Savaşta korku namazı nedir

'Dini Konular' forumunda HazaN tarafından 25 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Savaşta korku namazı
    “ İçlerinde olup onlara namazı kıldırdığında, onlardan bir grup, seninle birlikte namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsın ; böylece onlar secde ettiklerinde, arkalarınızda olsunlar Namazlarını kılmayan diğer grup gelip seninle namaz kılsınlar, onlar da korunma araçlarını ve silahlarını yanlarına alsınlar Küfredenler, size apansız bir baskın yapabilmek için, sizin silahlarınızdan ve emtianız – yani,erzak ve mühimmatınızdan - ayrılmış olmanızı isterler Yağmur dolayısıyla bir güçlüğünüz varsa veya hastaysanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir sorumluluk yoktur Korunma tedbirlerinizi alın Şüphesiz, Allah kafirler için aşağılatıcı bir azab hazırlamıştır “



    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ



    وَإِذَا كُنتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلاَةَ فَلْتَقُمْ طَآئِفَةٌ مِّنْهُم مَّعَكَ وَلْيَأْخُذُواْ أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلْيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمْ وَلْتَأْتِ طَآئِفَةٌ أُخْرَى لَمْ يُصَلُّواْ فَلْيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُواْ حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَاحِدَةً وَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنتُم مَّرْ ضَى أَن تَضَعُواْ أَسْلِحَتَكُمْ وَخُذُواْ حِذْرَكُمْ إِنَّ اللّهَ أَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَاباً مُّهِيناً

    NİSA : 102AY




    “ … Ebu Ayyaş Zuraki ra den şöyle dedi : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile Usfan’da beraber idik Halid b Velid müşriklerin başında bulunuyordu Biz öğle namazını kıldık Müşrikler : Gerçekten aldatıldık, gerçekten gaflete düştük, müslümanlar namazdayken keşke onlara hucum etseydik dediler Bunun üzerine öğle ile ikindi arasında – savaşta - namazları kasr etme Ayeti indi İkindi vakti gelince Rasulullah kalktı kıbleye yöneldi, müşrikler tam önünde idiler Rasulullah’ın arkasında bir saf oluştu, ondan sonra başka bir saf daha oluştu Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem rüku etti, arkasındaki safların hepsi de rüku ettiler Sonra Rasulullah secde etti hemen arkasında oluşan saf da secde etti, bunların arkasında oluşan saf ise secde etmedi ayakta durup önceki safa bekçilik ettiler Önceki saf iki secdeyi tamamlayınca ayağa kalktılar Sonra onların arkasında oluşan saf secde ettiler - onlar da secdeleri tamamlayınca ayağa kalktılar Sonra - önceki saf arkadaki safın yerine arkadaki saf da önceki safın yerine geçtiler Sonra Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem rüku etti, arkasındaki safların hepsi de rüku ettiler Sonra secde etti ve hemen arkasındaki saf da secde etti Bunların arkasında oluşan arka saf ise secde etmedi ayakta durup önlerindeki safa bekçilik ettiler Rasulullah ve arkasındaki saf secdeden kalkınca bunları bekleyenler secde ettiler Sonra hepsi birlikte - teşehhüt için - oturdular Rasulullah hepsine birlikte selam verdirdi Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem korku namazını Usfan’da ve Beni Süleym günü - iki kez işte bu şekilde - kıldırmıştır”



    Ebu Davud (1236) Nesei (1548) Ahmed (4/5960) Tayalisi (1347) Dare kutni (2/59) Hakim (1/337) Beyhaki (3/254-255) Beğavi (3/289-290) İbnu’I-Carud (233) İbni Hibban (2875-2876) İbni Ebi Şeybe (2/351/22)





    “ … Abdullah b Ömer ra kendisine korku namazı sorulduğu zaman şöyle derdi : İmam öne geçer, insanlardan bir taife de onun arkasında saf durur İmam onlara bir rekat namaz kıldırır Onlardan bir taife de namaz kılanlarla düşman arasında bulunur, namaz kılmayıp onları korurlar İmamla beraber olanlar bir rekat kıldıkları vakit selam vermezler ve namaz kılmayanların yerine çekilirler Namaz kılmayanlar, kılanların yerine geçer ve imamın arkasında imamla birlikte bir rekat namaz kılarlar Sonra imam iki rekat kılmış olarak selam verip namazdan çıkar İmam namazdan çıktıktan sonra o iki taifeden her biri kendileri için birer rekat daha namaz kılarlar Böylece iki gruptan her biri iki rekat namaz kılmış olur Korku bundan daha çok olursa, ister yaya olup ayakların üzerinde durarak, ister binili olarak, ister kıbleye yönelebilmiş, ister ona yönelememiş olarak kılar”



    Malik (1/184/4) Buhari (4535-Ter : 4230) Müslim : 839/306 İbni Ebi Şeybe (1/350/14) İbni Mace (1258) İbni Huzeyme (980-1366-1367) İbni Hibban (2887) Ahmed (2/132) Beğavi (1093) Beyhaki (2/8-3/255-256) Albani (588-el-İrva)



    “ … Sehl b Ebi Hasme şöyle demiştir : Korku namazında imam yönü kıbleye çevrili olarak namaza durur İnsanlardan bir grup imamla beraber namaza durur Bir grup da düşman tarafında olup yüzleri düşmana doğru dururlar İmam beraberindekilerle bir rekat namaz kılar Sonra bunlar ayağa kalkar, kendi başlarına bir rekat kılar ve oldukları yerde iki secde yaparlar Sonra bunlar düşman tarafında bulunan kimselerin yerine gider, düşman tarafında bulunanlar da imamın yanına gelirler İmam onlara da bir rekat namaz kıldırır Böylece imamın iki rekat namazı olmuştur Sonra bu yeni gelenler kendileri rüku ve iki kere secde ederler”



    Buhari (4131-Ter:3862) Müslim (841/309) Ebu Davud (1239) Nesei (1535-1552) Tirmizi (566) Darimi (1/357) Malik (1/183) Şafii (S:183- er-Risale) Tabarani (5632-M Kebir) Beyhaki (3/253) İbni Ebi Şeybe (2/352/23) İbni Hibban (2886) İbni Huzeyme (1360)



    “ … Salih b Havvat’tan : Zatu’r-Rıka günü Rasulullah sav’in yanında hazır bulunup korku namazı kılan kimselerden şöyle nakletti : Bir taife Rasulullah ile beraber saf yaptı Bir taife de düşman cihetinde saf yaptılar Rasulullah sav kendisiyle beraber olanlara bir rekat namaz kıldırdı Sonra kendisi ayakta sabit durdu Kendisi ile beraber namaz kılanlar bir rekat daha kılarak namazlarını tamamladılar Sonra gidip düşmanın karşısında saf yaptılar Düşmanın karşısında önceden saf yapan diğer taife gelerek Rasulullah’ın arkasında saf yaptılar Rasulullah sav namazından baki kalan ikinci rekatı onlara kıldırdı Sonra Rasulullah - teşehhüt için tahiyatta oturdu ve namazda kalıp - Oturmakta devam etti Bunlar da bir rekat daha kılıp namazlarını tamamladılar Sonra Rasulullah sav bunlarla beraber selam verdi”



    Buhari (4129 -Ter:3861-3862) Müslim (842/310) Ebu Davud (1238) Tirmizi (565) İbni Mace : 1259