Sığla Ağacının Özellikleri

'Ders notları' forumunda Violet tarafından 7 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Sığla Ağacının Özellikleri, sığla ağacı nedir, sığla ağacı,sığla ağacı resimleri,


    SIĞLA AĞACI

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    Sığla ağacı, Altingiaceae familyasından günümüzde sadece Anadolu, Amerika ve Çin'de doğal olarak yayılış gösteren Liquidambar cinsine ait türlerin ortak adı.
    Tarihte Paleontolojik bulgulara göre Tebeşir, Tersiyer, Pleistosen ve Eosen devirlerinde Kuzey Amerika ve Eurasya'nın geniş kesimlerinde bulunmaktaydı. Sığla ağacı esasında üçüncü zamandan kalma endemik bir türdür. Nitekim bugün yaşayan tek türüne rastlanmayan Avrupa kıtasında bile Tersiyer'de birçok türlerinin yaşadığı bilinmektedir. Ancak buzul çağından sonra şimdiki yayılış sahalarına çekilmişlerdir.
    Özellikleri
    25-40 m'ye kadar boylanan yaprak döken kalın dallı ve geniş tepeli bir ağaçtır. İlk bakışta çınara benzer. Yaşlandıkça, kabuğu koyulaşır ve derin çatlaklı bir görünüm alır. Elsi loplu yapraklar sürgünlere sarmal dizilmiştir.
    Çiçekler küçüktür. Çiçek kurulu 1-2 cm çapında olup küre şeklinde çok sayıda çiçek kümesini bulundurur.
    Türleri
    Liquidambar acalycina (Güney Çin)
    Liquidambar formosana Çin sığla ağacı (Güney Çin, Kuzey Kore, Güney Kore, Tayvan, Laos, Kuzey Vietnam).
    Liquidambar orientalisAnadolu sığla ağacı (Güney Batı Türkiye, Yunanistan: Rodos).
    Liquidambar styraciflua Amerikan sığla ağacı (Doğu Kuzey Amerika'dan New York ile Teksas ve doğu Meksika ile Guatemala).

    Anadolu Sığla Ağacının Özellikleri :
    Kabuk
    Kabuk gençken çatlaksız yaşlıyken çatlaklıdır. Kabuklar gençken rengi grimsi, yaşlanınca grimsi kahverengi veya kahverengiye döner.
    Sürgünler
    Genç sürgünler önce yeşilimtrak, sonra kırmızımsı-kahverengi olup, incedir. Çıplak ve parlak olan sürgünler üzerindeki lentiseller küçüktür ve çıplak gözle görülebilir. Yan tomurcuklar sürgünlere çok sıralı sarmal dizilmiştir ve sürgüne az çok yatıktır. Tepe tomurcuğu yan tomurcuklardan biraz daha büyüktür. Yumurta şeklinde, elipsoid ve sivri uçlu olan tomurcuklar parlak olup pulların kenarı hafif kirpikli, kahverengi sürmeli ve çıplaktır. Pulların rengi elma yeşili-kahverengidir. Ovuşturuldukları zaman aromatik olup, üzerinde 3 adet iletim demeti izi taşır.
    Yapraklar
    Beş loplu ve ışınsal damarlı olan yapraklarda her bir lop genellikle ikincil olarak loplara ayrılır. Ucu küt veya sivri olan lopların sayısı ender olarak 3 veya 7'dir. Yaprakların kenarı ince ve muntazam dişlidir. Yaprak ayasının tabanında, ana damarların birleştiği yerde tüy demetleri saplanmış olup, bazı yapraklarda söz konusu tüyler yok denecek kadar azdır. Üst yüzleri tamamen çıplak ve parlak yeşildir. Yaprağın sapı ince ve oldukça uzundur. Erkek çiçekler kurul şeklinde ve tomurcukların üst ekseninde bulunanlar sık ve sapsız, alt tarafında bulunanlar ise daha seyrek olarak yerleşmiştir.
    Çiçekler
    Çiçekler küre şeklinde, üzerleri küçük kırmızımsı çiçeklerle bezenmiştir. Çiçek olgunlaşınca dikenli kozalağa dönüşür ve grimsi-yeşil renk alır. Dişi çiçekler ilk oluştukları zaman renkleri yeşil olup daha sonraları kırmızımsı renk alır. Üzerleri hafif tüylü olup, meyve içinde dökülmeden kalırlar ve sertleşip odunsu bir yapı kazanırlar.
    Meyveler
    Meyve uzun bir sapın ucunda, aşağıya doğru sarkık olarak durur. Olgunlaştıkları zaman sertleşir, kapsüller açılır ve tohumlar dökülür. Çok küçük kanatlı olan tohumun rengi koyu kahverengidir, basık, dip tarafı yuvarlak, uç kısmı sivridir. Tohum kabuğu parlak, ince ve serttir.

