Satranç Dersleri

'Etüt Merkezi' forumunda Ezgi tarafından 18 Mayıs 2008 tarihinde açılan konu


  1. Satranç Dersleri 1

    Birçok kişi satrançcın temel kurallarını biliyordur ama olsun her zaman en baştan başlamak iyidir.:f40:
    Satraç tahtasında 8'er kareden oluşan 8 yatay ve 8 dikey vardır. Toplam 64 karedir.
    Bu tahta doğru biçimde yerleştirilmiştir. Çünkü sağ alt köşede beyaz kare vardır.Bir satranç oyuncusu bir ordunun komutanı gibidir. Herkesin 16 askeri vardır.

    İLK HAMLEYİ HEP BEYAZLAR YAPAR .
    [​IMG]


    DERS-1/A TAŞLARIN DİZİLİŞİ


    KALE: Her oyuncunun İKİ KALESİ vardır. Kalelerin oyuna başlangıç kareleri köşelerdir.

    [​IMG]

    AT: Gene iki beyaz ve iki siyah at vardır. Oyuna Kalenin yanında başlarlar.

    [​IMG]

    FİL: Sivri uçlu attan biraz uzun taşlar FİLLERDİR.ıki beyaz iki de siyah fil vardır.

    [​IMG]

    ŞAH:Beyaz şah, Filin yanındaki SİYAH KAREDE oyuna başlar.
    Siyah şah Filin yanındaki BEYAZ KAREDE oyuna başlar.

    [​IMG]

    PİYON-VEZİR:Şah dışında uzun boylu iki taş daha vardır. Tepelerinde taç benzeri bir şekil vardır.Buna VEZİR denir.Fil ile şah arasına yerleştirilirler.
    BEYAZ VEZİR oyuna BEYAZ KAREDE,SİYAH VEZİR oyuna SİYAH KAREDE başlar.
    Geriye dizilmek üzere ufak taşlar kalmıştır.Bunlara PİYON denir.8 beyaz ve 8 siyah piyon vardır. Piyonlar oyuna öteki taşların önünde dizili olarak başlarlar.

    [​IMG]

    DERS-1/B:TAŞLARIN HAREKETİ

    KALE HAREKETİ:Kale ileri, geri ,sağa ve sola istediği miktarda ilerleyebilir.

    [​IMG]

    Kalenin önünde aynı renkten bir taş varsa Kale o taşın üzerinden geçemez. Yani o yöne doğru hareket etmek isterse sadece o taşın olduğu yere kadar gidebilir

    [​IMG]

    Kale rakip taşı, onun bulunduğu karenin üzerine gelerek ALIR. Bu durumda Beyaz Kale Siyah Piyonu ALABİLİR. Bir taşı alabilmek için, rakip taşı tahtadan kaldırırsınız ve kendi taşınızı o kareye koyarsınız. Taş alış damadan farklıdır. Taşın üzerinden atlayıp ALAMAZSINIZ.

    [​IMG]

    Filmi izleyin ve Beyaz Kalenin taşları nasıl aldığını görün.

    [​IMG]

    FİL HAREKETİ:
    Fil çapraz (diagonal) olarak istediği miktarda hareket eder. Filin hep aynı renkteki karelerde gidebildiğine dikkat ediniz. Eğer aynı karede iki Filiniz varsa hata yapmışsınız demektir!

    [​IMG]

    Filin önünde aynı renkten bir taş varsa fil o taşın üzerinden geçemez. Yani o yöne doğru hareket etmek isterse sadece o taşın olduğu yere kadar gidebilir.

    [​IMG]

    Fil rakip taşı, onun bulunduğu karenin üzerine gelerek ALIR. Bu durumda Beyaz Fil, Siyah Piyonu ALABİLİR. Bir taşı alabilmek için, rakip taşı tahtadan kaldırırsınız ve kendi taşınızı o kareye koyarsınız. Taş alış damadan farklıdır. Taşın üzerinden atlayıp ALAMAZSINIZ.

    [​IMG]

    [​IMG]
     


    HazaN bunu beğendi.

  2. VEZİR HAREKETİ:Bu ders Vezir hareketini öğretecektir.Vezir hem Kale hem de Fil gibi gidebilir. Kale gibi yukarı, aşağı, sağa ve sola gidebilir. Aynı zamanda Fil gibi çaprazlarda hareket edebilir. Vezir tahtadaki en güçlü taştır. Tahtanın merkezindEyken 27 kareye gidebilir.

    [​IMG]

    Vezirin önünde aynı renkten bir taş varsa Vezir o taşın üzerinden geçemez. Yani o yöne doğru hareket etmek isterse sadece o taşın olduğu yere kadar gidebilir.

    [​IMG]

    Vezir rakip taşı, onun bulunduğu karenin üzerine gelerek ALIR. Bu durumda Beyaz Vezir, Siyah Piyonlardan birini ALABİLİR. Bir taşı alabilmek için, rakip taşı tahtadan kaldırırsınız ve kendi taşınızı o kareye koyarsınız.Taş alış damadan farklıdır. Taşın üzerinden atlayıp ALAMAZSINIZ.
    [​IMG]
    [​IMG]


    AT HAREKETİ:At "L" harfine benzer şekilde hareket eder.ıki kare yukarı veya aşağı sonrada bir kare sağa veya sola. Yanda At işaretlenmiş herhangi bir kareye gidebilir.

    [​IMG]

    Atın hareketinde diğer önemli bir olay ise eğer At Beyaz bir karedeyse Siyah bir kareye gitmelidir. Eğer At Siyah bir karedeyse de Beyaz bir kareye gitmelidir.
    Diğer taşlar gibi At, rakip taşın bulunduğu kareye giderek o taşı kaldırır ve o taşın yerine geçebilir. Bu şekilde taş almış olur.

    [​IMG]

    Diğer taşlardan farklı olarak At ismine de uygun olarak diğer taşların üzerinden atlayabilir. Yanda At etrafında pek çok taş olmasına rağmen, hala 8 kareye gidebilir.

    [​IMG]

    [​IMG]

    ŞAH HAREKETİ:Şah bir seferinde herhangi bir yöne sadece bir kare gidebilir. Yukarı, aşağı, sağa, sola ve çapraz.

    [​IMG]

    Şah yanındaki bir karedeki rakip taşı alabilir. Burada Beyaz Şah Siyah Piyonu alabilir.

    [​IMG]

    Şahla ilgili özel bir kural vardır.
    Rakip taşların gidebileceği karelerde Şah DURAMAZ veya oraya GİDEMEZ.
    Aşağıda Şah Siyah Kale tarafından alınabileceği bir kareye gidemez

    [​IMG]

    Burada Şah, Fil tarafından alınabileceği bir kareye gidemez.

    [​IMG]

    Burada Beyaz şah, Siyah şahın yanına gidemez.İKı ŞAH ASLA YANYANA DURAMAZLAR!

    [​IMG]

    Burada Beyaz Şah, Siyah Şahın yanına gidemez.

    [​IMG]
     



  3. PİYON HAREKETİ:Biraz daha karışıktır o yüzden dikkatli olunuz!İlk karesinde bir Piyon isteğe bağlı olarak, İLERİ DOĞRU ya BİR KARE ya da İKİ KARE gidebilir.

    [​IMG]

    İlk hareketinden sonra Piyon BİR KERESİNDE SADECE BİR KARE GİDEBİLİR.

    [​IMG]

    Bu durumda Piyonlar sıkışmışlardır. Hiçbiri ilerleyemez.

    [​IMG]

    Diğer taşlardan farklı olarak Piyonlar HAREKET ETTİKLERİ GİBİ TAŞ ALMAZLAR İLERİ DOĞRU ÇAPRAZ olarak taş alırlar. Bu durumda Beyaz Piyonun 3 olası hamlesi vardır. İleri doğru bir hamle gidebilir veya iki Siyah Piyondan birini alabilir.

    [​IMG]

    Piyonun çok işe yaramadığını düşünebilirsiniz. Fakat Piyonun ÇOK ÖZEL bir hareketi vardır. Eğer Piyonu tahtanın en dibine götürürseniz, onun yerine başka bir taş koymak zorundasınızdır: Vezir, Kale, Fil veya At...Bu konu hakkında ilerki derslerde daha çok bilgi verilecektir.

