Sintigrafi Nasıl Çekilir

Konusu 'Sağlık Rehberi' forumundadır ve MeriH tarafından 16 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. MeriH Üye

    Sintigrafi
    Sintigrafi Nasıl Çekilir
    Sintigrafi Nedir



    Sintigrafi Nasıl Çekilir

    Sintigrafi belirli bir yere verilmekte olan radyoaktif madde ile görüntünün elde edilmesinin tekniğidir.
    Sintigrafi tekniği; ilerlemiş teknoloji tıbba kazandırmış olduğu hastaya zarar vermeyen yöntem ile rahatsızlıklar kısa zaman içerisinde tespit edilebiliyor.
    Radyoaktif maddeler ile işaretlenen proteinleri bedene verip, belli dokularda da tutulmasının sağlanması neticesinde, tutulmanın oldukça hassas aletler ile ölçülüp, görüntülenebilmesinin esasına dayanmaktadır. Kullanılmakta olan radyoizotoplar ile taşıyan maddeler, kullanılmakta olan teknik ile muayenesinin yapılacağı organlara göre değişmektedir.
    Prob dokudan yayılmakta olan radyoaktiveyi tespit etmekte olan uca denilir. Radyoaktif maddeler sodyum iodid kristalleri tarafından tutulmaktadır ve de taşıdıkları enerji ile orantılı biçimde çıkan ışık ortaya çıkar, bunlar da fotoğraf filmi ile tespit olur.

    Sintigrafinin sık kullanıldığı organlar ve faydaları:

    Tiroid: Sıklıkla kullanılmakta olan organlardandır. Radyoaktif iyot’u tiroid bezleri tutar. Damar içinden izotopun verilmesinin ardından tiroid bezindeki tutulmasının oranı ile bölgesel tutulmanın oranı farklı olarak ölçülmektedir. İzotopları çok tutmuş olan kısma sıcak nodül, az veya hiç tutmamış kısma soğuk nodül denilmektedir. Soğuk nodüle rastlanması oldukça manalı olur, sebebi ise % 20 kanser olmasının olasılığı bulunur. Sıcak nodüllü kısımlar öbür kısımlardan daha aktif olur ve de hipertiroitin göstergesidir. Nodüllerin yerinin saptanması operasyonu yönlendirmesi ve de çıkarılacağı yerin kolaylıkla tespitinin sağlanabilmesinde öbür bütün tekniklerden daha üstündür.

    Karaciğer ve Dalak: Karaciğerin ve dalağın çalışmasını ve de yapılarının anlaşılmasını sağlamaktadır. Ulturasonla, bilgisayarlı tomografi karaciğer ile dalağın yapıları ile alakalı bilgileri verir fakat çalışmaları ile ilgili izotop sintigrafi üstün bilgileri sağlamaktadır.

    Safra kesesi: Teknesyum ile işaretli iminodiasetik asit ile yapılmaktadır. Bu maddeler karaciğerinizden safraya akıtılmaktadır. Safranın çalışmasıyla, yapılı ile alakalı bilgiyi sağlamaktadır. Akut kolesistitler de safra sisteminin çalışmamasından dolayı görüntüsü iyi olmaz, fonksiyonları ile ilgili bilgiyi vermektedir.

    Mide ve Barsaklar:
    Sindirim kanalındaki kanamanın yerini ve de şiddetini bu yöntemi ile oldukça belli biçimde tespiti yapılır.

    Akciğer perfüzyon sintigrafi:Teknesyumlu mikrokristaller akciğerdeki kanlanma ile ilgili bilgiyi vermektedir. Radyoaktif gazın kullanımında akciğerlerin havalanması ile ilgili bilgiyi sağlayıp tıkalı bölgeyi göstermektedir.

    Kalp ve Dolaşım sistemi: radyoaktif işaretlenen kırmızı renkli kan hücrelerini kullanıp kalp kasında kasılma ile kanın pompalanmasını değerlendirir.

    Böbrekler:
    Teknesyum 99 DMSA ile yapılmakta olan böbrek sintigrafisiyle, böbrek morfolojik yapısının hakkında bilgi vermesi gibi çalışmalarını da göstermektedir.

    Adrenal bezler: Radyoaktif iyot ile işaretlenen maddeler adrenal kortekste tutulma yapısıyla, fonksiyonları ile alakalı bilgi vermektedir.

    Farklı görüntüleme yöntemleriyle zor ve de yeterli olmayarak değerlendirilen derin ve de ufak organlarımız sintigrafi ile basitçe tetkik edilmektedir.

    Kemikler: Röntgen ışını kemik yapılarını oldukça iyi bir biçimde gösterir fakat fonksiyonlarını göstermemektedir. Teknesyum 99m posfonatların kullanımı ile kemiklerin fonksiyonlarının anlaşılmasına fayda sağlar.

    Damarlar: angiografiye alternatif olup radyoaktif ksenon ya da sodyum ile damardaki genişleme ile tıkanmaları teşhis etmekte yararlı bir yöntemdir.

    Bütün vücut sintigrafisi:
    Bazı özel hallerde kullanılmaktadır. Enfeksiyonlu kısımda galyum 67 toplanmaktadır. Gizli enfeksiyonların tespit edilmesi için oldukça yararlı bir yöntemdir.

    Transplantasyonun ardından organın atılması tetkiki için yarar sağlar. böbreğin, karaciğerin, pankreasın ve de akciğerlerin transplantasyonlarının ardından organlardaki fonksiyon sintigrafi ile tespit edilmektedir. Azalan fonksiyonlar, organın reddinin göstergesidir.
    Sintigrafinin uygulanabilmesi için özel kurulan oldukça gelişmiş olan laboratuarlara gerek olduğundan ve de uzman elemanların az olmasından ülkemizde sadece büyük merkezler ile sınırlıdır. Hastaya zararı olmayan, basitçe uygulanmakta olan ve de hızlı sonuca ulaşılan bu yöntem zaman geçtikçe daha da yayılmaktadır.



    alıntı