Sevgiyle Yasayın....

'Sorularla İslamiyet' forumunda menzil tarafından 28 Nisan 2009 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]


    Sevgi’yi
    Efendimiz’den dinlemek ve yaşayabilmek en güzeli, değil mi sevgili kardeşlerim..Sevgi, hasletlerin en güzeli, varlığımızın sebebi.Ve..SEVGİ dünyasında yok olmak ve bunu başarmak için yaşamalıyız.

    Efendimiz Buyuruyorlar ki;


    “Bütün dünyayı sevgi boyutundan gözleyin diyorum. Bütün dünyaya sevginin gözlükleriyle, hatta sevginin dürbünüyle, hatta sevginin teleskopuyla bakın.
    Sizi siz yapacak olan , Allah’ın sevgilisi kılacak olan şey; sizin başkalarına verdiğiniz, verebildiğiniz sevgidir sadece. Sakın birbirinizden nefret etmeyin.
    Sakın başkaları size yanlış davrandılar diye onlardan intikam almaya kalkmayın. Sakın sevginizi azaltacak olan bir davranışın içinde olmayın; velev başkaları size karşı öyle davransalar bile.

    Diyelim ki, bir kardeşiniz size bir haksızlık yaptı, sakın ona karşı sevginizi azaltmayın. Onu kaybetmek istemiyorsanız bunu yapmayın. Zaten yaptığınız zaman kaybeden o olmaz, siz olursunuz.

    Sevginiz azaldıkça Allah’ın katında devamlı deracat kaybedersiniz. Başkaları size yanlış davrandığı zaman yapmanız lazım gelen şey, sevginizi ona hissettirmektir. Yapmanız lazım gelen şey; onun kalbini kırmadan ona sevgiyi aşılamaktır.

    Kıskançlık, fesat , intikam, nefret , bunlar şeytanın karşısındaki şeytanın kaleleridir. Size hiç hissettirmeden sinsi sinsi yaklaşır ve başkalarından nefret etmenizi sağlamaya çalışır. En ufak bir hata yapan insan için olmadık şeyleri kalbinize fısıldayan hep o iblistir.

    Bizimle tartışmalarda bulunan insanlara dikkatle bakın. Neden bize bu kadar kızıyorlar ve neden biz onlara hiç kızmıyoruz. Bu dikkatinizi çekmiş olmalı.
    İşte taraflardan birinde bizim can evimizde yalnız sevgi var , onları da severiz. Hiç birisi bize düşmanlık yaptı diye bizim düşmanımız olmaz, biz onları düşman kabul etmeyiz. Düşman olmaları da zaten mümkün değil bize.
    Çünkü biz onların da Allah’ın yoluna girmesinden başka onlardan hiçbir talebimiz yoktur.
    Allah’ın yoluna girerlerse ne olur? Mutlu olurlar. Biz de onara ne kadar mutluluk verebilirsek o kadar mutlu oluruz. Öyleyse biz de onlar gibi onlara düşman olsak ne olur? Kaybeden biz oluruz, onların seviyesine ineriz. Ama Allahu teala buna hiçbir zaman müsaade vermediği gibi bizim kalp yapımızı öyle bir değiştirir ki, orada nefretten eser kalmaz.

    Bir insan düşünün sizi öldürmeye kararlı, defaatle denemiş, bunu da yakından biliyorsunuz. Ona da kızamazsınız. Öyle bir noktaya ulaşacaksınız ki; kızamazsınız , öfkelenemezsiniz, ondan nefret edemezsiniz..
    Allahu Teala sadece size kötülük yapmak isteyen insanlara karşı sizde acıma duygusu uyandırır, onlara da sevgiyle bakarsınız. Aynı sevgi potasında hem en kötü insanı, hem en iyi insanı bulundurursunuz.
    Unutmayın. Sizin de sevginiz en az sevgiden en çok sevgiye kadar artar.
    İşte bu en az sevgiden en çok sevgiye kadar uzanan spektrumun bir alt boyutunda nefreti hissediyorsanız orada durun. Siz o zaman henüz Allah’ın adamı değilsiniz. Allah’ın kadını değilsiniz.

    Sevgi… O dünyada nefrete yer yoktur. O dünyada kavgaya yer yoktur. İnsanlar sadece bu sevgi boyutundan cevap alırlar, kendi kurtuluşları için.
    Eğer Allahu Teala bazen o insanlar için , onların ders almaları istikametinde , Allah’ın üst seviye evliyalarına , mürşitlerine bir şeyler söylüyorsa , söyletiyorsa , ve bu söylenenler onları kızdırıyorsa aslında söylenenler onları kızdırmak için söylenmemiştir.
    Sadece onları Allah’ın yoluna davet etmek için Allah’ın güzelliklerini onlara öğretebilmek için, onları da kurtarabilmek için söylenmiştir..

    Dikkat edin ki, öyle bir boyutta yaşıyor dünya ,öyle bir boyutta yaşıyor ki; din adamları insanlara öğrettikleri şeylerle onları kurtarmaları hiçbir şekilde mümkün değil, kendilerini de. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, din öğretenler de kurtulamazlar, onlardan din öğrenenler de kurtulamazlar.
    Hepsinin gideceği yer ne yazık ki cehennemdir.
    Eğer siz sevgiyle yoğrulmuş olsaydınız ve bütün din adamlarının insanlara , onları sadece cehenneme götürecek şeyleri öğrettiklerini , hiç birinin kurtulmasının mümkün olmadığını bilmiş olsaydınız , onlar için sadece üzülür , onlar için ızdırap duyar ve onların da kurtuluşu ulaşmaları için elinizden gelen her şeyi yapmaya hazır olurdunuz.