    [​IMG]

    Anlaşılması diğer zor bir Piyon hareketi GEÇERKEN ALMADIR. Eğer yandaki gibi BEŞİNCİ YATAYDA bir Piyonunuz varsa ve rakibiniz onun yanına İKİ KARE İLERLETEREK bir piyon sürerse, o Piyonu sanki BİR KARE İLERLETMİŞ GİBİ ALABİLİRSİNİZ. Bu hakkınızı ilk fırsatta kullanmazsanız daha sonra kullanamazsınız

    [​IMG]

    GEÇERKEN ALMAYI gösteren filmi izleyiniz. Bu konuyla ilgili daha detaylı bir ders sonra anlatılacaktır.

    [​IMG]
     



  4. Ezgi tek kelimeyle süpercin canım yaaa bu yaşıma kadar hiçkimse bunu akıl edip gel sana satranç öğretelim dememişti ;) : çok merak ediyordum ama kimseyede bana satranç öğret diyemedim çünkü çevremde sanırım kimse bilmiyor bu oyunu :oops:
    :f118: :f118: :f118: (+rep)
     



  5. Çook teşekkürlerr Ezgicim öğreneyimde geldiğimde oynarız beraber...
     



  6. Satranç Dersleri 2

    Evt bu dersimize şahın tehtit altında kaldığı durumlarla başlayacağız;

    Eğer Şahınız rakip taŞ tarafından TEHDİT EDİLİYORSA Şah ŞAHTA (Şah tehdidi altında) denir.Şah tehdidinden yapabiliyorsanız, BİR AN öNCE çıkmalısınız. Yanda Beyaz Kale Siyah Şaha ŞAH çekmiŞtir. Siyahlar, SALDIRILMAYAN bir kareye giderek ŞAHTAN KURTULABİLİR. Siyah'ın neden tek hamlesini olduğunu anlamaya çalışın. .

    [​IMG]

    Siyah, Kale tarafından yine ŞAH ALTINDADIR.Bu sefer Şah güvenli bir kareye kaçamaz. Neden olduğunu görebiliyor musunuz? Fakat Vezir, Kale ve Fil tarafından ŞAH altındaysak ŞAH TEHDİDİNDEN ARAYA TAŞ KAPATARAK KURTULABİLİRİZ. Burada Siyah, Şah tehdidini ARAYA TAŞ KAPAYARAK ENGELLEYEBİLİR. Siyah araya Fil kapayarak Şah tehdidini engeller.

    [​IMG]

    Üçüncü ve genelde en iyi Şahtan kurtulma yöntemi ŞAH ÇEKEN TAŞI ALMAKTIR. Burda, Siyah Şah'ını güvenli bir kareye götüremez ve araya taş kapatamaz. Fakat Siyah Fil Beyaz Kaleyi alabilir.

    [​IMG]

    Burada Siyah Şah güvenli bir kareye KAÇAMAZ. Araya TAŞ KAPATAMAZ. Şah çeken taşı ALAMAZ. Öyleyse? ŞAH MAT! Beyaz oyunu kazandı.

    [​IMG]

    Şimdi bu pozisyonda varsayalım ki Siyah bir hata yapıyor ve Şahını Beyaz Kalenin kontrol ettiği yere geliyor. Beyaz, Siyah Şah'ı ALARAK oyunu kazanabilir mi? HAYIR KAZANAMAZ!! Sadece rakip Şah'ı SIKIŞTIRARAK MAT EDEBİLİRİZ Şah'ı alarak DEğİL! Beyaz Siyah'tan hamlesini değiştirmesini istemelidir.

    [​IMG]

    Bu konumda Siyah Fil, Şahı ŞAH tehdidinden koruyor. Siyah Fille oynayamaz, çünkü o zaman Şah tehdit altında kalır. Bu fille AÇMAZDA diyoruz. Eğer yanlışlıkla Siyah Fille oynarsa, Beyaz hamleyi geri almasını ve başka hamle yapmasını istemelidir.

    [​IMG]

    TİPİK MATLAR
    Rakip Şah kenardayken mat etmek daha kolaydır. Bu derste iki değişik MATI inceleyeceğiz. Vezir ve Kale ile rakip Şahı kenara sıkıştırarak çok sık mat edebilirsiniz. Buna MERDİVEN MATI denir. Vezir şah çekmekte, Kale de Şahın kaçışını engellemektedir.

    [​IMG]

    Başka bir mat. Bu sefer Kale mat etmiştir. Bu tür matlara ARKA YATAY MATI denir.

    [​IMG]

    Bu örnekte sadece Şah ve Kale ile nasıl ŞAH MAT yapıldığı gösterilmiştir. Beyaz Şah, Siyah Şahın kaçışını engellemektedir. Unutmayın ki iki Şah yanyana duramazlar. Kale kazanan hamleyi yapar.
    ŞAH MAT

    [​IMG]

    Diğer bir yaygın MAT. Buna SURATTAN MAT da denir.Yine Şah kenardadır ve Vezir Şahın en yakınındaki karededir. Beyaz Şah Veziri KORUR. Siyah Veziri alamaz çünkü o zaman rakip Şahın yanına gelmiş olur.

    [​IMG]

    Bu başka bir surattan matdır. Beyaz Fil Veziri koruyor, dolayısıyla MAT Vezirinizi Şahın üzerine gönderirken korumalı olup olmadığına dikkat ediniz.

    [​IMG]

    Bu durum MAT MIDIR? Tabii ki değil!! Siyah At, Beyaz Veziri ALABİLİR. MAT ettiğinizi düşündüğünüz hamleyi yapmadan önce dikkatli düşününüz. Rakibiniz derse dikkatlice bakıp bir kurtuluş olup olmadığına bakın.

    [​IMG]
     



  7. PAT
    Bu diagramda hamle Siyah'tadır. Şahını güvenli bir kareye gidemez. Oynayacak hamlesi yoktur. Ne oluyor? ŞAH MAT değil çünkü ŞAH ÇEKİLMEMİŞ. Bu durum PATTIR. Şahın ŞAH ÇEKİLMEMİŞ olmasına rağmen, mümkün hamlesi olmadığı duruma PAT denir. Sonuç BERABEREDİR.

    [​IMG]

    Burada Siyah ŞAH TEHDİDİ altında değil ve Şah herhangi bir yere gidemez. PAT mı? Hayır değil! Unutmayın PAT ŞAH ALTINDA olmadığınız ve HİÇBİR taşınızı oynayamadığınız durumdur.

    [​IMG]

    Başka bit PAT vaziyeti. Siyah nereye giderse gitsin Şah tehdidi altına girecektir. Unutmayın ki iki Şah asla yan yana duramaz.

    [​IMG]

    Bu örnek köşedeki şahın nasıl Vezir tarafından PAT edildiğini gösteriyor. Siyah &Şah, ŞAH ALTINDA değil ama Vezir gidebileceği tüm kareleri KONTROL EDİYOR. Yine PAT
    Sonuç BERABERE

    [​IMG]

    Rakibinizin tek şahı kaldığında PAT yapmamak için çok DİKKATLİ olmalısınız. Piyon tahtanın sonuna gelince başka bir taşa (genelde Vezir) dönüştüğünü hatırlayın. Eğer Beyaz Piyonuyla Vezir (veya Kale) çıkarsa yine PAT olur. Siyah'ın hamlesi yoktur.

    [​IMG]

    ROK
    ROK Şah ve Kaleyle yapılan 2 hamlenin oluşumundan oluşan tek bir harekettir. Oyunda bir en fazla bir defa yapabilirsiniz. Şahınız Kaleye doğru iki hamle atar. Aynı hamlenin devamı olarak, Kale Şahın üzerinden atlar ve yanına yerleştirilir.

    [​IMG]

    Tahtanın iki kanadından birine rok atabilirsiniz. ŞAH KANADINA (Şahın olduğu taraf) veya VEZİR KANADINA (Vezirin olduğu taraf)Diagramda Beyaz ŞAH KANADINA ROK ATMIŞTIR.

