Şeyhi

'Biyografi' forumunda KaRL_ tarafından 9 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. Şeyhi

    Arkadaşlar.
    Bu haftaki divan edebiyatı şairimiz Şeyhi..

    Asıl ismi Yusuf Sinanüddin veya Yusuf Sinan'dır. Germiyanlı Şeyhi olarak da bilinir. Orhan Gazi ve I. Murat'a vezirlik yapmış olan Sinanüddin Fakıh Yusuf Paşa ile karıştırılmamalıdır.
    Şeyhi'nin doğum tarihi bilinmese de, Kütahya'da doğduğu ve çocukluğunu burada geçirdiği bilinmektedir. Bazı kaynaklarda 1371 yılında doğduğu belirtilse de bu tarihin doğruluğu ispatlanmamıştır. Bilime olan merakı ile İran'a gitmiş, burada başta tıp ve tasavvuf olmak üzere yoğun bir eğitim görmüştür. Öğrenimini tamamlayarak Anadolu'ya geri döner. Bu sıralarda Hekim Sinan olarak anılmaktadır. Bir hekim olarak ünlenen Şeyhi'nin tedavi ettiği hastalar içinde Sultan Mehmed Çelebi de vardır. Başarılı tedavi üzerine Sultan Çelebi Mehmed Şeyhi'ye Kütahya yakınlarındaki Tokuzlu köyünü hediye eder. Fakat Şeyhi köyde (muhtemelen köylülerce) soyulur ve dövülür. Bunun üzerine Harnâme (Eşekname) isimli mesneviyi yazar. Bu fabl eserde, kaderi yük taşımak olan bir eşeğin semiren öküzlere özenmesi üzerine başına gelenler mizahi ve alegorik bir dil ile hicvedilmiştir.


