Sivastopol Marşı Hikayesi

'Genel Türk Tarihi' forumunda ZeuS tarafından 9 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Sivastopol Marşı,
    Sivastopol Marşının Hikayesi,
    Sivastopol Marşı Öyküsü

    Sivastopol Marşı Hikayesi nedir

    Efsunlu olduğuna inanılan Mahmudiye Kalyonu, 2. Abdülhamit döneminde kaynak sıkıntısına düşen hükümet tarafından memur maaşlarını karşılamak için parçalanıp müteahhitlere satılmıştı

    İlahi güçler tarafından korunduğuna inanılan, adeta bir ’Hayalet gemi’misyonu taşıyan Mahmudiye Kalyonu, 1829 yılında Mühendis Mehmet Efendi ve Mehmet Kalfa tarafından İstanbul Tersanesi’nde inşa edilerek denize indirilmişti. Kamyonun uzunluğu 188, genişliği 68, yüksekliği 8.5 metreydi. O zaman bu büyüklükte bir gemi dünyada yoktu. Mahmudiye 128 topu ile dev bir savaş makinesiydi. Mürettebat sayısı ise muazzamdı. 1280 mürettebatıyla, 2 yıl önce 57 gemisi batırılan ve büyük darbe alan Donanma’ya büyük güç katmıştı.

    İngilizler, 1805 yılında meşhur deniz savaşı Trafalgar Savaşı’na katılan Amiral gemisi Victory’yi bugün bile müze olarak kullanırken, ondan 25 yaş daha genç, döneminde dünyanın en büyük savaş gemisi Mahmudiye Kalyonu’nun sonu ise bize yakışır! şekilde olmuştu. İlahi güçlerden yardım aldığı söylentileriyle halkın sevgilisi olan Mahmudiye, 2. Abdülhamit döneminde kaynak sıkıntısına düşen hükümet tarafından memur maaşlarını karşılamak için parçalanıp müteahhitlere satılmıştı.

    Büyük şaşkınlık

    Mahmudiye Kalyonu, özellikle İstanbul’a gelişinde halk tarafından büyük bir hayranlıkla izlenirdi. Dünyanın en büyük gemisine duyulan hayranlık, zamanla insanüstü varlıkların yardım ettiği bir efsaneye dönüştü. Mahmudiye, Patrona Ahmet Paşa kumandasında Kırım Savaşı’na ve Sivastopol’un bombalanmasına da katıldı. Mahmudiye Kalyonu’nun halk arasında gizli güçlere sahip olduğuna inanılması da bu dönemlere rastladı. Halk arasındaki rivayetlere göre, Kırım Harbi ilan edildiğinde Haliç’te demirli olan Mahmudiye, aşka gelerek kendi kendine demirlerini koparıp köprülere doğru yol almıştı. Yine Sivastapol bombalanırken, kendiliğinden bir iskele bir sancağa döner ve her iki taraf toplarıyla kaleyi dövdüğü de anlatılırdı. Kırım savaşına katılan Ali Dayı’nın anlattığına göre, bir gece subaylar ve askerler uyurken, gaipten gelen bir emirle kimsenin haberi olmadan Mahmudiye savaş hattına varmış, sabah uyandıklarında kendilerini savaşın ortasında bulan mürettebat ile Ruslar büyük bir şaşkınlık yaşamışlar, fırsattan istifade eden Türkler Sivastopol’u bu şekilde fethetmişlerdi. Günden güne artan hikayeler bu gemiyi bir efsane haline getirmişti. Halk, mübarek gecelerde ak sakallı, sarıklı birtakım insanların, geminin güvertesinde saf tutup namaz kıldıklarını bile görüyordu. Kırım muharebesine Barbaros Hayrettin Bayrağı’nın bir eşi takılarak katılan Mahmudiye’ye düşman donanmasından atılan güllelerin hiçbirinin isabet etmemesi, bu rivayetlerin artarak devam etmesine neden oldu.


    Mahmudiye efsanesi ve Sivastopol Marşı



    Sivastopol önünde yatan gemiler

    Atar nizam topunu yer gök iniler

    Yardımcıdır bize kırklar, yediler

    Aman kaptan paşa izin ver bize

    Sılada nişanlımız duacı size

    Sivastopol önünde yıkık minare

    Düşman dedikleri gelmez imane

    Erenler geliyor bize imdade

    Aman kaptan paşa izin ver bize

    Sılada nişanlımız duacı size

    Sivastopol önünde musalla taşı

    Sırma kılıç kuşanmış Yaman Binbaşı

    Ölürsek şehit, kalırsak gazi

    Aman kaptan paşa izin ver bize

    Sılada nişanlımız duacı size