    [​IMG]

    Bu durumda Siyah VEZİR KANADINA ROK ATMIŞTIR. Vezir kanadına rok atılırsa Şah merkeze daha yakın olur. Şah kanadına rok atılırsa Şah daha kenardadır.

    [​IMG]

    Sadece kıpırdamamış bir Şah ve Kale ile rok atabilirsiniz. Siyah rok ATAMAZ çünkü Şahıyla oynamıştır. Şahını eski yerine gelse bile ROK ATAMAZ. Beyaz ise VEZİR KANADINA rok ATAMAZ çünkü VEZİR KALESİYLE oynamıştır.Fakat ŞAH KANADINA ROK ATABİLİR.

    [​IMG]

    ŞAH ALTINDAYKEN rok ATILAMAZ. Burada Siyah Fille ŞAH ÇEKİLMİŞ durumdadır. Şah tehdidinden kurtulmak için ROK ATILAMAZ. Daha önceden Şah çekilmiş, ama Şahınız kıpırdamamışsa rok atabilirsiniz.

    [​IMG]

    Rakip taşla kontrol edilen yere gelecek şekilde rok atamazsınız. Bu konumda eğer Beyaz VEZİR KANADINA rok atarsa Şah, Filin tehdidi altında kalmış olur.

    [​IMG]

    Eğer Şah, rakip taş tarafından kontrol edilen bir kareden geçmek zorundaysa ROK ATAMAZ. Burada Beyaz VEZİR KANADINA ROK ATAMAZ çünkü Beyaz Şah, Siyah Kalenin kontrol ettiği bir kareden geçmek zorundadır. Beyaz ŞAH KANADINADA ROK ATAMAZ çünkü Beyaz Şah, Siyah Fil tarafından kontrol ettiği bir kareden geçmek zorundadır.

    [​IMG]

    PİYON TERFİSİ
    Bu konumda Beyazın YEDİNCİ YATAYA ulaşmış Piyonu vardır.Tahtanın sonuna bir piyonu sürdüğünüz zaman, piyonun yerine başka bir taş koymalısınız.Vezir, Kale, Fil veya Atdan herhengi birisini seçebilirsiniz

    [​IMG]

    Beyazın piyonu TERFİ ETMİŞTİR. Piyonunu Vezire dönüştürmüştür. Neredeyse her zaman Piyon,en güçlü taş olan Vezire terfi ettirilir. Dikkat ediniz ki Piyon tahtadan kaldırılır, eski yerine konmaz.

    [​IMG]

    Bu durumda eğer Beyaz Vezir ÇIKARSA PAT olur!Bunun yerine KALE ÇIKMALIDIR

    [​IMG]

    Bu durumda eğer Beyaz Vezir ÇIKARSA, Siyah bir sonraki hamlede MAT olur. Sarı oku takip ederek nasıl mat olduğunu görünüz.Bu sebeple Beyaz AT ÇIKMALI! At çıkarakak ŞAH çeker.Aynı zamanda Siyah Veziri TEHDİT EDER. Bir sonraki hamlede alır. Aynı taşla iki TEHDİT birden yapmaya ÇATAL denir.

    [​IMG]
     



  8. Satranç Hakkında..

    Satrancın Tarihçesi

    Satranç kelimesi Hintçe "Sandregn" den gelir.Satranca, İngilizcede "Chess check patterns", Fransızcada "Echecs" denir.

    Eski yazıtlar arasında satranca rastlanmaktadır. MÖ.3000 yıllarında satranç gibi bir oyunun Mısır ve Hindistan'da oynanıldığı sanılmaktadır. 1913 yılında Murret'in yazdığı satranç tarihinde, bu o yunun 570 yıllarında Hindistan'da oynandığını belirtmektedir. Yapılan araştırmalara ve ele geçen yazıtlara göre, satranç 600 yıllarında Hindistan'dan İran'a geçmiştir . Yine bu belgelere göre , A raplar satrancı VII. yüzyılda öğrenmişlerdir.

    Bazı söylentilere göre de satranç "Sat-Ran-Çu" adıyla Çin'de bulunmuştur. Bazı belgeler bu söylentiyi doğrulamaktadır.

    İran tarihçilerinden Firdevsi'nin Şeyhnamesi'nde anlattığına göre, İran Şahı Hüsrev'in Hint yöneticileriyle birbirlerine gönderdikleri armağanlar arasında satranca ait resimler de vardır. Bazı belgeler, satrancı bir Brahman'ın bulduğunu ve Şah'a armağan ettiğini göstermektedir. Şah, buna karşılık Brahman'a "Ne istediğin varsa kabul edeceğim der. Brahman da, Şah'tan 64 kareli satranç tahtasının ilk karesine bir, ikinci karesine iki, üçüncü karesine dört, yani her kareye bir öncekinin iki katı buğday koyarak doldurmasını ister. Şah, Brahman'ın alçak gönüllülüğüne hayran kalarak isteğinin yerine getirilmesini emreder. Brahman'ın isteği yerine getirilmeye başlanırken ülkedeki buğdayların yetmeyeceği anlaşılır. O zaman yapılan hesaplar sonunda, Brahman'ın Şah' tan 18.446.744.373.709.551.616 tane buğday istediği ortaya çıkar. Bu kadar buğdayı yetiştirmek için, dünyanın 64 misli büyüklüğünde bir kara parçasına gereksinim olduğunu görülünce, Şah Brahman'ı tebrik eder ve karşısında ne denli güçsüz olduğunu anlar.

    Bazı tarihçiler, satrancın Truva'nın kuşatılması sırasında Palamedes'in bulduğunu söylerler. Ancak ,bu iddia bugüne dek ne Yunanlılarca benimsenmiş, ne de bu konuda bir yazıt vardır.

    Belirtildiği gibi, satrancın adı Hintçeden gelir. Anlamı, 4 cins figürün, 4 ayrı silahla sunulmasıdır. Bu 4 figür konusunda çok değişik yorumlar vardır. Bazılarına göre, 4 figür "Hava, ateş, toprak ve suyu, bir kısmına göre de, "Yaz, kış, ilkbahar ve sonbaharı yansıtır. Burada, en kuvvetli taş olan vezir ateşi ve bilginleri, kale toprağı, fil havayı, şah evreni temsil eder. Bu benzetmeler 4 taşın geometrik şekillerinden esinlenerek söylenmektedir.

    Satranç Batı'ya Arapların aracılığıyla IX. yüzyılda geçmiştir. Bunu belgeleyen en güzel örnek de, Harun-ür-Reşit'in Charlemange'a hediye ettiği satranç takımıdır.

    Eski satrancı, günümüz Modern Satranç'tan ayıran özellikler şunlardır: Vezir çapraz giderken an cak 1 hane gidebilirdi, Fil At gibi ancak 1 hane atlıyalarak gidebilir, en kuvvetli figür Kale idi. Rok ile piyonun başlangıç durumundan iki kare ileri gitme kuralı yoktu. Eski satranç oyunu yavaşlığı bakımından da oldukça farklı idi. Uzağa etki eden sadece bir figür vardı "Kale" Şahı mat etmek olağanüstü zor idi. Bu nedenden ötürü kazanmanın iki yolu vardı: Pat ve partnörün bütün figürlerini ortadan kaldırmak (Çıplak Şah Hali) Açılışlarda çok yavaş gelişiyordu.

    XV. yüzyıldan sonra Modern Satranç bugün ki halini almaya başlamıştır. Piyonla iki kare atlama, geçerken alma, rok kuralı, piyonların son sıraya ulaştıklarında başka bir figüre dönüşmesi gibi kurallar satrancın hızlandırılması için yapılmış yeniliklerdir.