    Harname

    Bir eşek var idi zâif ü nizâr

    Yük elinde kat'i şikeste vü zâr

    Gâh odunda vü gâh suda idi

    Dün ü gün kahr ile kısuda idi

    Ol kadar çeker idi yükler ağır

    Ki teninde tü komamışdı yağır

    Nice tü kalmamışdı et ü deri

    Yükler altında kana batdı deri

    Dudağı sarkmış u düşmiş enek

    Yorılur arkasına konsa sinek

    Toğranur idi arpa arpa teni

    Gözi görince bir avuç samanı

    Kargalar dirneği kulağında

    Sinegün seyri gözi yağında

    Arkasından alınsa pâlanı

    Sanki it artuğıydı kalanı

    Birgün ıssı ider himâyet ana

    Ya’ni kim gösterür inayet ana

    Aldı pâlanını vü saldı ota

    Otlayurak biraz yüridi öte

    Gördi otlakda yürür öküzler

    Odlu gözler ü gerlü göğüzler

    Boynuzı ba’zısınun ay bigi

    Kiminün halka halka yay bigi

    Ne yular derdi ne gâm-ı pâlân

    Ne yük altında haste vü nâlân

    Acebe kalur u tefekkür ider

    Kendü ahvâlini tasavvur ider

    Ki birüz bunlarunla hilkatde

    Elde ayakda şekl ü sûretde

    Bunlarun başlarına tâc neden

    Bize fakr ü ihtiyâc neden

    Bizi ger arpa ok u yây itdi

    Bunlarun boynuzun kim ay itdi

    Didi bu müşkilümi itmez hal

    Meger ol bir falân har-i a’kal

    Var idi bir eşek firâsetlû

    Hem ulu yollu hem kiyâsetlû

    Çok geçürmiş zamâneden çağlar

    Yükler altında sızırup yağlar

    Ol ulu katına bu miskîn har

    Vardı yüz sürdi didi iy server

    Sen eşekler içinde kâmilsin

    Âkıl ü şeyh ü ehl ü fâzılsın

    Anda k’ıslâh ide tapun şer ü şûr

    Har-î Deccâle diyeler ker ü kûr

    Menzil-i mü’minîne rehbersin

    Merkeb-i sâlihîne mazharsın

    Nesebündür mesel hatîblere

    Nefesün hoş gelür edîblere

    Sen eşeksin ne şek hakîm-i ecell

    Müşkilüm var keremden itgil hall

    Bugün otlakda gördüm öküzler

    Gerüben yürür idi göğüzler

    Her biri semîz ü kuvvetlü

    İçi vü taşı yağlu vü etlü

    Niçün oldu bulara enzâni

    Bize bildür şu tâc-ı sultanî

    Yok mıdur gökde bizüm ılduzumuz

    K’olmadı yir yüzinde boynuzumuz

    Her sığırdan eşek nite ola kem

    Çün meseldür ki dir benî âdem

    Har eger hâr ü bî-temîz oldı

    Çünkü yük tartar ol azîz oldı

    Bâr-keşlikde çün bizüz fâik

    Boynuza niçün olmaduk lâyık

    Böyle virdi cevâb pîr eşek

    K’iy bilâ bendine esîr eşek

    Dün ü gün arpa buğday işlerler

    Anı otlayup anı dişlerler

    Çün bular oldu ol azîze sebep

    Virdi ol izzeti bulara Çalab

    Tâc-ı devlet konıldı başlarına

    Et ü yağ toldı iç ü taşlarına

    Bizüm ulu işimüz odundur

    Od uran içümüze o dûndur

    Bize çokdur hakîki buyrukda

    Nice boynuz kulağ u kuyruk da

    Döndi yüz derd ile zaîf eşek

    Zâr ü dil-haste vü nahîf eşek

    Didi sehl ola bu işün aslı

    Çünki şerh oldı bâbı vü faslı

    Varayın ben de buğday işleyeyin

    Anda yaylayup anda kışlayayın

    Nice yiyem odun ile letler

    Bulayın buğday ile izzetler

    Gezerek gördi bir gögermiş ekin

    Sanki dutardı ol ekin ile kîn

    Aşk ile değdi girdi işlemeğe

    Gâh ayaklayu gâh dişlemeğe

    Arpa gördi gögermiş aç eşek

    Buldı cân derdine ilâç eşek

    Değme kerret ki şevk ile karvar

    Toprağın bile götürür harvar

    Eyle yidi gök ekini terle

    Ki gören dir zihî kara tarla


    [SES]http://www.fileden.com/files/2008/5/22/1924437/huzzam.wma[/SES]
     



