Şeyh Nazım Kıbrısi hayatı

'Hakkında bilgi' forumunda Aysell tarafından 7 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Şeyh Kıbrısi'nin hayatı
    Şeyh Nazım Kıbrısi biyografi


    [​IMG]

    Şeyh Nazım Kıbrısi 21 Nisan 1922 (26 Şaban 1340) Pazar günü Kıbrıs’ın Larnaka şehrinde doğmuştur. Baba tarafından soyu Abdulkadir Geylâni Hz’lerine dayandığından Kadiri Tarikatının terbiyesine girdi, anne tarafından Mevlâna Celâleddini Rûmi Hz’lerinin soyundan geldiği için Mevlevi Tarikatının da terbiyesini aldı (1940- Hicri 1359)Kıbrıs’ta liseyi bitirdikten sonra, iki ağabeyi ve bir kız kardeşinin yaşadığı İstanbul’a giderek İstanbul Üniversitesi kimya mühendisliğine girdi O sırada Şeyh Cemaleddin el Lasuni Hz’den arapça dersleri aldı Kimya Mühendisliğinde de çok iyi gittiğini gören Üniversite hocaları onu araştırma yapmaya teşvik ediyordu ama o; “Modern ilim beni cezbetmiyor, kalbim hep manevi ilimlere çekiliyor” diyordu

    İstanbul’da ilk sene ilk manevi şeyhi olan Nakşibendi tarikatı şeyhi Süleyman Erzurumi hazretlerini (vefatı: 1948) bulup Nakşibendi yolunun disiplinine girdi Bu yıllarda Sultanahmet camisinde, bütün geceyi tefekkürle geçirdiği sık sık görülürdü İçindeki kutsal topraklara gitme hissi arttığı günlerde Şeyhi onu Abdullah Dağıstani Hazretlerine gitmesinin zamanının geldiği müjdesini verdi Şeyh Abdullah Dağistanî Hz’lerini· bulmaya Şam’a gitmek için İstanbul’dan Hama’ya geldi,devam etmek istediyse de bu bölgede Fransızlar ve İngilizler savaş halindeydi Hama’da bir yıl Halid bin Velid Hz’lerinin makamında kaldı Nakşibendi üstadlarından,Şeyh Abdulcelil Murat ve Şeyh Seyyid Essubayî Hz’lerinden manevi terbiye alıp Kuran-ı Kerîm tilâveti üzerine ilim yaptıŞeyh Nazım1944 yılında (Hicri 1364) Trablus’a gitti Şeyh Münir el Melik ile bir ay kaldı

    1945’te (1365 Hicri yılbaşında)bir Cuma günü,Peygamber ailesinden bir çok kişinin ve Bilal Habeşi Hazretlerinin türbesinin bulunduğu Hayy el-Meydan bölgesinde ikâmet eden Şeyh Abdullah Dagistani ile buluşmak üzere Şam’a geldi Yüzünden nur akan, kalbinden ve gülümseyen yüzünden sıcaklık gelen bu güzel insanla buluştu Bir gece kaldıktan sonra,ona beş yıldır görmediği Kıbrıs’a geri gitmesini emrediyordu Ona olan muhabbeti o kadar yoğundu ki, ayrı kalmayı düşünemiyordu Ona ulaşmak için bir buçuk sene geçirmiştiİmtihan çok büyüktü Ama tarikatta, mürit şeyhinin arzusuna teslim olmalı idi