    SIĞLA YAĞI:
    Sığala yağı iyi bir antiseptiktir. Eczacılıkta, parfümeride ve ayrıca buhur olarak kilise vb. yerlerde kullanılır. Kuru yongaları çeşitli ayinlerinde tütsü olarak kullanıldığından ağaca "günlük ağacı" denir.
    Ağacın kabuğunun yaralanmasıyla, özünden elde edilen bir çeşit balsam olan "Sığla yağı" özellikle parfüm sanayinde kullanılan önemli bir hammaddedir. Ağacın önemi, elde edilen bu yağdan kaynaklanmaktadır.
    Eskiden Türkiye'de 20 ton dolaylarında sığla yağı elde edilirken, günümüzde ormanların azalmasıyla yılda ancak 3-4 ton sığla yağı elde edilebilmektedir. Yağa, yurtiçinden ve yurtdışından yoğun talep olmakla berbaber, yeterli miktarda üretim olmadığı için bu talep karşılanamamaktadır. 2000'li yıllarla birlikte artık parfümeri sanayinde sentetik fiksatörler kullanıldığından eskiden olan talepler azalmış ve sığala yağı üretimi 1 tona kadar düşmüştür.
    Tarihte
    Geçmişte Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın "aşk iksiri" ve parfüm olarak kullandığı sığala yağı, Hipokrat döneminden beri ilaç olarak da kullanılmıştır. Eski Mısırlılar sığala yağını mumyalama işlemleri sırasında da kullanmışlardır. Batmış Fenike gemilerinden çıkarılan içi sığala yağı dolu amforalar geçmişte sığla yağının Akdeniz ticaretinde önemli bir yer tuttuğunu göstermektedirler.
    Sığla Yağı Nasıl Elde Edilir?
    Sığla yağı elde etmek için bahar aylarında ağacın gövdesine çizikler çizilir. Temmuz ayından itibaren gövde üzerinde biriken salgı ve kabuklar özel bıçaklar ile kazınarak toplanır. Bu salgı ve kabuklar sıcak su ile kaynatıldıktan sonra özel preslerde sıkılarak sığala yağı elde edilir.
    Sığla Yağının Bileşimi
    Sığla yağının bileşiminde kokusunu veren sinnamik asit, uçucu yağlar ve reçine bulunur.
    Yağ, antiseptik özelliğe sahiptir. Parazitlere karşı etkilir. Ciltte yumuşatıcı, rahatlatıcı, iltihap giderici ve yara iyi edici etkileri bulunmaktadır. Halk tarafından özellikle mide rahatsızlıklarında ve yaraların iyileştirilmesinde kullanılmaktadır. Aynı zamanda temizleyici ve ter kokularını giderici olarak da kullanılır.
    Sığla Yağı nerede kullanılır ?
    Bu yağ, parfümeride sabitleyici (fiksatör) olarak kullanılmaktadır. Yani parfüm içersindeki güzel kokuların uçmamasını sağlar. Bu nedenle sığla yağı parfüm sanayinde önemli bir hammaddedir. Bunun yanı sıra sığla yağıyla yapılan sabunlar cilt yumuşatıcı etkiye ve güzel kokuya sahiptir.
    Sığla Üretimi :
    Sığla Ağacının üretim, tohum ve Daldırma ile yapılır.
    Tohumla Üretim :
    Taze tohum ekildiğinde İlkbaharda iyibir çimlenme elde edilir.Kasalara ekilen ve çimlenen tohumlarda büyüme başlayınca kasalarla camekanlara alınır.Bununyanında tohumlar nemlim peat içinde katlanarak da ekilebilir.Tohumlar genellikle iki yıl sonra çimlenir.Elde edilen fideler sekizlik saksılara dikilerek ya plastik seralarda veya soğuk yastıklara alınırlar ve ilkbahar donlarından korunurlar.
    Daldırma ile üetim :
    Az uygulanır.seçilen bitkiler adi daldırma yöntemiyle kolayca köklenir.Köklenmeden sonra sonbaharda ana bitkiden ayrılarlar