    Günümüzde büyük kitlelere ulaşmış, 7'den 77'ye herkesce oynanan Satranç bir spor dalı olarak kabul edilmektedir. (FIDE) Uluslararası Satranç Federasyonu , federasyonlar arası en çok üyesi olan federasyonların başında yer alır.
    Nerede ve ne zaman ortaya çıktığı bilinmeyen satranç çok eski bir oyundur. Eski İran ve Hint kaynakları satrancın her iki ülkede de en azından 7. yüzyılın ilk yarısından beri bilindiğini göstermektedir. Şah Farsça'da kral demektir, ama satrancın İran'a asıl doğduğu yer olan Hindistan'dan geldiği sanılmaktadır.Buradan yavaş yavaş dünyaya yayılan satranç Avrupa'ya birkaç YY. sonra gelmiştir.
    Büyük bir olasılıkla Kral Canute zamanında (11. YY.) İngiltere'ye ulaşmıştı. Kral Canute'un satranç yüzünden bir rakibini öldürttüğü kayıtlara geçmiştir. Satranç en kısa zamanlardan beri ünlü insanların boş zamanlarını değerlendirdiği bir oyun olmuştur. Örneğin: Harun Reşid, I. Richard (Aslan yürekli), Korkunç İvan ve Napolyon Bonapart'ın satranç oynamaya çok meraklı oldukları bilinmektedir.

    Günümüzde satranç her ülkede oynanmaktadır. Satranca en çok önem veren ülke ise SSCB nin dağılmasıyla oluşan ülkelerdir. Bu ülkeler arasında Rusya başı çekmektedir. Bu ülkede ve başka bazı Avrupa ülkelerinde devlet yardımı sayesinde satranç önemli ilerlemeler kaydetmiş ve bir çok ünlü satranç şampiyonu yetiştirmiş. Uluslararası Satranç Federasyon'unca(FİDE) 1886'dan bu yana bireysel dünya şampiyonası ve 21 yaşın altındakiler için dünya gençler şampiyonası düzenlenmektedir.Yakın geçmişte, ABD'li Boby Fischer dışında (1972-75) dünya şampiyonlarının hepsi SSCB'li(Rusya) oyuncularınındır.

    Satranç rakiplerin karşı karşıya oturup oynamalarını gerektirmeyen birkaç oyundan biri olduğu için satranç maçları telgraf, radyo, telefon ve bilgisayar yardımıyla da yapılabilmektedir. İlk kez 1896' da İngiltere ile ABD arasında okyanusun altından geçen telgraf kablosu aracılığıyla satranç maçı yapıldı. Radyo ile ilk maç ise 1946'da SSCB ile ABD arasında oldu.

    Satranç oyuncularının öbür oyunları oynayanlara göre bir avantajı vardır. Önemli karşılaşmalarda yapılan hamleler kaydedilerek yayımlanır. Usta oyuncuların oyunları kitap halinde basılır. Bunları öğrenmek yıllardır en iyi satranç çalışma yolu olmuştur. Herhangi bir satranç oyuncusu bunlardan yararlanarak büyük oyuncuların yöntemlerini karşılaştırabilir. Bu öbür oyunların hiç birinde olanaklı değildir. Geleneksel satranç oyununda bazı kısaltılmalardan yararlanılır. Ş(Şah), V(Vezir), K(Kale), F(Fil), A(At), P(Piyon),0-0(Şah tarafından Rock) ,0-0-0(Vezir tarafından Rock) anlamına gelir.

    1954'te kurulan ve bugün 16 kentteki satranç dernekleri bünyesinde toplayan Türkiye Satranç Federasyonu "bir zihin sporu" olan satrancı ülke çapında yaygınlaştırmak ve Türk satrancını uluslararası düzeyde tanıtmak amacıyla yurtiçinde ve dışında satranç turnuvaları düzenlenmek gibi etkinliklerde bulunmaktadır.

     



  9. Satrancın İnsanlar Üzerindeki Etkileri

    Satrancın; insanlar üzerinde akademik performans ile doğrudan ilişkili olduğunu düşünülerek okullarda öğretilmesi istenmiştir. Satranç çocukların yeteneklerini kazandırır ve zekalarını geliştirmektedir.



    Planlama – Çocuklar uzun vadeli hedeflere odaklanmayı ve buna ulaşmak için adım adım ilerlemeyi öğrenirler. Aynı zamanda farklı gelişmeler karşısında planlarını tekrar gözden geçirip gerekli değişiklikleri yapmayı öğrenirler.



    Seçenekleri Değerlendirme – Çocuklar akıllarına gelen ilk şeyi yapmamayı öğrenirler. Alternatifler düşünmeyi değişik durumlarda alternatiflerin artı ve eksilerini değerlendirmeyi öğrenirler.



    Gözünde Canlandırma – Çocuklara bir seri olayı olmadan önce gözlerinde canlandırmayı öğretir. Öncelikle gözlerinde canlandırma yeteneklerini geliştirmek için taşlara dokunmadan sadece bir hamleyle başlayıp daha sonra birçok hamleyi beyinlerinde yapmaları birçok alıştırma ile sağlanır.


    Odaklanma (Dikkat Toplama) – Çocuklara dikkatle gözlemleme ve konsantre olmayı öğretir. Ne kadar zeki olurlarsa olsunlar olayları dikkatle izleyemezlerse doğru tepkileri vermezler.

    Kuvvetli Analiz – Çocuklar özel yada ardışık bir çok olayı değerlendirmeyi öğrenir. Olacaklar bana yardım mı eder yoksa zarar mı verir? Mantıklı düşünerek karar vermek her zaman ani tepkilerden daha iyidir.


    İleriyi Düşünme (Görme) – Çocuklar bir hareketi yapmadan önce düşünmeyi öğrenirler. Biz kendilerine şimdi yapacağına gelecek tepkileri ve bu tepkilere karşı ne cevap vereceklerini sormalarını ve düşünmelerini sağlarız. Zaman içinde satranç sabırlı ve düşünceli olmayı öğretir.

    Kuramsal Düşünme – Çocuklar periyodik olarak detayları bırakıp daha büyük resmi düşünmeyi öğrenirler. Aynı zamanda model oluşturmayı ve bu modeli farklı ama ilişkili durumlarda kullanmayı öğrenir.



    Birçok farklı düşünceyle eşzamanlı uğraşmak; Çocuklar herhangi bir durumun kendilerini fazlasıyla zaptedmesi yerine değişik faktörleri aynı anda tartmayı, ölçmeyi öğrenirler. Bu yeteneklerin hiçbiri sadece satranca özgü olmamakla beraber tamamı oyunun parçalarını oluşturur.

    Satrancın en güzel yanlarından biri çocuğun zekasını kamçılayan bir eğitim metodu, yukarıdaki yetenekleri kazandırırken eğlenceli vakit geçirmelerini de sağlamasıdır.Sonuç olarak çocuklar kritik durumlarda iyi düşünme, daha iyi problem çözme ve bağımsız karar verme yeteneğini kazanırlar ve geliştirirler. Okullarda satranç, değişik din, dil, cinsiyet, ırktan öğrencileri bir araya getiren hep birlikte eğlenceli vakit geçirmelerini sağlayan bir köprüdür. Satranç kişisel arkadaşlıkları geliştiren ve aynı zamanda çocuklar takım halinde müsabakalarda diğer okullarla mücadele ederken okul ruhunu geliştirir. Satranç aynı zamanda sportmenliği de öğretir. Başarı ile kazanmak veya defansa çekilirken bırakmadan mücadeleye devam etmeği de öğretir. Satrancın çocuklarda, motivasyonu yükselttiği, davranışları düzelttiği, kendine güveni ve katılımcılığı artırdığı yönünde çok fazla örnek vardır. Satranç pozitif sosyal açılım yaratmaktadır. Satranç kolaylıkla öğrenilen ve her yaş için eğlenceli mükemmel bir spordur.



    Bu sonuçlara çeşitli araştırmalar sonucu ulaşılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın çeşitli bölgelerinde yapılan araştırmalarda, satrancın matematik ve okuma derslerindeki standart testlerde başarıyı artırdığı tesbit edilmiştir.


    New York Şehrinde 100 den fazla okul ve 3000 çocuk arasında yapılan bir programda İngilizce ve matematik derslerinde yüksek notlar alan öğrencilerin çoğunun satranç ile ilgili oldukları gözlenmiştir. Houston, Texas ve Bradford, Pennsylvania da yapılan çalışmalarda satrancın Watson Glaser kritik ve yaratıcı düşünme yeteneği testlerinde yüksek skorlar alınmasında faydalı olduğu tesbit edilmiştir.



