Sinir Sisteminin Gelişimi

'Sayısal Dersler' forumunda Ezlem tarafından 9 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Sinir Sisteminin Gelişimi nedir
    Merkezi Sinir Sisteminin gelişimi
    Sinir Sisteminin Gelişimi ve yapısı

    SİNİR SİSTEMİNİN GELİŞİMİ VE YAPISI

    Sinir sistemi ektoderm denilen germ yaprağından köken alır.Embriyo 3-4 haftalıkken ektodermin sırt kısmında hücreler çoğalmaya başlar.Bu çoğalma önce nöral plağı oluşturur.Sonra bu plağın üstünde bir oluk,bu oluğun kenarlarının birleşmesi ile de bir kanal oluşturur.Bu kanala “nöral tüp” adı verilir.Nöral tüpün iki ucu 4.haftada kapanır,kapalı bir tüp halini alır.Bu yapının belirli bölgelerindeki hücrelerin çoğalmaları ile MSSnin beyin ,beyincik gibi hacimli kısımlarının taslakları oluşur.Çoğalan hücreler doğum öncesi 3.-6. aylarda nöral tüp içinde baş kısmına doğru göç eder.Hücre çoğalması 25.haftadan sonra tekrar başlayarak doğumdan sonra 2 yıl kadar sürer.
    Fötal beyinde dakikada 250.000 beyin hücresi yapılır.Bebek doğduğunda ileride gerekli olacak beyin hücrelerinin fazlasına sahiptir:7 yaşında bir çocuğun nöron sayısı erişkinden daha fazladır.Bu durum genç beyinlerdeki zedelenmelerde iyileşme kolaylığı sağlar.Destek(glia) hücreleri ise doğumda var oldukları gibi doğumdan sonra ,özelikle beyin dokusundaki zedelenmelerin sonucunda çoğalma yeteneklerini devam ettirirler.
    Hücrelerin yerlerini almaları, aralarında bağlantılar (sinaps)oluşturmaları gebeliğin 6.ayında başlar ve doğumdan sonra devam eder.Bu arada sinir hücreleri beynin dış yüzeyine yakın tabakalar halinde dizilir ve yapacakları işlevlere göre farklılaşmaya başlar.Sinir hücreleri,uzantıları ile çevrelerindeki çok sayıda hücreyle seçici biçimde bağlantılar kurar ve iletişime girerler.Bu bağlantıların sayısı doğum sonrası dönemde de artma-azalmalar gösterir.Bu değişiklikler insan beynine süratli düşünme ve öğrenme özellikleri kazandırır.

    Miyelizasyon:
    Miyelinin oluşumu doğum öncesi hayatın 6.ayından başlayıp erişkin yaşa kadar sürer.En hızlı değişiklik ise doğumdan 8.aya kadar görülür.Görsel yolların miyelizasyonu işitsel yollardan daha hızlı ve erken başlar.

    Doğum Sonrası Beyin Gelişimi:
    Bebek doğduğunda beyni 350-400 gr ağırlığındadır ve trilyonlarca sinir hücresi içerir.Doğumdan sonra yeni sinir hücresi üretilmez,destek hücreleri üretilir.Hatta ilk 1-2 yaş içinde beyin hücrelerinde fazla hücrelerin ölümü yaşanır.Bu arada aksonların yeni dalları oluşur ve bu dallar diğer nöronlarla bağlantı kurar(sinaps).Beyin nöronları arasındaki sinaps sayısı arttıkça beyin daha ayrıntılı ve süratli işlem yapabilir duruma gelir.Sinaptik bağlantılar milyarlarca hücre arasında 300km/saat hızla iletimi sağlar.Yaşla orantılı olarak sinir hücrelerinin boyutları ve diğer sinir hücreleri ile bağlantı sayıları artarak 6 yaşa beyin ağırlığı erişkin ağırlığına ulaşır(1300-1400 gr).Beynin işlevsel olarak olgunlaşması ve erişkin özelliği kazanması ergenlik dönemine kadar sürer.Ergenlikte gri cevher azalırken hücreler arası bağlantılar ,yani beyaz cevher,hacim olarak artar.Yeni bağlantılar 5-18 yaşta, hatta özellikle prefrontal bölgede genç erişkin dönemimde bile oluşabilir.

    Sinir hücreleri ve uzantılarının yanısıra beyin işlevlerinde rolü olan enzimlerin ,kimyasal maddelerin ve yardımcı hücrelerin olgunlaşması da bu gelişime paralel gider.Nörotransmitter denilen bu kimyasal maddelerin yapımı 3 yaş civarına kadar sürer.Bu nedenle çocuklardaki nörolojik bulgular ve davranışlar yetişkinlerden farklıdır(dikkat süres, 4 yaşından 10 yaşına kadar artması,ergenlikte bir süre azalması vb.).
    Sinapslar yaşam sırasındaki deneyimlere,beynin aldığı uyaranlara göre oluşur ya da kaybedilirler(Kullan ya da kaybet kuralı).Kullanılmayan ,ilgili uyarana maruz kalmayan sinir hücreleri ve bağlantıları özellikle yaşamın ilk iki yılında ve ergenlikte kullanılmamaya bağlı yok edilirler.
    Miyelizasyon sinir iletim hızını arttırır.Bu süreç çoğunlukla doğum sonrasında ,büyük ölçüde iki yaşa kadar tamamlanır, ancak erişkin yaşa kadar da devam eden bölgeler vardır.

