Sigaradan kurtulmak istiyorum

'Sağlık Rehberi' forumunda DiScOvErEr tarafından 15 Haziran 2010 tarihinde açılan konu


  1. Sigaradan kurtulmak istiyorum


    Sigara alışkanlığı ve bağımlılığının oluşumu çok faktörlüdür; bunda hem içtimaî ve ruhî hem de nörogenetik ve nörokimyevî faktörler önemli rol oynar. Özenti, gösteriş, taklit, isyan, sıkıntı, stres, büyüklerle zıtlaşma, güvensizlik, utangaçlık, arkadaş ısrarı, irtibat kurabilmek, eğlence, zevk, kilo almama gibi sebeplerle başlayan sigara içme alışkanlığı, psikososyal tabanlı zararlı davranışlardan biridir.

    Sigara içme alışkanlığı % 40 nispetinde 15-19 yaşları arasında başlamaktadır. Araştırmalar, dünyada ve ülkemizde 15 yaşın üzerindeki nüfusun yaklaşık % 30-45'inin ciddi boyutlarda sigara bağımlısı olduğunu göstermektedir. Bazı çalışmalarda, ruhî-mânevî ve sosyal problemlerin yoğun görüldüğü 13-19 yaş grubundaki gençlerin sigaraya başlama riskinin daha fazla olduğu bildirilmiştir. Sigara alışkanlığının daha çok çocukluk ve gençlik çağında edinilen bir davranış olduğu, aile yapısının ve sosyal desteğin sigara ve diğer madde kullanımında tesirli olduğu bildirilmiştir. Ergenlikte sigara içmenin, erişkinlikte sigara içme için en önemli risk faktörü olduğu ortaya konmuştur. Ergenlik döneminde kendisine model arayan gencin, evde anne-babadan, okulda sigara içen öğretmenden ve arkadaştan etkilendiği belirtilmektedir. Beden ağırlıklı işlerde çalışanlarda, erkeklerde, ailede veya yakın arkadaşları arasında sigara içen bulunanlarda, büyük şehirlerde yaşayanlarda, yüksek gelir seviyesine sahip kişilerde, ağır şartlarda çalışanlarda ve örseleyici hayat hikâyesi olanlarda sigara içme nispeti daha yüksek bulunmuştur. Ergenlerde sigara içme, düşük benlik saygısı ve okul problemleri ile de bağlantılıdır. Sigara içilen çevreden uzak duruldukça, sigara içme azalmaktadır. Bunun yanında hafif şiddette depresyonun sigara içmeyi artırdığı, düzenli sigara içenlerde depresyon nispetinin ve bununla bağlantılı intihar oranlarının içmeyenlere göre daha yüksek olduğu belirtilmektedir.

    sigaradan kurtulmak.

    Sigara bağımlılığının derecesi, sigaraya başlama yaşıyla irtibatlıdır. Ülkemizde sigaraya başlama yaşının 10-11 sınırına indiği tahmin edilmektedir. Yayımlanan istatistiklerde, genel nüfusta hayat boyu devam eden nikotin bağımlılığının % 20 civarlarında seyrettiği ve sigara içenlerin büyük bir kısmının sigara bağımlısı olduğu belirtiliyor. Başlangıçta günde üçten fazla sigara içenlerin % 94'ünün uzun dönemde sigaraya bağımlı hâle geldikleri gözlenmiştir.

    Zararlı olduğu bilinen bir davranışta insanlar neden ısrar ederler veya vazgeçmek istedikleri hâlde neden bundan kolayca vazgeçemezler? Bunun birçok sebebi vardır. Her şeyden önce insan sadece akıl, mantık, irade ve vicdanın kontrolünde karar veren ve hareket eden bir varlık değildir. Sigarada beyindeki mükâfat ve haz merkezine hitap eden bağımlılık oluşturucu maddeler vardır. Bağımlılığın oluşması, irade gücünü zayıflatan bir unsurdur. Kişilerce bu bağımlılığın ne kadar tehlikeli olduğu fark edildiğinde, bununla mücadelede çoğu defa geç kalınmış olmakta ve iradenin hakkının verilmesi daha zor hâle gelmektedir. İnsanı sadece bilgi değil, güçlü duygular da harekete geçirir. Bundan dolayı, zararlarını bildiği hâlde sigara içmeye devam eder. İnsanın içinde bulunduğu ortam, benimsediği arkadaş çevresiyle benzeşme eğilimi, dolayısıyla onların davranışlarını ayna nöronlar üzerinden taklit etme isteği, sürüden ayrı düşme korkusu, aidiyet duygusu bu tercihte önemli bir pay sahibidir. Bunun yanı sıra, psikolojik, zihnî ve ruhî açlık derecesi, hislerinin tesirinde kalma zafiyeti, benlik motifindeki ihtiyaçlarının sağlıklı şekilde karşılanamaması diğer önemli faktörlerdir.