    Satranç karmaşık ve kontralar üzerine kurulu bir oyundur. Oyun belirli kurallar üzerine kurulu olsa da hayal gücü ve yaratıcılık ister. Oyuncular ileriyi düşünerek o anı oynarlar.

    Zorlu matematik veya fen problemleri kadar iddialı ama eğlencelidir. Düşünülerek adım adım ilerlenir ama cazibesi heyecandır. Belki de bu olağanüstü dengeleri oluşturan zıtlıklar nedeniyle satranç çocuklar için mükemmel bir spordur (oyundur).
    Satranç 2 bin yıldır var olmasına rağmen eğitimde değerli bir araç olarak kullanılabilmesi yeni yeni kavranılmaktadır. 1997 yılında yapılan araştırmalar matematik, fen ve okuma alanlarında görülen başarıların arkasındaki gizli başarının satranç sporuna ait olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte kavrama yeteneğindeki ciddi gelişmenin yanı sıra bilgiye ve mantığa dayalı çıkarımlarda, varsayım, stratejik düşünebilme, mantık, geleceği kurgulama ve karar verme gibi alanların gelişiminde satranç çok önemli rol oynamaktadır.


    Zihin ile ilgili konular dışında, satranç sporunun ; kişisel değerleri güçlendirme, başkalarına saygılı olma, sabır ve farklı bakış açılarını kabullenebilme gibi sosyal davranışların üzerinde de etkisi çok önemlidir. Yine yapılan araştırmalar göstermiştir ki satranç sporu için gerekli olan beceriler dil öğrenmek için gerekli olan becerilerle benzerlik göstermektedir. Özetle, teknik bilgi ( taşların ve hareketlerinin öğrenilmesi, açılışlar ve diğer yöntemler) ve bu bilginin uygulanmasından ibarettir.

    Edinilen bilgi eğitim ve deneysel geri bildirimle desteklenerek geliştirilir. Öğrencilerin otomatik olarak daha karmaşık düşünme becerilerini kazanması sağlanır. Bilim adamları, matematikçiler ve satranç sporcuları arasında yapılan karşılaştırmalarda düşünme tarzlarının yeni fikirlerden çok kaliteli yaratıcılık şeklinde olduğu gözlenmiştir. Satranç, eski’nin yeni çağdaş kültüre en değerli hediyesidir.


    Bu değer zaman içinde karşılaşılan her sınıf insan ile, konuşulan her dilde, tüm uluslarda, hem erkek hem de kadınlar tarafından test edilmiş yegane olgudur. Öylesine nadir bir değerdir ki ; öğrenme, öğretme, paylaşma, yaratma, rekabet etme, eğlenme, başkalarına ve kendimize zarar vermeden faaliyette bulunulan tek aktivitedir.
     



  10. Satranç Taşlarının Gücü




    Satranç oyununu cazip kılan etkenlerden biri satrançta birbirinden farklı 6 taşın bulunması ve farklı olan her figüründe değişik hareket yeteneğine sahip olmasıdır. Taşların ve hareketlerinin birbirine benzememesi satranç taşları arasında bir güç sıralaması yapılmasını zorunlu kılmıştır.

    Satranç tahtasında bulunan 6 taşın güçleri de birbirinden farklıdır. Her taşın etkinliğini ifade eden bir gücü vardır. Gücü en az olan piyona bir puan verilerek yapılan kuvvet sıralamasına göre:
    [​IMG]
     



  11. Dünya Şampiyonları:

    Satrancın, zamanımızdan en az 4000 yıl önce Mısır'da oynandığına dair bulgular piramitlerdeki kabartmalarda bulunmaktadır. Yine Çin'de, Mezopotamya'da ve Anadolu'da oynanmaktaydı. Oyunun bugünkü adını alması, MS 3. - 4. yüzyıllarda Hindistan'da, oyuna ÇATURANGA denmesi ile başlar. Satranç ile ilgili ilk yazılı belgeler Hindistan'dan kalmadır. Daha sonra satranç İran'a, onlardan Araplara, Endülüslüler sayesinde de İspanya üzerinden Avrupa'ya yayılmıştır. Arap ve Avrupa el yazması kitaplardan sonra, İspanyol Lucena'nın ilk basılı satranç kitabında (1497) satrancın o zamanki yeni kuralları açıklandı. O zamandan bugüne kadar, satranç oyununun kuralları değişmeden gelmiştir. İspanya'dan sonra, İtalya, Fransa, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya'da satranç hızla yaygınlaştı. 15. yüzyılda İspanyol Lucena, 17. yüzyılda İspanyol El Greco, 18. yüzyılda Fransız Philidor'un satranç kitapları vardır. 19. yüzyıl sonlarında satrancın büyük yıldızları belirdi: Anderssen, Morphy, Rubinstein ve Steinitz. 1850'lerden başlayarak, güçlü oyuncuların katıldığı turnuvalar yapıldı. Sonunda, 1886'da o zamanın en kuvvetli iki satranç oyuncusu arasında, ilk dünya satranç şampiyonluk karşılaşması oynandı: Steinitz ve Zukertort. Steinitz bu maçı, 10 galibiyet, 5 beraberlik ve 5 yenilgi (+10 -5 =5) alarak kazandı.

    Dünya Şampiyonları:

    İlk resmi dünya satranç şampiyonu Wilhelm Steinitz'dir. Steinitz aynı zamanda, satrancı sistematik oynama kavramının da babasıdır. Steinitz'in teorisinin başlangıç noktası "Satrançta konumun özelliklerine uygun bir plan yaparak oynamak" tır. "Konumun Özellikleri" konusundaki görüş ve çalışmaları, modern satranç oyununun temelleri olmuştur. Aşağıdaki tablo dünya şampiyonlarını sunmaktadır:

    Yıllara göre dünya şampiyonları:

    1886 - 1894 Wilhelm Steinitz
    1894 - 1921 Emanuel Lasker
    1921 - 1927 Jose Raul Capablanca
    1927 - 1935, Alexander Alekhine
    1937 - 1946 Alexander Alekhine
    1935 - 1937 Max Euwe
    1948 - 1957, Mikhail Botvinnik
    1957 - 1958 Vassily Smislov
    1958 - 1960, Mikhail Botvinnik
    1961 - 1963 Mikhail Botvinnik
    1960 - 1961 Mikhail Tal
    1963 - 1969 Tigran Petrosian
    1969 - 1972 Boris Spassky
    1972 - 1975 Robert Fischer
    1975 - 1985 Anatoly Karpov
    1985 - 1998 Gary Kasparov

    1998'den sonra iki ayrı dünya şampiyonluğu kabul edilmeye başlanmıştır. Biri FIDE'nin (Dünya Satranç Federasyonu) düzenlediği dünya birinciliği turnuvasını kazanan dünya şampiyonu, diğeri de Profesyonel Satranççılar Birliğinin dünya şampiyonu. 2001 yılında FIDE'nin dünya şampiyonu V. Anand'dır, Profesyonel Satranççılar Birliğinin dünya şampiyonu da V. Kramnik'tir. Dünya Satranç Şampiyonlarının hepsinin deha düzeyinde zekaları olduğu bilinmektedir. Bu dünya şampiyonlarından bazıları bilim ve matematik alanında da dünyanın önde gelen bilim adamlarından idiler. Emanuel Lasker matematikçi ve filozof idi. Dr. Max Euwe matematik doktorası sahibiydi ve matematik hocalığı yaptı. Mikhail Botvinnik mühendis ve daha sonra profesör olmuş, bilgisayar alanında çok değerli bilimsel çalışmalar yapmıştır.
     