  2. Yiyürek toydı karnı çağnadı

    Yuvalandı vü biraz ağnadı


    Başladı ırlayup çağırmağa

    Anup ağır yükin ağırmağa


    Dimiş ol âdemî ki hoş-demdür

    Niam oldukda bî-nagam gamdur


    Pes idüp cûş içinde eşvâkı

    Rast düzdi nevâ-yı uşşâkı


    Çeker âvâze tîz ider perde

    Hoş ser-âğaz ider muhayyerde


    Nice düzmek ki bozdı âhengi

    Perdesin açdı ol cihân nengi


    Çıkarur har çün enker-ül esvât

    Ekin ıssına arz olur arasât


    Ağaç elinde azm-i râh itdi

    Tarlasını göricek âh itdi


    Dâneden gördi yiri pâk olmış

    Gök ekinliği kara hâk olmış


    Yüreği sovumadı söğmeg ile

    Olımadı eşeği dögmeg ile


    Bıçağın çekdi kodı ayruğını

    Kesdi kulağını vü kuyruğını


    Kaçar eşşek acıyaruk cânı

    Dökilüp yaşı yirine kanı


    Uğrayu geldi pîr eşek nâgâh

    Sordı hâlini kıldı derd ile âh


    Yermürü inleyü didi iy pîr

    Har-ı rûbâh bigi pür-tevzîr


    Bâtıl isteyü haktan ayrıldum

    Boynuz umdum kulakdan ayrıldum


    Benem ol gâm yükinde har-ı leng

    Gussalar balçığında vâlih ü deng


    Ne yüküm bir nefes giderici var

    Ne biraz çekmeğine yarıcı var


    Har gedây-iken arpaya muhtâç

    Gözedürem k’urıla başuma tâc


    İster iken halâldan rûzî

    Varım itdüm haramîler rûzî


    Ger tonuzlara olmaya buyruk

    Âh gitdi kulağ ile kuyruk


    Hükm-i sultâna k’ola pâyende

    Çarh çâkerdürür felek bende


    Kim ola bâri bir iki eclâf

    K’ide tevk-i pâdişâha hilâf


    Şâh kahrı ne’ûzü-billâh eger

    Çarh baş çekse ide zîr ü zeber


    Göklere irdi nâle vü feryâd

    Dâd iy pâdişâh-ı âdil dâd


    Şeyhî uzatma nâle vü âhun

    Nüktedândur bilür şehen-şâhun


    Ger inâyetden istesen tevfîr

    Kılma devlet duâsını taksîr


    Nice kim bu zamâne-i nâ-sâz

    Câhile nâz vire ehle niyâz


    Ne kadar kim cihân-ı bî-ihlâs

    Ârifi hâric ide âmiyi hâs


    Ol şehün işi izz ü nâz olsun

    Düşmeninün gam ü niyaz olsun




    Hacı Bayram Veli'den fazlasıyla etkilenmiş ve onun dervişi olmuştur. II. Murat zamanında saraya çok yakın olan Şeyhi, padişahın hekimlerindendir. Bizzat padişahın isteği üzerine Hüsrev ü Şirin'in Türkçe tercümesini yazmaya başlamıştır. Bu eserini tamamlayamadan vefat etmiştir. Vefat tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, genel kanı 1431 yılında vefat ettiği üzerinedir. Mezarı Kütahya'ya 7 kilometre mesafede Dumlupınar köyünde Erenlerbaşı olarak tanınan bir ziyaret yeridir.

    Şeyhi erken dönem Divan Edebiyatı şairlerindendir ve divan edebiyatının gelişmesine büyük katkısı olmuştur. Tasavvufi bir kişilik olmasına ve tasavvuf eğitimi almış olmasına rağmen eserlerinde tasavvufi öğeler bulunmamaktadır. Din dışı şiirler yazmayı tercih etmiştir.



    Başlıca Eserleri
    Divan
    Hüsrev ü Şirin
    Harnâme


    Ayrıca edebi eserlerinin yanında tıpla ilgili eserlerden kaleme almıştır:

    Kenz-ül Menafi
    Habnâme
    Neynâme


    Eserlerinden örnek

    Gazel

    Ölme gönül firaak ile Îsâ-nefes gelür
    Yanma ciger figaan ile feryâd-res gelür


    Can bülbili teferrüc-i dîdâr kılmasa
    Firdevs bostânı gözüne kafes gelür


    Her bî-haber ne bile mahabbet safâsını
    Nâ-merde aşk u derd hevâ vü heves gelür


    Bilmez kimesne kaafile-i dûstdan haber
    Geh geh budur kulaguma bang-ı ceres gelür


    Şeyhî ko peşpeşeyi dahı şehbâzı kıl şikâr
    Sîmürg-i himet olana âlem meges gelür
     



  3. Bilgi ve paylaşıma teşekkürler Karl
    Emeğine sağlık.
     



  4. 'Bir eşek var idi zâif ü nizâr
    Yük elinde kat'i şikeste vü zâr'

    Harname mesnevisi unutmadıklarım arasında ilgimi çekmiş ve ezberlemiştim,vurgular ve ahengi hoşuma gidiyordu:f40: Hala dün gibi aklımda bu satırlar:f40:
    Emeklerine sağlık teşekkürler KarL:f118:
     



  5. bilgi ve paylaşımına teşekkürler zevkle okudum :f118: :f118: :f118:
     



  6. müzik eşliğinde güzel bir sunum hazırlamışsın KaRL_ yüreğine sağlık
     


Benzer Konular
Yükleniyor...