Sevgi kainatın mayasında vardır..

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Semerkand tarafından 16 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu



  1. Sevgi kâinatın mayasında vardır. Her şey sevgi ile açar. Toprağın bağrına düşen tohum sevgi güneşiyle filizlenir. Sevgi hayat suyumuzdur, kurumuş dudaklarımıza can katar. Sinesini açan anne sevgiyle kucaklar yavrusunu, sevgi emer, sevgi soluklar yavru, sonra gülücükler gönderir çevreye. Sevgi hoş gösterir her şeyi. İnsanca bakmanın ilk durağıdır sevgi. Cananı arzulama, candan vazgeçme halidir sevgi. “Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun” fikrinin reftareleşmesidir sevgi. “Güzel görme, güzel düşünme” idealinin kanaviçeleşmesi; renk renk her şeye hayat üfleme hassasiyetidir.

    Gözyaşıdır bazen sevgi. Anlatılamayanı boncuk boncuk hâl diliyle izhar etme keyfiyeti: “Sevgiden bakırlar altınlaşır, sevgiden dertler şifa bulur. Sevgiden tortular saflaşır, sevgiden ölüler dirilir, şahlar kul olur.”

    “Sevmek güzelleştirmektir.” der, Anatola France. İnsanı sevebilmek oradan bütün varlığa öteler ötesinde gelen bir soluğun neşvesiyle bakabilmek. “Yaratığı severiz, Yaratandan ötürü” felsefesini hayat düsturu yapmak. “Levlake” sırrının ifşası olan sultanı hatırlama, O’na esselâm diyebilme nüansı. Kalplere hükmeden varlığı duyma, hissetme, halef olma mükellefiyetiyle herşeye kucak açma tavrı.

    Tolstoy “Kim severse Allah’a yaklaşır, Allah da ona yaklaşır. Çünkü O sevgiyi yaratandır.” müjdesini verir. İbni Hazm Güvercin Gerdanlığı'nı sevgi retoriğine göre verir: “İnsanın en büyük mutluluğu sevebilmesidir. Sonsuzluk içinde yalnız sevgi hayata mânâ verir. İnsan sevebilmeli ve sevilebilmelidir. İnsan derin ve büyük duygular duyabilmelidir.”

    Sovyetskaya Latertuna’nın ibareleri içinde, “Seven, acı çeken, iyilik için mücadele eden, tek kelimeyle insan olan insanlar” sevginin kutsallığını belirler. Howard Whitzman ise sevgiyi bir ilâç olarak görür. Pope biraz sitemkârdır: “Ferdin kalbine merhamet ellerini uzatanlar kalmamış. Büyük aşk, büyük fedakârlıklar ister. Milletler özledikleri zirvelere, katlandıkları ızdıraplar ölçüsünde kavuşabilirler. Bir bakın dünyamıza, sevginin yerdeki ile gökteki herşeyi birleştirdiğini görün.”

    Bradly sevgiye daha derin mânâlar verir: “Dünyayı değiştiren ve ayakta tutan sevgidir. Sevgi tarihtir, o bir dinamizmdir.”

    Sevginin kuşatıcı tayfları içinde, “Dudaklarında muhabbetten tebessüm, gönülleri sevgiyle harman, bakışları insanî duygularla buğu buğu, herkese ve her şeye şefkatle gamze çakan, doğup batan güneşlerden, yanıp sönen yıldızlardan hep muhabbet mesajları alan sevgi kahramanları” boy atar.

    Sevgiyi severek öven Goethe her biçiminin Allah’tan geldiği için kutsal bulur. Hayatın anlamını kendisinde bulduğumuz Yüce Kitap'ta sevgi şöyle geçer: “İman eden ve salih fiiller işleyenlere rahman olan Allah bir sevgi bahşedecektir.” (Meryem, 19/96)

    Sevgi kahramanı Hz Peygamber ise sevgiyi imanın bir cüzü sayar: “Sizden hiçbiriniz iman etmedikçe cennete giremez. Birbirinizi sevmedikçe de (hakikî anlamda) iman etmiş olmazsınız.” (Buhari, Sahih, İman, 7)

    Yunus'ça konuşursak:
    Dirilirken sevgiler, Yunus meltemi eser yeşeren gönüllere.
    Ben gelmedim dava için
    Benim işim sevgi için
    Dostun evi gönüllerdir
    Gönüller yapmaya geldim.