Şizofreni Olan Ünlüler

'Hastalıklar' forumunda EyLüL tarafından 21 Kasım 2011 tarihinde açılan konu


  1. Şizofreni Olan Ünlüler Kimler
    Şizofreni Olan Ünlülerin İsimleri
    Şizofreni Olan Ünlüler Hakkında Bilgi

    Şizofreni nedir?
    Şizofreni kelime anlamı akıl yarıklığı olan şizofreni hastalığı genç yaşta başlayan, insanın giderek kişilerarası ilişkilerden ve gerçeklerden uzaklaşarak kendine özgü bir içe-kapanım dünyasında yaşadığı; düşünüş, duyuş ve davranışlarda önemli bozuklukların görüldüğü ağır bir ruhsal bozukluktur. Kişiliğin bütünlüğünü sağlayan beyin bölgelerinin gelişimindeki aksaklıklar düşünce-duygu ve davranışlarındaki bütünlüğü bozmaktadır. Sonuçta dissosiasyon yani bütünün parçalarının çözülmesi dediğimiz durum ortaya çıkmaktadır.

    John Nash, Amerikalı dâhi bir matematikçi...
    Batı Virginia'da küçük bir kasabada, orta sınıf bir ailenin çocuğu
    olarak 13 Haziran 1928'de dünyaya gelir. Geliştirdiği "Oyun Teorisi"
    ile 1950'li yılların en ünlü matematikçisi olarak tanınır. 1958'de
    şizofreni hastalığına yakalanan John Nash, 25 yıl bilim dünyasından
    uzak kalır. 1994'te hastalığını yener dâhi matematikçi ve aktif öğretim
    üyeliğine döner. Aynı yıl, geliştirdiği 'Oyun Teorisi' ile Nobel Ödülü
    kazanır. Hayatı, film olacak kadar zengin anekdotlar içeren John Nash,
    şizofreniyi yenerek hayata yeniden tutunan insanların belki de en
    ünlüsü. Ancak, herkes onun kadar şanslı değil elbette...

    Michael Laudor ise bir hukuk adamı...
    Üstün zekalı bir öğrenciyken 24 yaşında yakalandığı şizofreni
    hastalığını çevresinden gizlemez. Hatta, 1995 yılında The New York
    Times Gazetesi'nde durumu açıklar ve 10 yıl hastalıkla mücadele eder.
    Kendini denetlemesini öğrenir. Deneyimlerini de "Deliliğin Hukuku"
    adını verdiği otobiyografisinde anlatır. Yale Üniversitesi'nin
    gururudur. Olağanüstü bir kişilik olarak kabul ediliyordur. Nash'ınki
    gibi hayat hikayesi senaryo haline getirilir. Neredeyse filmi de
    çekilecektir. Ancak, her şey iyi giderken ilaçlarını ihmal eden
    Laudor'un birden hastalığı nükseder. 1998'de, 7 yıldır tanıştığı
    üstelik hamile olan nişanlısını 11 yerinden bıçaklayarak öldürür.

    Benzer örnekler Türkiye'de de yaşanmıyor değil...Örneğin,
    Mesut Demirdoğan, John Nash gibi şizofreniyi yenenlerden biri. 1986
    yılında, 17 yaşında gencecik bir matbaa işçisi iken yakalanır bu
    hastalığa... Hezeyanlar birbirini izler, halüsinasyonlar görür,
    kulağına bazı sesler gelir. Aşırı şüpheci olur, zaman zaman insanüstü
    güçleri bulunduğunu vehmeder. İlk belirtilerden sonra gittiği doktorun
    verdiği ilaçlarla kısa sürede sağlığına kavuşacağını düşünür. Oysa
    yıllarca sürecek hastalık döneminin içine girdiğinin farkında değildir.

    İşinikaybeder. Eve kapanır ve zaruri ihtiyaçlar haricinde dışarıya çıkmaz.
    Sosyal çevresi sıfırlanır. Bundan dört yıl önce her şey birden
    değişmeye başlar. Adını duyduktan sonra gidip geldiği bir dernek
    vasıtasıyla tekrar hayatın içine girer. Kendine olan güveni artar.
    Şimdi, kendini yeniden hayata bağlayan derneğin başkanı. Türkiye'nin
    alanındaki ilk ve en kapsamlı sivil toplum kuruluşu olan Şizofreni
    Dostları Derneği'ni, 18 yılı şizofreni ile mücadeleyle geçen Mesut
    Demirdoğan yönetiyor.

    Alıntıdır