Sitesinin Erişime Kapatılmasını İstemeyen Site Sahiplerine Hukuki Tavsiyeler

'Teknik Yardım' forumunda Dark tarafından 28 Temmuz 2009 tarihinde açılan konu


  1. Sitesinin Erişime Kapatılmasını İstemeyen Site Sahiplerine Hukuki Tavsiyeler

    nternet, artık bir çok genç için, eğlencenin ve bilgi paylaşmanın ötesinde ciddi bir gelir kapısı haline geldi. Geniş bant internetin yaygınlaşması, kullanıcıların çoğalması, içeriğin zenginleşmesi, reklamverenin bütçesini internete yönlendirmesi ve internette verilen hizmetlerin çeşitliliğinin artması gibi sebepler, bir çok yeni gelir ve ticaret modelini ortaya çıkardı.

    [​IMG]

    Web 2.0 denilen ve asıl içeriğini kullanıcıların oluşturduğu forum, video, sözlük, hikaye, yorum siteleri ile sosyal ağlar, interaktif oyun siteleri gibi uygulamalar, sadece trafik yaratmakla kalmıyor, ciddi bir reklam potansiyeli de yaratabiliyor. Hobi ve eğlence amaçlı başlayan bir çok internet projesi, istihdam ve katma değer yaratan şirket veya şirket benzeri oluşum haline gelebiliyor. Ancak, gelirler artmışken ve yeni projelere yelken açmışken, bir anda sitenin mahkeme tarafından erişime kapatıldığı gerçeği ile karşı karşıya kalınabiliyor.

    Bir yandan itibar kaybı, diğer yandan gelir kaybı yaratan erişim engelleme kararlarına maruz kalmamak için aslında biraz dikkat, biraz da kendine güvenmek yeterli.. Bir çok yönünü eleştirdiğimiz 5651 sayılı yasa, aslında web 2.0 tarzı siteler için oldukça güzel sorumluluk rejimi benimsemiştir. Bu yasaya göre “yer sağlayıcı” sağlayan forum, video, sözlük, sosyal ağ siteleri vd., yaptıkları işin doğası gereği hukuka aykırı içeriği takip veya kontrol etmekle yükümlü değillerdir. Günde binlerce yeni içeriğin eklendiği bu tür siteleri kontrol etmek neredeyse imkansıza yakın sayılır. Ancak, “yer sağlayıcı”ların hukuka aykırı içerik bulunduğu konusunda kendisine bir uyarı gelmesi durumunda, hukuka aykırı içeriği kaldırmak gibi bir zorunlulukları bulunmaktadır.

    Peki, ne oluyor da bir çok site mahkeme kararı ile kapatılabiliyor? Mevzuatımıza göre, siteler üç ana sebepten erişime kapatılabiliyor:


    1. 5651 sayılı yasaya göre: Pornografi, çocuğun cinsel istismarı, intihara yönlendirme, uyuşturucu madde kullanımı özendirme, sağlık için tehlikeli madde temin etme, kumar oynatma, bahis oynatma ve Atatürk’ün manevi kişiliğine hakaret etme gibi suçlara ait içerik bulunduran sitelerin erişime kapatılması bu yasa ile mümkündür.
    2. Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’na göre: Ek 4. Maddede belirtildiği gibi, fikri mülkiyeti ihlal eden içerik (Örn. İllegal biçimde müzik, video, oyun, yazılım paylaşımı) bulunduran siteler, uyarılmalarına rağmen ihlale konu içerikleri kaldırmadığında erişim engelleme kararı verilebilmektedir.
    3. Türk Medeni Yasası’na göre: Kişilik haklarının korunmasını sağlayan 24. Madde gereğince, hakaret, iftira, ismin ve görüntünün izinsiz kullanımı gibi kişilik haklarını ihlal eden içerikler için de erişim engelleme yoluna gidilebilmektedir.


    Görüldüğü gibi, siteler sadece bu sebeplerden dolayı erişime kapatılabilmektedir. 5651 sayılı yasada sayılan hukuka aykırı içerikler dışında, diğer yasal sebeplere dayanarak site kapatılması için öncelikle, hakkı ihlal edilenin site sahibine veya yöneticisine bir uyarı yapması gerekir. Gelişmiş ülkelerde de benimsenen bu yönteme “Uyar ve Kaldır” yöntemi denilmektedir. Bu uyarının yapılmasına rağmen, hukuka aykırı içeriğin kaldırılmaması, doğal olarak hakkı ihlal edilen kişiye mahkemeye başvurma hakkını vermektedir. Ülkemizde de ana prensip, “uyar ve kaldır” olmalıdır.

    Diğer bir sorun ise, hukuka aykırı içerikle ilgili yapılan uyarının haklı olup olmadığı sorunudur. Her uyarı, haklı ve gerçek bir talep içermeyebilir, yani hukuka aykırı olduğu iddia edilen içerik aslında hukuka uygun bir içerik olabilir. Zaten açıkça hukuka aykırı olduğu belli olan içerikleri (mp3, oyun, yazılım ve film paylaşımı, hakaret, iftira, aşağılama, ırkçılık, pornografi vs.) tartışmaya gerek bile kalmayacaktır, ancak bir içeriğin hukuka aykırı olup olmadığının değerlendirmesini yapmak her zaman kolay olmayacaktır. Bu durumda biraz dikkatli davranmak, konuyu kendi içinde tartışmak, hatta çoğu zaman bir hukukçudan profesyonel hukuki yardım almak gereklidir.

    Bazen, içinde ünlü sitelerin de bulunduğu bir çok site, iletişim kanallarını açmakta isteksiz davrandığı için, ya da bu konuda özel bir iletişim kanalı kurmadığından, hatta yüzlerce e.posta mesajının arasında uyarı mesajını fark etmediğinden dolayı, kazaen erişim engelleme kararlarına maruz kalabilmektedir. Bu sebeple, site sahipleri / yöneticileri sitelerine mümkünse bir künye koymalı ve iletişim kurulabilecek e.posta adreslerini, özellikle hukuka aykırı içerikle ilgili özel bir iletişim kanalını herkesin kolayca görebileceği bir yerde açıkça belirtmelidir. Bu iletişim kanallarına gelen her mesaj ciddiye alarak okunmalı ve değerlendirilmelidir, gerekirse hukuk danışmanına yönlendirilmelidir. Hukuka aykırı olduğu iddia edilen ama hukuka uygun olduğunu düşündüğünüz içerikle ilgili gelen mesaja, uygun ve açıklayıcı gerekçelerle mutlaka cevap verilmelidir.

    İnternet özgürlüktür, ancak her özgürlükte olduğu gibi bu özgürlüğün de bir takım sınırları bulunmaktadır. Bu sınırlar ise, bir başkasının özgürlük alanını ihlal edildiği yerden başlamaktadır. Kişilik haklarına, telif haklarına yapılan saldırıları engellemenin de bir hak ve özgürlük olduğunu ayrıca belirtmek gerekir. Haklara saygılı olunabilir ve haklarını korumaya çalışanlara empati ile yaklaşılabilirse, karşılıklı anlayış ve işbirliği sağlanabilirse, hiçbir site erişim engelleme kararına kolay kolay konu olmayacaktır.

    Alıntı