    Şeyh Nazım Adil, Kıbrıs’ta İslami eğitimi ve manevi terbiyeyi yaymaya başladı Bir çok insan gelip Nakşibendi tarikatını kabul etti Maalesef bu zaman, dinin Türkiye’de kısıtlandığı bir zamandıDoğduğu yere gittiğinde yaptığı ilk şey camiye gidip Arapça ezan okumak oldu Hemen tutuklanıp bir hafta hapis yatmak zorunda kaldı Serbest kalır kalmaz Lefkoşa büyük camisine gidip minaresinde ezan okudu Bu olay, resmi makamları çok kızdırdı ve aleyhine 114 dava açtılar Davaların okunma günü geldiğinde,Türkiye’de yeni başbakan seçilen Adnan Menderes, bütün camileri açıp arapça ezan okunmasına izin verdi
    Şeyh Nazım bu yıllarda,Kıbrıs’ın her yerini dolaştı Lübnan, Mısır, Suudi Arabistan ve daha birçok yeri ziyaret edip tarikatı öğretti 1952 yılında Şam’a yerleşip büyük Şeyh Efendinin müridlerinden Hacı Emine Hanım ile evlendi Bundan sonra Şeyhinin yanında Şam’da yaşayıp her sene Recep, Şaban ve Ramazan aylarında ailesi ile beraber Kıbrıs’ı ziyarete gidiyordu Bu arada iki kızı ve iki oğlu olmuştu

    Halvetleri
    İlk halvetini 1955’te Ürdün Süeyl’de Abdullah Dağıstani Hazretlerinin emriyle yaptı Bağdat’ta Abdül Kadir Geylani Camisindeki halvette altı ay geçirdi Medinede Peygamberimizin camisinin yanında eski bir odada şeyhiyle aynı odada halvet yapma ayrıcalığına sahip oldu40 günden bir seneye kadar süren birçok halvete girmiştir

    Seyahatleri
    Şeyh Nazım her sene Kıbrıslı hacı kafilesine lider olarak Hacca giderdi Toplam 27 kez Hacca gitmiştirBir keresinde, Büyük Şeyh Efendi, Şam’dan Halep’e yürüyerek gitmesini ve her köyde durup iman, Tasavvuf ve Nakşibendiliği yaymasını istedi Şam Halep arası yaklaşık 400 km idi ve gidip gelmek bir yıldan fazlasını almıştıBir iki günlük yürüyüşten sonra bir köye varıyor, insanları eğitmek, Nakşibendi tarikatını yaymak ve zikir yaptırmak için orada bir hafta kalıyor sonra diğer köye gitmek için tekrar yola koyuluyordu Kısa zamanda, ismi Ürdün sınırından Türkiye sınırına kadar her ağızda söyleniyordu

    Aynı şekilde, Büyük Şeyh Efendi, Şeyh Nazım’ın Kıbrıs’ı da baştan başa yürüyerek dolaşmasını istemişti Bir köyden diğerine gidiyor, insanları islama çağırıp, dinsizlik ve maddeciliği bırakmalarını istiyordu Kıbrıs’ta o kadar tanınmış ve sevilmişti ki, renkleri koyu yeşil olan sarık ve türbanının rengi adada “Şeyh Nazım yeşilbaş”olarak bilinir olmuştu 1974 yılında Londra’da Ehli sünnet vel cemaat itikatını gözeten ilk Nakşibendi merkezi açıldı 1986 yılında uzakdoğu; Bruney, Malezya, Singapur, Hindistan, Pakistan,Sri Lanka’yı ziyaret etmiştir 1991 de Amerika’ya olan ilk seyahatinde onbeş eyaletten fazla yere ziyarette bulundu Müslümanlarla ve değişik dinlerden kimselerle; hristiyanlarla, budistlerle, yahudilerle,hindularla, ve new age inananlarla buluştu Amerika’ya tekrar 1993 te gitti ve yine şehirleri, köyleri ziyaret ederek;insanoğlunu İslâma çağırdı Yine aynı yıl Orta Asya gezisini yaptı Sanal âlemdeki ingilizce internet sayfasındaki sohbetleri günde 30 bin kişi ayda ortalama bir milyon kişi ziyaret etmektedir

    Şeyh Nazım yabancı dillere çevrilen İslâm tasavvufu ile ilgili 80 nin üzerinde kitabı, binlerce vcdsi ve binlerce saat kaydedilmiş sohbetleri mevcuttur Eşsiz bir bilgin olan Şah-ı Nakşibendi Hazretlerinin yolunda tasavvuf ilmini sohbet ve usül ile tatbik ederNakşibendi Tarikatının Altın Silsilesinin kırkıncı halkasıdır