    Dünya Sağlık Teşkilâtı (WHO) madde bağımlılığını, "kullanılan bir psikoaktif maddeye kişinin daha önceden değer verdiği diğer uğraşlardan ve nesnelerden belirgin olarak daha yüksek bir öncelik tanıma davranışı" şeklinde tarif eder. Sigara bağımlılığında şahıs; düşünce ile başlayan, duygularla belirli bir ivme kazanan ve istenmeyen fiilin icrası ile neticelenen fasit daireden çıkmakta oldukça zorlanabilmektedir. Bu durumun insan beyninde neurotransmitter seviyedeki karşılığı, nikotin ve nikotin reseptörleridir. Uzun süreli nikotin alımı neticesi nöroadaptasyon gelişir ve beyindeki nikotin reseptörlerinin sayısı da artar. Beyinde nikotinin bazı tesirlerine tolerans gelişir. Nörofizyolojik bağımlılık oluşan kişi, sigarayı bıraktığında, irade dışı nikotin yoksunluğu belirtileri yaşar. Nikotinin vücuttaki tesirleri, doza bağımlı ve iki uçludur. Kandaki nikotin seviyesinin azalması, yoksunluk belirtilerine, artması zehirlenme belirtilerine yol açar. Sonunda kişide sigarayı arama davranışı artar, sigara temininde güçlük çekmediği müddetçe kullanılan miktar giderek artar ve nikotin toleransının sınırı büyür. Bu süreçte kişide, zor zamanlarında sigara içerse sıkıntılarından kurtulacağına dair temelsiz bir inanç gelişir. Nikotinin aynı zamanda psikolojik ve ruhî açıdan uyarıcı bir madde olması ve geçici rahatlama hissi vermesi, sigaranın yol açtığı problemlere duyarsız kalınmasına yol açmakta, bu da kişinin irade ve aklını kullanarak bırakma gayretlerini azaltmaktadır.

    Araştırmalar, günde içilen sigara miktarı arttıkça, alışkanlığın kritik safhadan süper kritiğe doğru ilerlediğini, psikolojik bağımlılığın nörofizyolojik bağımlılığa dönüştüğünü ortaya çıkarmıştır. Sigara tiryakilerinin yüzde 75-80'inin sigarayı bırakmak istediğini ve tiryakilerin üçte birinin en az üç defa bırakma teşebbüsünde bulunduğunu göstermiştir.

    Sigara bağımlılığının tedavisinde farklı safhalar
    Tedavide maksat, uzun vadede sigara kullanımının bırakılmasıdır. Tedavideki hedefler; öncelikle içme davranışını denetlemeyi, miktarını azaltmayı ve daha sonra da bırakmayı ihtiva eder. Sigarayı bırakmayı düşünenlerin önünde aşmaları gereken belli psikolojik eşikler tarif edilmiştir. Her bir eşiği aşmak, farklı psikolojik ve sosyal engelleri geçmekle mümkün olabilmektedir.

    1. Zararın farkında olmama, değişim için adım atmama: Bu basamakta şahıs sigaranın muhtemel zararlarını hesap etmediğinden, sigarayı bırakmayı da düşünmemektedir. Konu açıldığında, kendine has savunma mekanizmalarıyla geçiştirmektedir. Ona yardımcı olmak isteyenler bu durumu bilmeli, asla tartışmaya girmemeli, sigaranın yol açacağı kötü tabloyu yumuşak bir üslûp ve sabırla hissettirmeye gayret göstermelidir.

    2. Sigarayı bırakmayı düşünme: Bu safhada şahıs konu her açıldığında, sigarayı bırakacağını ifade eder. Sigaranın zararlarını bildiğini, bırakma konusunda yardıma ihtiyacı olduğunu ifade eder. Ancak harekete geçmesi aylar, bazen yıllar alabilir. Bu safhada şahıs bildiklerini hayatına tatbik adına öz-değerlendirme yapmalı, vicdanı ile yüzleşmelidir. Sigarayı bırakmak isteyenler, elde edecekleri avantajlarla alâkalı bir liste hazırlamalıdır. Yardımcı olacak kişinin samimiyet ve empatisi, sigara bağımlısının en tesirli yardımcısıdır. Bir bakış, bir söz; menfi tesir yapıp geri adıma sebebiyet verebilir.