    Sinir dokusu en hızlı olarak 3 yaşına kadar gelişir.5 yaşına kadar öğrendiklerimiz yaşamımızın geri kalanından daha fazladır.Yaşamımızın bu ilk dönemleri sinir sistemi için kritik dönemlerdir.

    SİNİR SİSTEMİNİN YAPISI
    MSS: Beyin, beyin sapı, Pons, Mezensefalon, ve Medulla Oblangata. Medulla Oblangata otonom işlevlerin kontrol merkezi(kalp atışı,solunum…).Cerebellum,denge koordinasyon, kas tonusu, ve hareketlerin regülasyonunu sağlar. Medulla spinalis refleks cevap merkezi ve vücut beyin arası ileti taşır.

    Periferik Sinir Sistemi:Duyulardan ve hareketten sorumludur.Omurilikten ve Beyinden (kranyumdan) vücuda dağılır. MSS ile vücut arasındaki bağlantıyı sağlar(kas,duyular,salgı bezleri ile MSS arası bağlantı).

    Beyni saran zarlar (meninksler) dıştan içe doğru incelir: Dura mater, Araknoid(örümceksi) ve Pia mater (ince zar).Zarların arasında BOS bulunur.Kan-Beyin bariyeri her kimyasal maddenin kandan beyne geçmesini önler.
    Beyinde bazı bölgeler belirli işlevlerin merkezi olarak kabul edilir fakat son zamanlarda yapılan çalışmalar sonucu bu merkezlerin kesin bir ayrım göstermedikleri ve başka alanların da bezer işlevleri yürütebileceği gösteriliştir.
    Beyin en dışta korteks(beyin kabuğu veya gri cevher,beyin hücrelerinden oluşur) ve altında beyaz cevher(akson demetlerinden oluşur) den meydana gelir.Beyin kabuğu yaklaşık 2mm kalınlığında ve 1.5 m2 yüzeyindedir:bu yüzey ,sınırlı alanda daha çok gri cevher bulundurulmasını sağlayan girinti ve çıkıntılarla oluşturulmuştu. Bu girus ve sulkusların sayıca az ya da yapısal olarak bozuk olması zeka geriliğine ve epilepsiye sebep olur.Korteks beynin evrimsel olarak en yeni bölgesidir.İnsanda korteksin olmaması ya da hasar görmesi durumunda algılama,planlı hareket ve konuşma olmaz.

    Beynin her bir yarıküresi karşı vücut yarısının hareketlerini ve duyusunu yönetir.İki yarıküre arasında bağlantıyı,aksonlardan oluşan bir yapı olan “korpus kallosum” sağlar.Konuşma merkezi baskın yarıkürede bulunur.Bilişsel işlevlerin çoğu baskın yarıkürede yer alır.Toplumun %90 nına yakın bir kesiminde baskın yarıküre sol yarıküredir.Hangi yarıkürenin baskın olacağı genetik olarak belirlenir.gözlenebilen baskınlık, örneğin el tercihi 1-2 yaşında görülür daha önce el tercihinin olması bir yarıkürenin hasarına işaret eder.Baskın olmayan yarıküre sözel olmayan işlevleri yürütür;örneğin dikkat, biçim tanıma, görsel uzaysal algı, mizah, müziği algılama gibi.Sağ yarıküreyi (baskın olmayan yarıküre) etkileyen hasarlarda duygusal olaylara kayıtsızlık olur.Sosyal - duygusal veriler işlenmez.Ses tonu duygusuzdur,mimik ve jestler azdır.Konuşmaları yersiz ve zamansız olabilir.

    Dil ve konuşma, beynin baskın yarıküresindedir ve konuşmayı algılama-anlama, konuşmayı oluşturma merkezleri buradadır.Bu bölgeleri ilgilendiren olaylar sonucu konuşma bozuklukları olur: bunlara “afazi” denir.Konuşma merkezindeki hasar sonucu konuşma bozukluğunun düzelmesi başka merkezlerin bu işi üstlenmesi ile olur(plastisite). Plastisite ilk yaşlarda daha güçlü olan bir mekanizmadır.2 yaşın altında düzelme %80 oranında kızlarda bu sınır 1 yaşa inebilir.

    Çocuk beyni erişkin beynin küçültülmüşü değil, gelişmekte olan, erişkine göre biçimsel,kimyasal ve mikroskopik farklılıklar bulunduran bir yapıdır.


    netten alıntı