  12. Satranç hakkında özlü sözler

    "Satranç hakkında, hayat için çok uzun olduğu söylenir ama bu satrancın değil, hayatın kusurudur."
    Irning Chernev

    "Satrancın esası onun ne olduğunu düşünmektir."
    David Bronstein

    "Satranç tahtası insan zihninin jimnastik salonudur."
    Pascal

    "Satranç tahtasında tüm denizlerdekinden daha fazla macera vardır."
    Pierre Mac Orlan

    "Satranç zihinsel işkencedir."
    Kasparov

    "Kafanız karışıksa, satranç oynayın"
    Tevis

    "Hayat satranç için çok kısa"
    Byron

    "Kaybeden her zaman hatalıdır."
    Panov

    "Satranç analiz sanatıdır."
    Botvinnik

    "Beni yenen herkesten nefret ediyorum"
    Lisa Lane

    "Satranç Capablanca'nın ana diliydi"
    Reti

    "Bırakın mükemmeliyetçiler yazışmalı satranç oynasınlar."
    Seirawan

    "İyi oyuncu her zaman şanslıdır."
    Capablanca

    "Satrançta kahramanlar yoktur."
    Cory Evans

    "Tek bir kötü hamle kırk iyi hamleyi boşa çıkarır."
    Horowitz

    "Yaşım arttıkça Piyonlara da daha çok değer vermeye başladım."
    Keres

    "Piyon vermektense parmak vermeyi tercih ederim"
    Rueben Fine

    Bu alıntı analizlerde çok sık kullanılır. Bir keresinde yaklaşık 40 kişi önemli bir oyunun canlı olarak izlemektedirler. Oyunculardan biri Piyon alttadır ve yeterli kompansasyon olup olmadığı tartışılmaktadır. Ustalardan biri Fine'ın "Piyon kaybetmektense parmak kaybetmeyi tercih ederim" sözünü anımsatır. Büyükusta Roman Dzindzichashvili şöyle cevaplar " Bu kimin Piyon'u ve kimin parmağı olduğuna bağlıdır"

    "En zoru, kazanılmış oyunu kazanmaktır."
    Em Lasker

    "Aslında en zoru, kayıp oyunu kazanmaktır."
    Dr. Dave

    "Her hatada doğru bir yan vardır."
    Tartakower


    "Satrançtaki pişmanlıktan daha büyük bir pişmanlık yoktur."
    H.G.Wells

    "Hap almadan dizleriniz tutmuyorsa, satranç oynayamazsınız"
    Karpov

    "Tüm satranç ustaları bir körleme oyun oynayabilirler"
    Kaltanowski (Körleme rekoru sahibi)

    "Gidişat taktik olunca, bilgisayarların da gidişatı başlar."
    Hyatt

    "Morphy büyük olasılıkla tüm dahilerin en büyüğü idi."
    Fischer

    "Rakip Şahın kellesi için hiç bir bedel büyük değildir."
    Koblentz

    "İki tür feda vardır: doğru olanlar ve benimkiler"
    Tal

    "İyi kalpli iseniz satranç oynayamazsınız"
    Fransız atasözü

    "Şöhret... Zaten sahibim. Şimdi paraya ihtiyacım var."
    Yaşlı Steinitz

    "En iyisi rakip taşları feda etmektir"
    Tartakower

    "Atağın birinci şartı: Rakibinizin gelişmesine izin vermeyin!"
    Fine

    "İyi bir hamle görünce, bekleyin, daha iyisini arayın"
    Em. Lasker

    "Satranç akılla oynanır, ellerle değil!"
    Renaud ve Kahn

    "İstenilmedik bir pat yaratmak aptallığın zirvesidir."
    Anonim

    "Taş kaybetmemek için çok oyun kaybedilmiştir"
    Tartokower

    "Hatalar tahtanın her yanında yapılmayı bekleniyorlar."
    Tartakower

    "Satranç tahtasında yalan ve iki yüzlülük çok fazla yaşayamaz"
    Em. Lasker

    "Neredeyse kesin olarak, oyun teorik açıdan beraberedir"
    Fischer
    "Satranç 99% taktiktir"
    Richard TEICHMANN

    "Satrancı anladığını söyleyenler birşey anlamaktadırlar"
    Robert Hubner

    "Satranç pozisyonlarının en belirgin özellikleri aletlerin aktifliğidir. Bu satrancın tüm bölümlerinde (açılış, oyunortası, ve özellikle oyunsonu) temel ilkedir. Taşları kısıtlayan en önemli etken Piyon formasyonudur."
    Michael STEAN (Basit Satranç/ Simple Chess)

    "Sadece inisiyatifi olan tarafın saldırmaya hakkı vardır."
    Wilhelm STEINITZ

    "Hiçbir oyun terketmekle kazanılmaz"
    Anonim

    "İyi bir feda doğru olan değil, rakibi şaşırtıp karmaşaya itendir."
    Rudolph SPIELMANN

    "Piyonlar özgür doğarlar ama zincirler altında yaşarlar"
    Soltis

    "Modern satranç fazlasıyla Piyon formasyonu gibi şeylerle ilgileniyor. Unutun bunları-şah mat oyunu bitirir."
    Nigel SHORT

    "Sadece iyi bir Fil feda edilebilir, kötü Fil ise kaybedilir."
    Yuri RAZUVAEV

    "Büyük oyuncular atı 'e5'e yerleştirirler; mat sonra kendiliğinden gelir."
    "Bazı atlar sıçramaz, topallar"
    "Bir satranç oyunun üç aşaması vardır: Birincisi üstünlüğe sahip olduğunuzu umduğunuz andır, ikincisi üstünlüğe sahip olduğunuzu düşündüğünüz andır, ve üçüncüsü... kaybedeceğinizi bildiğiniz andır!"
    Savielly TARTAKOWER

    "Siyah şimdi umutsuz vaziyettedir ve iyi bir fikre ihtiyacı vardır. Veya standart notasyonla durum,+-"
    DVORETSKY ve YUSUPOV (Açılış Hazırlığı/ Opening Preperation)

    "Nasıl taktisyen, birşey yapılması gerektiğinde ne yapmasını biliyorsa, strateji ustası da birşey yapılmaması gerektiğinde ne yapmaması gerektiğini bilir."
    Gerald ABRAHAMS

    "Aramanız gereken hamle, hatta en iyi hamle değil, ama gerçekleştirilebilir bir plan"
    Eugene A. ZNOSKO-BOROVSKY

    'Kötü taş prensibi ismi altında bir kural formülüze ettim'
    "Pozisyonel manevraların önemli olduğu (zamanın çok önemli olmadığı) durumlarda en kötü yerleşmiş taşınızı bulun. Bu taşın konumunu düzeltmek, durumunuzu geliştirmenin en güvenilir yoludur."
    Mark DVORETSKY & Arthur YUSUPOV( Posizyonal Oyun/ Positional Play)

    "Onsekizinci yüzyılda ilk kuralı ilan ettiler:"Sortez les pieces"-"Taşları çıkın". Yeni bir kuralın ilan edilmesi yüz sene almıştır. Londra 1851 yılındaki ilk uluslararası turnuvanın galibi Anderssen şöyle demiştir:
    "Saldırıyla hemen bir avantaj elde edemiyorsanız, kötü yerleşmiş olan taşınızla oynayın"
    "Aradan bir kaç 10 yıl geçti...ustalar 'genel görüş' ilan ettiler: Açılışta mümkün olduğunca piyon hamlelerinden sakınınız. "Bu prensiplere ben de bir yenisini ekledim: Atları Fillerden önce çıkın."
    LASKER (Satrancın El Kitabı/ Manual of Chess)

    "Berabere sadece üç kez konum tekrarı ile değil aynı zamanda tek kötü bir hamle ile de elde edilebilir"
    "Oyunun galibi sondan bir önceki hatayı yapan oyuncudur."
    TARTAKOWER

    "Umutsuz vaziyet yoktur; sadece kurtarılabilecek nispeten kötü vaziyetler vardır.
    "Berabere konum yoktur; Sadece kazanca oynayabileceğiniz eşit vaziyetler vardır."
    "Fakat aynı zamanda unutmayın ki, kaybedilmesi mümkün olmayan kazanç vaziyet de yoktur."
    Grigory SANAKOEV

    "Kaleyi hangi kareye gideceğime karar veremedim. Çünkü üç alternatif vardı (e8,d8,c8), ben ortadakini seçtim"
    TIMMAN (New In Chess 1998 No 2)

    "Satrançseverler, bana bir kombinezon yaparken ne kadar ilerisini görebildiğimi sorup 'kural olarak tek bir hamleden fazla' cevabını aldıklarında hep şaşkına dönerler"
    Richard RETI



    "Taşları geri çekebilirsiniz... ama Piyonları asla. Dolayısıyla Piyon sürerken iki kez düşünün."
    Michael STEAN (Basit Satranç/Simple Chess)