    3. Hazırlanma: Şahıs sigarayı bırakmak için hazırdır. Bu safhada, bırakmış kişilerin nasıl başarılı olduklarının ipuçları da kullanılarak şahsa has uygulanabilir bir plân hazırlanmalıdır. Şahsın bırakacağı tarih belirlenmelidir (tercihen kişi için bir mânâ ifade eden doğum veya evlilik günü gibi). Mânevî destek için iş arkadaşlarına ve çevresine sigaranın bırakılacağı gün önceden söylenmelidir.

    4. Aksiyon: Sigara artık bırakılmıştır. Ferdin bırakmayı bir törenle yapması kendisini psikolojik ve sosyal olarak bağlaması, ayrıca ilerleyen süreçte aile ve çevre desteği açısından oldukça önemlidir. Sigarayı hatırlatacak kişi ve ortamlardan uzak durmalı, sohbet-i cânâna koşulmalıdır. Her gün en az yirmi dakika hafif terleyecek şekilde egzersiz yapılmalıdır. Sigara içme dürtüsü geldiğinde, derin bir nefes almalı, belli bir süre tuttuktan sonra yavaşça verilmelidir. Şiddetli sigara içme arzusunun iki-üç dakika süreceği ve sonra geçeceği bilinmelidir.

    5. Kazanılan olumlu davranışı devam ettirme: Bu safhada kişi gelmiş olduğu bu basamaktan bir daha düşmeme adına azimli olmalıdır. Bu noktada iş onun iradesine kalmıştır. Zaman içinde yeniden başlamadığı için kendini mükâfatlandırması istenir. Çevrenin mükâfatlandırmasının da büyük faydası vardır. Tedavinin en önemli parçalarından biri, uzun süredir bırakmış olan birinin yeniden başlamaması için uygun meşguliyet ve hobiler geliştirmesini sağlamaktır. Ayrıca çevresindeki insanların da kişiye pozitif destek vermeleri gerekir. Dergâhına gelen sarhoşu, müritlerinin inciterek dışarı çıkarmak istemeleri üzerine, Mevlâna'nın: "Müskiri o içmiş, siz sarhoş olmuşsunuz!" demesi nasıl bir gönül enginliği ve hoşgörüyü yansıtıyorsa, bizler de kardeşlerimizi bağımlılıktan kurtarma adına stratejiler geliştirirken sabırlı ve toleranslı olmalı, mesuliyet duygusu ile hareket etmeliyiz.

    Sigara bırakılabilir bir alışkanlık / Tedavi edilebilir bir bağımlılıktır
    Sigarayı birden bırakmak doğru mudur? Mümkün müdür? Azaltarak bırakmak mı tavsiye edilmelidir? Bu soruların cevapları hastadan hastaya değişmektedir.

    Sigara bırakma, birinci derecede kişinin kendi isteği, kararı ve iradesiyle irtibatlıdır. Sigara vazgeçilebilir bir alışkanlıktır. Dünya Sağlık Teşkilâtı'nın tarifiyle bir hastalık olan sigara bağımlılığının tedavisi, hekimin görevleri arasındadır. Sigaraya karşı alınan tedbirler ve eğitim programları neticesi, Amerika'da 36 milyon, Fransa'da 8 milyon ve İsviçre'de 1 milyon kişinin sigarayı bıraktığı bilinmektedir. Sigarayı bırakmak için herhangi bir yardım almayanlarda bırakma nispeti % 10'un altında kalırken, sigarayı bırakmayla alâkalı yardım alanlarda hem sigarayı bırakma süreci daha sağlıklı yaşanmakta, hem de sigarayı bırakma oranı artmaktadır.

    Sigara bıraktırma metotlarının hiçbiri tek başına % 100 tesirli değildir. En başarılı neticeler, psikolojik, zihnî ve ruhî süreçler ilâç tedavisiyle desteklendiğinde elde edilmektedir. İlâç tedavileri, sigara bırakıldığında ortaya çıkan yoksunluk ve diğer belirtilere yönelik "semptomatik" tedavileri ve sigara içme isteğini azaltan ilâçları ihtiva eder.

    Ruhî ve mânevî perspektiften ise, sigara bırakmada en önemli unsur hem müptelânın hem de sevenlerinin dua etmesidir. Bize zor gelen, altından kalkamayacağımızı düşündüğümüz zorluklar samimi isteme ve Allah'a (celle celâluhu) yalvarma neticesinde ancak O'nun tarafından giderilir. Ancak O'nun (celle celâluhu) murad buyurması ile şahsî ve küllî plânda aşılmaz zannedilenler aşılabilir.