Şeyh Edebali Kimdir Hayatı ve Çalışmaları

'Biyografi' forumunda Belinay tarafından 12 Mart 2012 tarihinde açılan konu


  1. Şeyh Edebali


    Doğum 1206 ?
    Ölüm 1326 ?
    Şeyh Edebali; Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında yaşamış bir İslam ilahiyatçısı-din bilgini, Ahi şeyhi, Osman Gazi'nin kayınbabası ve hocası, bir anlamda da sonradan imparatorluk olacak Osmanlı Devleti'nin fikir babasıdır.

    HAYATI
    Karaman’da doğan Edebali ilköğrenimini de burada yaptı. Daha sonra Dımaşk’a giderek dönemin önemli alimlerinden dersler aldı. Buradaki tahsilini tamamladıktan sonra memleketine dönen Edebali, tasavvufa yöneldi ve Bilecik’te bir zaviye kurarak halkı irşada başladı. Şeyh Edebali ile Bilecik’te tanışan Osman Gazi, onun zaviyesine giderek dini ve idari konularda şeyhin görüşlerini aldı.

    OSMAN GAZİ İLE DOSTLUĞU
    Kaynaklarda anlatılanlara göre Osman Gazi bir gece Edebali’nin zaviyesinde kalmış, rüyasında şeyhin koynundan doğan bir ayın kendi koynuna girdiğini, aynı anda göbeğinden bir ağaç bittiğini ve bu ağacın gölgesinin dünyaya yayıldığını, altından dağlar yükseldiğini ve her dağın altından da suların çıktığını görmüş. Osman Gazi rüyasını Edebali’ye anlatınca şeyh, “Hak Teala sana ve nesline padişahlık verdi. Mübarek olsun. Kızım Malhun Hatun da senin helalin oldu” der. Edebali’nin bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun ile evlenmiştir.

    Şeyh Edebali aynı zamanda ahi teşkilatının da reisidir. Ahi şeyhliğinin Edebali’den sonra kime geçtiği bilinmemekle birlikte I. Murat’a intikal ettiği düşünülmektedir.

    SON YILLARI VE ÖLÜMÜ
    Hayatının son zamanlarında kızı ve torunu ile Bilecik’te oturan Edebali’ye Kozağaç köyünün öşür ve hasılatı verilmiş, kızı Rabia Hatun kendilerine verilen bu köyü tekkeye vakfetti. Kızı Malhun Hatun adına da Eskişehir’de bir mektep olduğu belgelerden öğreniliyor.

    Şeyh Edebali uzun bir ömür sürdürdükten sonra 1326 yılında hayatını kaybetti.

    KİŞİLİĞİ VE ÇALIŞMALARI
    Edebali, mutasavvıf olması yanında ilk Osmanlı kadısı ve müftüsüdür. Döneminin birçok fakihi ile görüşmüş ve onlardan ders almış, çok sayıda talebe yetiştirdi. Önde gelen öğrencilerinden damadı Dursun Fakih, şeyhten sonra Osmanlı Devleti’nin ikinci müftüsü ve kadısı oldu.