    "Bir oyun pozisyonel fikirler üzerine kurulur, sonuç ise kural olarak kombinezonlardan etkilenerek ortaya çıkar. Bu sonuç, Lasker'in pozisyonel oyun kombinezonlara hazırlıktır ilanından ortaya çıkandır."
    Richard RETI


    "Satranç her şeyden önce bir mücadeledir"
    Emanuel LASKER

    "Oyunsonundan önce Tanrılar oyunortasını yaratmışlardır"
    Siegbert TARRASCH

    "Satrançta ustalık, dalavereci bir zihniyetin habercisidir."
    A. Conan Doyle (Sherlock Holmes'ün ağzından)


    "Ne kadar hamle ilerisini görüyorsunuz" diye sorulduğunda CAPABLANCA şöyle cevaplamıştır.
    "Bir hamle ama en iyisi"
    "Tal taşları elleriyle oynatmaz, sihirbaz değneğini kullanır."
    RAGOZİN (Tal'in Seçilmiş Oyunları/ Selected Chess Games of Mikhail Tal p.9)

    "Kazanmak herşey değildir...fakat kaybetmek ise hiçbir şeydir"
    MEDNIS, berabere yapmak için mücadele etmenin önemi hakkında

    "Bu noktada artık perde inmelidir, fakat bir sonraki hamlesini merak ettim"
    FISCHER , terki ertelemek hakkında

    "Terkederek hiçbir oyun kazanılmamıştır"
    TARTOKOWER

     



  13. "Eğer rakibiniz berabere teklif ederse, niye kötü durumda olduğunu düşündüğünü anlamaya çalışın"
    Nigel SHORT

    "Daha sonra... Oyunlarımda başarılı olmaya başladım. Belki de basit bir gerçeği anlamıştım: sadece ben
    değil ama rakiplerim de korkuyordu"
    Mikhail TAL

    "Hiçbir aptal satranç oynayamaz ama sadece aptallar satranç oynar."
    Alman deyişi

    "Satranç tahtasıyla rakibinizi alaşağı edebilirsiniz ama bu sizin daha iyi oyuncu olduğunuzu göstermez."
    İngiliz deyişi

    "Ciddi düşünmeden sonra algılarız ki satranç anlayışının tarih boyuncaki evrimi, bireyin satrançtaki evrimiyle çok benzerdir fakat bireyin ki çok daha hızlıdır."
    Richard Reti

    Gambitlerden alınan zevk satrançta gençliğin işaretidir... Aynen genç bir çocuğun, erkekliğe geçmesi sonucu kızılderili ve macera hikayelerini bir kenara bırakıp, psikolojik romanlara geçişi gibi bizde gelişen tecrübemizle gambitleri bırakırız ve daha az heyecanlı manevralarla dolu pozisyonel oyunları tercih ederiz."
    Emanuel Lasker

    Taktik oyun, pozisyonel oyunun temelini oluşturur. Bu, zaman boyunca onaylanmış ama genç satranççılara yeterince anlatamadığımız bir olgudur. Satranca yeni başlayan biri Vezir Gambiti ve Fransız Savunması'ndan kaçınmalı ve bunların yerine açık oyunları tercih etmelidir. İlk başta çok başarılı olamasa da, uzun vadede bu fark satrancın daha derin kavranmasıyla kapanacaktır"
    Richard Reti

    "Mikhail Gromov, meşhur Sovyet pilot bir keresinde eğer biri iyi bir pilot olmak istiyorsa önce kendini kontrol etme sanatına sahip olmalıdır demiştir. Bu sözler satranç ve her satranççı için de geçerlidir."
    VB Malkin

    "Daha sonraları Nimzovitch, benim için şu Euwe'nin sıradan kulüp oyuncuları için iyi olduğuna inandığım kitaplardan kurtulmamı sağlayan kitabın tek yazarı olmuştur. Belli bir yere geldikten sonra anlıyorsunuz ki Euwe'nin yazdığı herşey yalan"
    Bent Larsen

    "...Bazı yerlerde sözlerin yerini bir cadının çantasından alınmış nazarlık benzeri sembollerin alması satrancın yaşayan ruhunu öldürüyor. Zavallı bir "!!" asla "Mükemmel hamle" veya "harika fikir" gibi ifadelerin insan duygularında yarattığı etkiye yaklaşamaz."
    ... Ah şu ünlem işaretleri! Nasıl da bir amatörün ruhunu onun elinden, başka oyuncunun hamlelerini inceleme fırsatını elleriden alarak aşındırırlar!"
    Tigran Petrosian

    " Bir Büyükusta'yı bir Uluslararası Usta'dan ayıran nedir? Satrançseverler çok sık buna benzer sorular sorarlar. Pek çok kişiye göre aradaki fark Büyükusta'ların varyantları daha derin hesaplamasıdır. Veya açılış teorisini biraz daha iyi bilmeleridir. Fakat gerçek fark tamamen başka sebeptendir. Büyükustaları daha farklı kılan iki özellik şunlardır: Oyundaki kritik anları sezebilmek ve pozisyonel sorunları daha iyi bir şekilde anlayabilmek"
    Yusupov

    "Çok sık zannedilir ki 'sıradışı hafıza'larının yanı sıra, usta oyuncuların olağanüstü hesap yetenekleri vardır. Satranca yeni başlayan birisi ustaların düzinelerce hamle hesapladığını ve bu yüzden onlara karşı başarılı olamayacaklarını düşünür. Bu tamamiyle gerçek dışıdır. Testler bu iddiayı destekler. Bir şey gerçekse o da Büyükusta'ların daha az alternatifi gözönüne aldıklarıdır; zayıf oyuncular kadar hamle hesaplama eğiliminde değildirler. Dolayısıyla aksine, satranç yeteneği fazla hesaplamadan sakınmayı sağlar. Tabii ki doğru hesaplamanın çok önemli olduğu anlar vardır ve ustalar bu konuda amatörlerden çok daha iyidirler. Ustaların amatörlerden daha fazla tecrübesi vardır ama bu hesaplama konusundaki doğal yeteneklerinin daha kuvvetli olduğunu göstermez. Çoğu zaman satrançta gerekli olan şey daha çok anlayış ve kavramadır.
    David Norwood (Satranç ve Eğitim)

    IM ve GM'ler arasındaki en önemli fark aralarındaki ciddiyet farkıdır. GM bütün zorlukları bütün gücüyle aşmaya çalışır. Bu onun kendini adamasının sonucudur. Bir diğer fark da GM'nin taktik olarak üstünlüğüdür. Örneğin Christiansen her konumda taktik imkan bulabilir. Eğer GM iseniz taktik olarak IM'yi saf dışı bırakmayı bilmelisiniz. GM'ler bu yönden IM'lerden çok üstündürler"
    Nick de Firmian

    "O yaştayken (10), orda veya burdaki tuhaf taşlar pek fazla bir şey değiştirmez. Beceri ve kazanma isteği daha belirleyicidir."
     



