Seni istiyorum

'Eğlence' forumunda ANANE tarafından 18 Aralık 2010 tarihinde açılan konu


  1. Seni istiyorum
    Kimseye benzemiyorsun sen , tanıdığım hiç kimseye...
    Belki de bu yüzden sana böylesine düşkünlüğüm, sana doyamayışım, sana ulaşma çabam, her an düşüncelerimin senin ekseninde gezmesi hep bu yüzden...

    Yaşamımızı maalesef seçme şansımız yok ama güzelleştirme, geliştirme, olanakları kullanma şansımız var, değil mi... Yine de herkes çok şanslı olmuyor. Herkes kendi kaderini yaşıyor... Bazen benim istediğim hayat bu değil diyorum, başka bir yerde ama nerde? Başka bir zamanda ama nasıl? Uzaklar, gitmeler hiç çare değil, biliyorum.
    Seni istiyorum
    Mutluluk adına içimde olan her duygumu erteledim durdum ben... Belki de doya doya yaşayabileceğim her şeyi sonraya bıraktım. Sonra diye bir şeyin olmadığını bile bile hep yarına dair hayaller kurdum ve belki de hiç gelmesi mümkün olmayan zamanları bekledim durdum...

    Aşk zamana meydan okur ama sen ona karşı koyamazsın. Orada durup öyle bekleyemezsin geleceği. Bir adım atmalısın, bir el uzatmalısın aşka doğru... Aşkın anahtarı cesaret değil mi? Cesur olmak gerekmez mi sevdayı yaşamak için, bir sevdayı büyütmek için?..

    Kaç gece yalnız geçti hesaplasana. Kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti. Neler yapabilirdik neler yaşayabilirdik bir düşünsene...
    Her sabahı birlikte karşılamak vardı. Sevişmekten yorgun düşmüş bedenlerimizi, gün ışığı ile birlikte öpücüklerimizle yeni güne hazırlayabilirdik.
    Gözünü açar açmaz ilk gördüğün ben olabilirdim ve sen benim yüzümde o mutluluğu görebilirdin...

    Bu kentin her yerinde, her sokağında herkesin içinde el ele dolaşabilirdik, bakışlara aldırmadan her an sana sarılıp öpebilirdim...
    Bir şarkıyı sözlerini bilmesek de bağıra çağıra söyleyebilirdik. Sonra bir filme gider, bir kitap okur, denize bakar, bir martının bir lokma simit kapabilmek için vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik...

    Paylaştığımız her şey beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınabilirdi. Özlerdik birbirimizi delice, bir saati yalnız geçirsek bir sonrakini iki saatlik yaşardık, yaşamadığımız o saatin acısını çıkarmak için... Peki ya biz ne yaptık? Aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece uzaktan bakmakla yetindik... Her an aşkı yaşamak varken, her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken, bu yolda birer kaşif olmak varken sürgünleri yaşamaya mahkum ettik birbirimizi...

    Bu sürgünlüğe son vermek saati geldi artık belki de. Ben tutkunun en koyu, sevdanın en deli sözcüsüyüm... Onlar adına konuşuyorum ve onları yaşıyorum umarsızca yüreğimde... Yarını olmayan zamanlarda, hiç bir şeyi düşünmeden erimek adına konuşuyorum. Gözlerinin içine bakarak seni seviyorum demek istiyorum. Aşkın akışına kapılıp, hiç bir kaygı duymadan gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum.
    Kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığı ile irkilmek istiyorum. Yaşamıma senin adınla anlam katmak, mutluluğu bulmak ve bir daha asla kaybetmemek istiyorum onu gözlerinde.

    Seni istiyorum, canıma bir can daha katmak için, ruhumun yalnızlığına, yüreğimin acısına son vermek için, daha mavi bir deniz, daha mavi bir gökyüzü ve daha mavi bir sevda için...


    [​IMG] (Alıntı)