Sen Yürürsün Rüzgar Yürür

'En Güzel Şiirler' forumunda karakız tarafından 20 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. Sen yürürsün rüzgar yürür


    Sabahlar sığmaz olur gözlerine
    Her adımda çözülür bir karanlık
    Şafaklar çiçek sunar ellerine
    Gün tutuşur
    Dağlar aydınlanır
    Yeniden aydınlanır
    Yeniden canlanan bu yaşam
    Türküler dizer saçının tellerine

    Sen yürürsün rüzgar yürür
    Alıp savurur beni saçların
    En kalabalık alanlara götürür
    Bir cellat çıkar apansız
    Bir fidan yeşermeden çürür
    Ve kana bulanır ırmaklar
    Baştan başa geçer kentleri
    Kan temizlenir cellat ölür

    Sen yürürsün rüzgar yürür
    Mahpuslar soluğunla umutlanır
    Toprak çatlar
    Gökyüzü bıçak bıçak şimşeklenir
    Görkemli bir yürüyüş başlar içimde
    Ve bir tan vakti
    Kırılır bütün güzellik yasaları
    Ağaçlar aşk açar bahçelerimde

    Sen yürürsün rüzgar yürür
    Dallar eğilir
    Yapraklar secde eder yürüyüşüne
    Sular kabarıp dalgalanır
    Köpüklü başlarıyla selamlar seni
    Ve tanrılar kalır önünde
    Ne beyler ne krallar
    Seninle yazılır en büyük destan
    En güzel tarih seninle başlar


    Sen yürürsün rüzgar yürür
    Bir sevinç boylanır dünyada
    Çocuklar korkusuz büyür
    Kan boğulur susar
    Dokunup geçtiğin her kuraklık
    Yemyeşil bir vadiye dönüşür



    Sen yürürsün rüzgar yürür
    Bizi bu deprem günlerinde
    İnan ki bir şiirsiz yaşamak
    Bir de sensiz savaşmak öldürür


    Alıntıdır