  14. Satrançta 64 Altın Öğüt

    1. Yaptığınız her hamlenin bir amacı olsun.
    2. Rakibin her hamlesinin amacını anlamaya çalışın. Oynadığı taşın gidebileceği yerlere bakın.
    3. Girişken ama amaçlı oynayın. Gereksiz değiş tokuştan kaçının.
    4. Rakibin stilini biliyorsanız, bundan yararlanın. Fakat sonunda, konuma göre oynayın, rakibe göre değil.
    5. Rakibin hamlelerini göz ardı etmeyin.
    6. Gereksiz yere şah çekmeyin. Anlamı varsa şah çekin.
    7. Rakibin bütün tehditlerine yanıt bulun. Bunu yaparken kendi konumunuzu geliştirin ve/veya karşı tehdit yapın.
    8. İnisiyatifi almaya çalışın. Zaten varsa, onu koruyun. Yoksa, ele geçirmeye çalışın.
    9. Değiş-tokuşlarda, en azından verdiğin kadar alın.
    10. Değiş-tokuşlarda, en değersiz taşla almaya başlayın, tabi başka bir taşla almak için geçerli bir neden yoksa.
    11. Kayıplarınızı en aza indirin. Taş kaybediyorsanız, mümkün olduğunca az kaybetmeye çalışın.
    12. Taş kaybediyorsanız, karşılığında olabildiğince çok almaya çalışın.
    13. Hata yaparsanız, savaşmaktan vazgeçmeyin. Rakip avantaj elde ettikten sonra gevşeyip, sizin kurtulmanıza yol açabilir.
    14. Kayıp durumda değilseniz, hiçbir zaman, rakip sizin tehdidinizi görmeyecek diye, riskli bir hamle yapmayın. Kayıp durumdaysanız zaten kaybedecek bir şey kalmadığı için bunu yapabilirsiniz.
    15. Kendi analiz gücünüze güvenin. Rakibin hamlesinin amacını göremediyseniz, bir amaç taşımadığını varsayın.
    16. Geçerli bir nedeni yoksa, feda yapmayın.
    17. Eğer rakibin fedasını kabul etmek veya etmemek arasında bir karar veremiyorsanız, kabul edin.
    18. Çok aletle hücum edin. Sadece 1 - 2 aletle hücum etmeyin.
    19. Rakibin çifte tehditlerine dikkat edin. Bunun için, korunmasız taşlarınızın ve zayıflıklarınızın neler olduğunu saptayın.
    20. Merkez için oynayın: onu koruyun, kontrol edin, ele geçirin, etkileyin.
    21. Merkezi piyonlarla ele geçirmek için savaşın.
    22. Dikkatsiz piyon hamleleri yapmayın. Açılışta mümkün olduğunca az piyon hamlesi yaparak gelişiminizi tamamlayın.
    23. Mantıklı olmak koşuluyla, merkez piyonlarını 2 sürün.
    24. Açılışta, mümkün olduğunca, sadece merkez piyonlarını oynayın. Tabi açılışın temelinde diğer piyonları oynamak yoksa.
    25. Fillerinizi, merkez piyonlarını tek sürerek önlerini kapatmadan önce geliştirmeye çalışın.
    26. Aletlerinizi, özellikle de atlarınızı, olabildiğince çabuk, merkeze doğru geliştirin.
    27. Amaçlı bir şekilde gelişin; sadece geliştirmiş olmak için bir aleti oynamayın.
    28. Zaman (veya hamle) kaybetmeyin. Her hamlede yeni bir alet geliştirmeye çalışın. Açılışta, geçerli bir nedeniniz yoksa, aynı taşı 2 veya daha fazla kere oynamayın.
    29. Gelişimde, tehditler de yapmaya çalışın. Fakat gereksiz (geçersiz) tehditler yapmayın.
    30. Öncelikle minör aletleri (atları ve filleri) geliştirin. Şah kanadındaki aletleri, vezir kanadındakilerden daha önce geliştirin, ve atları fillerden önce geliştirin.
    31. Değiş-tokuşlarda da gelişmeye çalışın.
    32. Gelişim avantajınız varsa, bunu değerlendirmek için hücum edin. Hücum etmezseniz, karşı taraf gelişimini tamamladığında avantajınız kalmaz.
    33. Eğer açılışın gereği değilse, vezirinizi çok erken çıkmayın.
    34. Taşlarınıza olabildiğince alan yaratmaya çalışın.
    35. Açık hatları ele geçirin.
    36. Kalelerinizi açık hatlara gelin, veya açılacak olan hatlara gelin.
    37. Erken rok atın.
    38. Rakibin rok atmasına engel olmaya çalışın. Onu merkezde kalmaya mahkum edin, özellikle açık oyunlarda.
    39. Rakiplerinizin taşlarını açmaza alın. Kendi taşlarınızın açmaza girmemesine çalışın. Açmaza alınmışsanız, en kısa zamanda, açmazdan kurtulmaya çalışın.
    40. Açmaza aldığınız taşları, eğer yararlı bir amacınız yoksa almayın. Mümkünse, onlara başka taşlarla da, özellikle piyonlarla, hücum etmeye çalışın.
    41. Rok attıktan sonra, zorunlu olmadıkça, şahın önündeki piyonları oynamayın.
    42. Rakip şaha hücum etmek için, etrafındaki karelerden birini seçin.
    43. Rakibin, sizin bir renkte hareket eden filinizle aynı renkte fili yoksa (filiniz karşıtsızsa), bu filinin hücum edebileceği kareler seçin.
    44. Özellikle karşıtsız filinin rengindeki karelerde taktik olanaklar araştırın.
    45. Hücum eden taşlarınızı, diğer taşlarınızla hücumda destekleyin. Örneğin kalelerinizi, ve gerekirse vezirinizi de arka arkaya getirerek (batarya oluşturarak) hücumu destekleyin.
    46. Taktik fırsatlar başka türlü gerektirmiyorsa, bataryada en önde en değersiz taşınız olsun.
    47. Hamlelerinizin etkinliğini artırın. Esnek ve çok amaçlı hamleler yapın.
    48. Bir hatta kontrolünüzü artırmak için, kalelerinizi çiftleyin, gerekirse vezirinizi de o hatta getirin.
    49. Açık mı, kapalı mı bir oyun olduğunu irdeleyin, ve ona göre oynayın.
    50. Açık oyunlarda fillerinizi koruyun (atlarınızı değiştirin), kapalı oyunlarda atlarınızı koruyun (fillerinizi değiştirin).
    51. Fillerinizi etkin hale getirmek için, piyonlarınızı öbür renkteki karelere getirin.
    52. Zayıflıklarınız, rakibin etkin filinin ters renkteki karelerde olsun.
    53. Materyel olarak öndeyseniz, veya hücuma uğruyorsanız, taşları değiş-tokuşla azaltın. Materyel olarak gerideyseniz veya hücum yapıyorsanız, değiş-tokuşlardan kaçının.
    54. Bir plan yapın, onu uygulayın ve planınıza sadık kalın. Planınızı sadece gerekiyorsa değiştirin.
    55. Alan avantajı elde etmek için, genellikle zamandan fedakarlık etmeniz gerekir.
    56. Kramp (sıkışık) durumdaysanız, değiş-tokuşlarla rahatlamaya çalışın.
    57. Kötü (etkin olmayan) aletlerinizi, rakibin etkin aletleri ile değiş-tokuş yapın.
    58. Eğer konumun özellikleri belirsizse, planınızı gizleyin (açığa vuran hamleleri sonraya saklayın). Planınızı açığa vurmayan hamleler yapın.
    59. Alan kazanmak veya hat açmak için, piyonlarını ilerletin.
    60. Eğer merkez bloke ise, rok atmakta acele etmeyin. Hangi kanada rok atacağınıza, rakibin planını anlayıp öyle karar verin.
    61. Eğer gelişimde geriyseniz, oyunu (özellikle merkezi) kapalı tutun.
    62. Küçük avantajları biriktirin. Tek bir avantaj oyunu kazanmaya yetmeyebilir. Ama birkaç avantaj size oyunu kazandırır.
    63. Yedinci yatayı ele geçirmeye çalışın, özellikle kalelerinizle.
    64. Analitik yöntemi kullanın. Ne yapacağınızı bilmiyorsanız, önce konumu değerlendirin, ve bu değerlendirmenizle ilgili uygun soruları sorun.
     



  15. 3 Kişilik Satranç

    Üç Kişilik Santranç Yapıldı.
    Santranç 2 kişi oynanır demeyin .İki kişilik satranç tarihe karışıyor. İşte size üç kişilik santranç.

    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     



  16. teşekkürler wish ama çok şaşırdım...

    artık santrança üç aranıyor denir
    :f106:
     



  17. İlginç:f20: 3 kişiyle aynı tadı verirmi acaba
     



  18. Ben dörtlü santrançı bekliyorum yoksa oynamam..;) :
     



  19. Yaaaa ben daha iki kişiliğini oynayamazken tutun 3 kişilik olanını çıkarın ben en iyisi tavla ve okeye devam edeyim :f106:
     



  20. Bilmesen bile bilmediğini ne belli ediyon hazanım yaa bak bende bilmiyom hiç çaktırıyormuyum 4 yü bekliyorum diyorum 4 çıkıncada 5 yi beklicem:D