Sevgilisini Kaybedenlere Mahsus Öğrenim Belgesi

'En Güzel Şiirler' forumunda ĐẽρЯẽśįf tarafından 18 Eylül 2009 tarihinde açılan konu


  1. Seni terk ediyorum, aklımda kuşlar var.
    Seni terk ediyorum, yazgımda kışlar var.
    Çocukların uykusunu böler bu lanet şehir.
    Mahrem bölgende bu şehre benzeyen bir ben var!
    Payımıza düşen hep kir, kir, kir...
    Seni terk ediyorum sevgilim, daha fazla dibe düşmemek adına,
    daha fazla dibine düşmemek namına...




    Evet.
    Seni terk ediyorum.
    Seni annenin ince uçlu bir yüzyılla
    ince uçlu bir tığla çeyizin için işlediği gri cinayetlerin ortasında
    ipek kokan dudaklarımla öptüm.
    Seni benden önce dudaklarım gördü.
    Seni benden önce başkaları ördü.
    Bakışından öptüm.
    Ürktüm,
    ürktüm,
    ürktüm...
    Tüm olay mahallerini kendime diktim acıtarak etimi!
    Tüm delilleri sana kilitledim sancıtarak rahmini!
    Seni terk ettim.
    Artık kendi kuşlarına mezar alzheimer bir göktüm.

    Aklım mı?
    Unut onu!
    Savaş meydanlarında en çok ben öldürüldüm!



    Şehrin çehresine kan gibi çöken ayrılığın gözlerine
    perde diye kitap indiriyor tanrısız melekler.
    Ben rakıyı biraz kaçırınca,
    ben acıyı keskin yarıklarımla korkutup kaçırınca
    dünyadır diye kendi göğümden kalkıp dudaklarına kaydım.
    Sahi, filmlerde gördüğümüz Kadıköy müdür bu?
    Tüm tuzlu sular kanayan kalbimize mi boşalır?
    Oysa ben seni,
    tanımadığım kara parçalarında sahipsiz bir İstanbul sandım!


    Ben seni terk ettim!
    Aylar gibi.
    O ayların içindeki hastalıklı günler gibi
    düşen uçakta yolculara hâlâ sakin olmaları gerektiğini söyleyen pilotun
    ölmeden önce kendini seviştiği hostesin jartiyeriyle asmak istemesi gibi zevkli intihar denemeleri.
    Onlar gibi: Kaza gibi;
    Neden serin sularda bu kadar acıklı oluyor sevişmelerin sonu?
    Hep onlar gibi, hep.
    Seni terk ettim.

    Aklım mı?
    Unut onu!
    O oynanan her aşk kumarında büyük sayıların arkasına gizlenirken
    ben yektim.


    - Ey İstanbul! Yanyana yürümeyelim biz seninle. Kanımı geri ver!
    Sevişirken evrim geçiriyor bana verdiğin melek, yatağımda acılarımı kemiren bir emir olmuş.
    Sürekli gitmen gerek emirleri yağıyor merkez büstüme.
    Kanımı geri ver! Kanımı geri ver!
    Yıkma bu savaşı benim üzerime!!! Yıkma bu savaşı benim üzerime!!!
    Elleriyle seviştiğim kadın mor düşüyle bir melek olmuş.

    Herkes mutsuz, herkes avare. Herkes bıkmış beynimde zikredilen olmaktan.
    Kanımı geri ver dedim.
    müşkülpesent kalmışım kanamaktan!


    Biliyorum, biliyorum...
    Ben... Ben seni terk ettim.
    Sana çeyizine hediye getirir gibi marazlı bir bahar getirdim.
    Uçurumlar getirdim.
    Seni tüm filmlerden çok daha fazla ağlattım otobüs gelmeyen garlarda
    Seni burada yolcu beklenmez diyen bekçiden çok daha fazla sinirlendirdim
    çok daha fazla üzdüm.
    Karanfil koktuk... Dalsız kaldık. Dilsiz kaldık.
    Ben orada, tanrı tarafından tutulmamak üzere verilmiş bir sözdüm.

    Sevgilim, geçmişim beni terk ediyor.
    Öyle bir beddua saplamışsın ki bu savaşta etime
    her yanımdan hiç durmayan
    hiç bıkmayan
    hiç usanmayan bir sen damlıyor...

    Aklım mı?
    Unut onu!
    Unut onu!
    O yüzsüz bir misafir, hep sende kalıyor...