Şiirde Kafiye(uyak)

Konusu 'Ders notları' forumundadır ve Büsra tarafından 28 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Büsra

    Büsra Üye

    Katılım:
    8 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    2.560

    Uyak [Kâfiye] Çeşitleri



    UYAK ( KAFiYE) ve ÇEŞİTLERİ UYAK : Çoğunlukla dize sonlarında, bazen de dize içlerinde veya başlarındaki ses benzerliklerine verilen addır. Halk şairlerimiz bu terimi "ayak" kelimesiyle karşılamaktadırlar. Ölçüde olduğu gibi, nazımda dış uyumu sağlayan öğelerdendir. Uyaklar gösterdikleri özelliklere göre yapılışları bakımından birbirinden farklı beş bölüme ayrılır:
    UYAK ÇEŞİTLERİ
    1. Yarım Uyak: Dize sonlarındaki bir ses (harf) benzerliği ile oluşturulan uyaklara yarım uyak denir. Ses ilgisi en zayıf olan uyaktır. Örnek: Kailim bakmağa yarin yü(z)üne Yüzüm südüm ayağının to(z)una Medet uyma adûların sö(z)üne Benim bedduamı alma sevdiğim Kayıkçı Kul Mustafa
    2. Tam Uyak: Dize sonlarındaki iki ses (harf) benzerliğine tam uyak denir. Bu seslerin biri ünlü biri ünsüzdü. Örnek: Sana dar gelmeyecek makberi kimler k (az) sın "Gömelim gel seni tarihe!" desem sığm(az)sın Mehmet Akif Ersoy
    3. Zengin Uyak: Dize sonlarındaki ses benzerliği tam uyaktan daha çoktur. Yani en az üç ses benzerliği olan uyak tülerine zengin uyak denir. Örnek: Dur yolcu! Bilmeden gelip bast(ığın) Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz y (ığın) Bir vatan kalbinin attığı yerdir. Necmettin Halil Onan
    4. Tunç Uyak: Dize sonundaki uyak yapan söz sonra gelen dize sonundaki uyak yapan sözün içinde olduğu gibi geçerse buna tunç uyak denir. Örnek: Susma sevgilim susma, bana bir şeyler söyle! Tutuver ellerimi uzaktan bakma öyle! Cevdet Yalçın Beyitteki ikinci dizenin son sözüne dikkat edilirse birinci dizenin son sözü içinde olduğu gibi yer aldığı görülmektedir.
    5. Cinaslı Uyak: Dize sonlarındaki yazılışları ve söylenişleri aynı fakat anlamları farklı sözlerin oluşturduğu uyak tüüdü. Örnekler: Kara gözler, kara gözler Kararmış kara gözler Gemim deryada kaldı Yelkenim kara gözler Anonim Bu dörtlükte geçen "kara gözler", ikinci dizede gözün rengini belirlemekte; dördüncü dizede de "bir yerin, kara parçasının gözlendiği, beklendiği" anlamındadır. Uyak olarak değerlendirilen bu ses benzerliğini çizgi ve harf yardımıyla göstermeye uyak düzenini çıkarma, kafiye örgüsü (kafiye şemasını bulma) denir. Gâh eserim yeller gibi Gâh tozarım yollar gibi Gâh akarım seller gibi Gel gör beni aşk neyledi Akarsulayın çağlarım Dertli ciğerim dağlarım Şeyhim anuban ağlarım Gel gör beni aşk neyledi Yunus Emre Yukarıdaki şiirin uyak düzeni (kafiye örgüsü) : ........................... a ........................... a ........................... a ............................b ............................ c ............................ c ............................ c ............................ b
    REDİF VE ÇEŞİTLERİ: Manzumelerde uyaklardan sonra gelen; söylenişleri, anlamları ve dizelerdeki işlevleri aynı olan ek, sözcük ya da sözcük gruplarına redif denir. Kimi şairlerde, bütün bir dize ya da beytin aynen tekrarlandığı görülü. Buna şarkılarda nakarat; tükülerde kavuştak; murabba gibi divan şiirlerinde mütekerrir dize adı verilir. Redif uyaklardan sonra gelir.
    Redif örnekleri
    : 1. Ek olarak yapılan redife örnek: Ey, kumrulu bahçem, sümbüllü bağ-ım! Ey, bülbüllü derem, mineli dağ-ım! Sizin ile geçti en güzel çağ-ım, Orada dinledim en güzel sazı. Burada "bağ, dağ, çağ" sözcükleri uyaklıdır, "-im" ekleri rediftir.
    2. Sözcük olarak yapılan redife örnek : Yarin toprağına bir yüz süülsün. Bülbüle nazire bir söz süülsün. Burada "yüz-söz" kelimeleri birbiriyle uyaklıdır. "Süülsün" sözcükleri aynı işlevi yaptıkları için rediftir.
    3. Söz grubuyla yapılan redife örnek : Vefa-yı aşkı kim anlar kiminle söyleşelüm Sefa-yı aşkı kim anlar kiminle söyleşelüm Burada "vefa-sefa" sözcükleri birbiriyle uyaklıdır. Bunun dışında kalan söz grubu da rediftir.