Şehitlerle ilgili şiirler

'En Güzel Şiirler' forumunda YAREN tarafından 16 Haziran 2010 tarihinde açılan konu


  1. Şehitler ile ilgili şiirler

    [​IMG]

    Şehitler Ölmedi, Şehitler Ölmez


    Duydum Mehmetçik gene şehit olmuş,
    Acı haber her bir yanda duyulmuş,
    Üzüntüden damarlarda kan donmuş,
    Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.

    Hain kurşuna hedef yiğitlerim,
    Kara toprak ta yatan erenlerim,
    Yerde kanınız kalmaz, şehitlerim,
    Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.

    Vatan, millet, bayrak, namus uğruna,
    Göğsün siper oldu, hain kurşuna,
    Dalgalandı sancak, diktin burcuna,
    Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.

    Hep derler ki; Şehitlik ucuz değil,
    Askerlik, yan gel yat yeri hiç değil,
    Şehitler cennette, kabirde değil
    Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.

    Teröristler her yerde aranmalı,
    İzine bakıp, inini bulmalı,
    Yaltaklık edeni yurttan atmalı,
    Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.

    Şehit kanı yerde kalır mı? Sandın,
    Avrupa’nın hep maskesine kandın,
    Geçmişte dünyayı titreten candın,
    Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.

    Analar feryat eder, duyar mısın?
    Yürekleri hep yanar, anlar mısın?
    Helalleşip, selamı alır mısın?
    Şehitler ölmedi, şehitler ölmez


    İstiklal Ordusu Şehitlerine

    Düne kadar en vakur ölümlere güldünüz,
    Bugün bütün milletin gönlüne gömüldünüz,
    Rahat rahat uyuyun son aşiyanınızda.

    Artık ne gözünüzde köy dönmek emeli,
    Ne yaranızı saran ince bir kadın eli,
    Belki arkanızda yok bir ağlayanınız da.

    Varsın dolu bulunsun bin elemle göğsünüz;
    Siz, Tanrı’nı n övdüğü kullardan büyüksünüz;
    Zemzem kutsiyeti var her damla kanınızda.

    Fani akislerini kaybeden sesleriniz.
    En mağrur alınlara diyebilirler: Eğil!
    Edebiyyet en küçük payedir yanınızda.

    Çünkü hürriyet için söndü nefesleriniz,
    Yâdınıza yabancı badiyelerde değil,
    Ana vatanınızda, ana vatanınızda...

    Kemaleddin KAMU

     



  2. Cevap: Şehitlerle ilgili şiirler

    [​IMG]

    Çanakkale Şehitlerine

    Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?
    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
    Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
    Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde-gösterdiği vahşetle “bu: bir Avrupalı”
    Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
    Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer
    Kaynıyor kum gibi, Mahşer mi, hakikat mahşer.
    Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
    Osrtralya’yla beraber bakıyorsun ; Kanada!
    Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
    Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.
    Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...
    Hani tauna da zuldür bu rezil istila...
    Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
    Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,
    Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
    Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına,
    Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz ...
    Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.
    Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
    Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.
    Öteden saikalar parçalıyor afakı;
    Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.
    Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
    Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer
    O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
    Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
    Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,
    Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
    Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
    Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
    Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrına ram?
    Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam.
    Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
    Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
    Bir göğüslerse Huda’nın edebi serhaddi;
    “O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.
    Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
    İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
    Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
    O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,
    Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
    Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
    Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i...
    Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
    Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?
    “Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın.
    Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...
    Seni ancak ebediyetler eder istiab.
    “Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;
    Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;
    Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;
    Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;
    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
    Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;
    Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;
    Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
    Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.
    Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,
    Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
    Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
    Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
    Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat...
    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
    Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

    Mehmet Akif ERSOY

     



  3. Cevap: Şehitlerle ilgili şiirler

    [​IMG]

    Çanakkale

    Övün, ey Çanakkale, cihan durdukça övün!
    Ömründe göstermedin bin düşmana bir düğün.
    Sen bir büyük milletin savaşa girdiği gün,
    Başına yüz milletin üşüştüğü yersin!

    Sen savaşa girince mızrakla, okla, yayla,
    Karşına çıktı düşman çelikten bir alayla.
    Sen topun donanmayla, tüfeğin bataryayla,
    Neferin ordularla boy ölçüştüğü yersin!

