiminin denetimi altında şizofrenisi olan kişinin işlerini takip eder