    İşte öyle bir güne ulaşacaksınız ki , siz sadece başkalarına verebildiğiniz mutluluk kadar mutlu olacaksınız. Öyle bir güne ulaşacaksınız ki, size ait hiçbir şey olmadığını , sahip olduğunuz her şeyin aslında Allah’ın olduğunu ve onları başkaları için harcamak gereğini duyacaksınız.
    İşte sevginin bu boyutuna dikkatle bakın. Üç safhadan bahsediyorum sizlere; birinci safhada siz varsınız , başka insanlar var ve Allah var.
    Ne kadar sürer bu? Ne kadar süre başkalarının size yaptığı davranışlarda , sizi üzen, sizi nefrete götüren bir şeyler hissediyorsanız o kadar sürer. Bir gün onlar hakkında nefret duymamaya başlayacaksınız. Sadece size kötülük yapanlara acıyabileceksiniz.
    Onların da kurtulmasını talep edeceksiniz. İşte ne zaman bunu hissedebilirseniz , Yani onların yaptığı hiçbir şey sizin üzerinizde onlara karşı negatif bir tesir uyandırmadığı bir noktaya ulaşabilirseniz , size yapılan bütün kötülüklere rağmen onları sevebilirseniz , gene en büyük talebiniz onların da kurtulması olursa , o zaman artık onlar yok ; siz varsınız ve sadece Allah var.

    Acaba ne demek istediğimi anladınız mı ? Öyle bir dünyadan bahsediyorum ki, o dünyada size kötülük yapan kim olursa olsun , onlara karşı öfke duyamazsınız, kin duyamazsınız , nefret duyamazsınız .
    Duyabileceğiniz şey sadece sevgidir. Ve onların sizin ulaştığınız o güzel yerlere ulaşamamaları sebebiyle onlara sadece acıyabilirsiniz.. Onların size karşı olan davranışları ne olursa olsun, artık sizin üzerinizde negatif tesir oluşturması mümkün olmayan bir limandaysanız o zaman artık onlar yok.
    Orada siz varsınız ve Allah var. İşte ulaşmanız lazım gelen son merhale bu. Sadece her devirde zamanın halifesi –ki aynı zamanda huzur namazının imamıdır- O üçüncü noktaya ulaşacaktır. Üçüncü noktada kendisi de yoktur.
    Sadece Allah vardır.
    Yani onun iradesi bağlanmış, birinci pozisyon; iradesi ref edilmiş; ikinci pozisyon, tasarruf altına alınmış; üçüncü pozisyon. Tasarruf altına alındığından itibaren kendisi artık yoktur. Sadece Allah vardır. İşte bu insan sevginin bütününün sahibidir. Allahu Tealanın yer yüzündeki temsilcisidir. O’nun vekilidir. Bu açıdan vekilidir. Sevgi açısından.

    Bütün hasletlerin ruhunuzun bütün hasletlerinin başında sevgi gelir. İşte bu sevgiyi en üst boyutlarda yaşadığınız yer burasıdır. O noktaya dikkatle bakın; o nokta tasarruf noktasıdır. İşte Allahu Teala onlardan bahsediyor. “Sizin için bir sorumluluk yoktur davranışlarınızda.
    Çünkü siz seçim hakkının sahibi değilsiniz. Ne söylerseniz biz söyletiriz. Ne yaparsanız biz yaptırırız. Ne söylerseniz siz söylemezsiniz.
    Onları söyleten Biz’iz. Ne yaparsanız siz yapmazsınız onları yaptıran Biz’iz” der, Allahu Teala.
    Ve görürsünüz ki gerçekten iradi yapınızın Allah’ın karşısında şu kadarcık bir değeri yoktur. Siz sevginin en üstünüyle ona yüzde yüz köle olmayı başarmış olursunuz.

    (Efendimiz Buradan İtibaren Gözyaşıyla Sürdürüyor Sözlerini..)

    Hepiniz Allah’a köle olun! Onun sevgisinin içinde kaybolun..!Bunu yaşayın..Sevgiyi Yaşayın…Sizi sonsuz saadetlere götürecek olan şey ; sizin geminizin yelkenini şişirecek olan tesir; en üst boyutlarda sadece sevgi rüzgarıdır. her şeyin yerini sevgi almalı. Bütün güzelliklerin sevginin arkasında saklandığını hiç unutmayın. Ve bileceksiniz ki, siz Allah’ı ne kadar severseniz Allah sizi sizin sevdiğinizin binlerce katı fazla sever, sevginiz arttıkça O’nun da size olan sevgisi aynı oranlarda artar. Yani sizin sevginizin binlerce katı oranında artar.

    Öyle bir güne geleceksiniz ki , sevgiden başka hiçbir şey kalmayacak. Bütün diğer hasletlerinizin renkleri sevginin rengine dönüşecek ve sadece onun ışığında göreceksiniz. Onun ışığında konuşacaksınız. Onun ışığında yaşayacaksınız. İşte bunun adı mutlak sevgidir. Hepinizin o mutlak sevgiye ulaşmasını yüce rabbimizden dileyerek sözlerimi tamamlıyorum..



    Allah Hepinizden Razı Olsun..



    Davranış Biçimleri Sohbetinden Hazırlanmıştır..

    alıntı