    Nice tüysüz yiğitler yılmadı cenk devinden,
    Koştu senin koynuna çıkar çıkmaz evinden,
    Sen onların açtığı bayrağın alevinden,
    Kaç bayrağın tutuşup yere düştüğü yersin!

    Bir destana benziyor senin bugünkü halin,
    Okurken duyuyorum sesini ihtilalin.
    Övün, ey Çanakkale ki, Sen Mustafa Kemal’in
    Yüz milletle yüz yüze ilk görüştüğü yersin!

    Faruk Nafiz Çamlıbel



    [​IMG]


    Şehit Anam

    Bu topraklara kem gözle bakma!
    Bu topraklara hain hain yanaşma!
    İlmek, ilmek Şehit anaların
    Cumhuriyetle sarıp sarmaladığı
    Vatanım var...

    Bu toprakların temelin de
    Çoluk, çocuk Şehit anaların
    Damar, damar
    Kanla işlediği Yurdum var
    Bu topraklara yan bakılmaz...

    Kurtuluş savaşın da
    Yurdun dört bir yanın da
    Cephede askerinin yanın da
    Yoktan var ettiği
    Azık, Su, Cephaneyi taşıyan
    Yurdu ilmik, ilmik dokuyan
    Şehit analarım var...

    Bir elinde yokluk
    Bir elinde mermi
    Yurdu için,
    Canını hiçe sayan
    Askerine aş, su cephane yetiştirmek için
    Kendini, kurşuna siper yapan
    Şehit analarım var...
    Bu topraklara yan bakılmaz...

    Bu topraklar da
    Şehit Analarımın
    Kanla bedelini ödediği
    Canla yetiştirdiği, can verdiği
    Asker, Polis, Öğretmen,
    Sanatçı,memur, işci
    Can can torunları var
    Bu topraklara kem gözle bakma..

    Orhan Eren UNCU
     



  4. Cevap: Şehitlerle ilgili şiirler

    [​IMG]

    Şehidi uğurlarken

    Yine bugün…
    Alabildiğine sevdalı esiyor rüzgar,
    Esebildiğince deli.
    Yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyor;
    Dolu,dolu...
    Buram,buram kokuyor toprak.
    Hüzünler yaprak yaprak açıyor.
    Bugün;
    Bütün çiçekler mahzun,
    Yapraklar yeşilliğince ürkek şimdi.

    Artık bulutlar özlem yüklü,
    Yürek yeni hasretlere gebe.
    Eritmedi Mehmed’im,
    Eritemedi hasreti,üşüyen yüreğinde.
    Belki bu son çıkışıydı evden,
    Anacığını son öpüşüydü;
    Son sarılışıydı babasına belkide.

    Bir damla düştü toprağa
    Bir kan aktı inceden ince
    Bir kan aktı sıcakmı sıcak.
    Bir el sarıldı bayrağa
    Şehit, şehit koktu topraklar,
    Çiçekler şehit, şehit açtı
    Şehit,şehit yeşillendi yapraklar.

    O...Ölümün en kutsalını seçmişti
    En delikanlısını sevdanın.
    En güzeli için dövüşmüştü bayrağın
    En şereflisi için davanın.

    Dedim ya...
    Düğünü var Mehmed’imin birazdan
    Görür gibiyim saf,saf olduklarını Meleklerin
    Görür gibiyim...

    Salih ÇELİK

    [​IMG]

    ŞEHİTLER ÖLMEZ..

    Senin için derdim al beyaz gülü
    Üzerine serdim al beyaz tülü
    Gözyaşıyla kardım al beyaz hüznü
    Selam sana şehit gözümün nuru

    Fatiha okunur yanı başında
    Çiçekler açıyor mezar taşında
    Üstünde leylaklar gözyaşında
    Selam sana şehit ruhun şad olsun

    Geçtiğin yollarda taşın olaydım
    Düştüğün kollarda başın olaydım
    Gözlerinden akan yaşın olaydım
    Selam sana şehit gözümün nuru

    KURTOĞLU unutma şehit düşeni
    Can pazarında can verip pişeni
    Gözünü kırpmadan serden geçeni
    Selam sana şehit şehitler ölmez

    Arap KURT