Sanat Ve Zanaat Örnekleri

'El Becerileri' forumunda HazaN tarafından 6 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. Sanat Ve Zanaat Örnekleri Nedir

    Ağaç işçiliği

    Bütün el sanatları malzemeleri arasında bana en sıcak geleni ağaçtır. Belki bir zamanlar canlı bir varlık olmasının bunda rolü var. Belki de kültürümüzden kaynaklanan kutsiyetinin, bilemiyorum. Ağaç işçiliğinin ilk örneklerinden birisi 5.Tüekta kurganlarında çıkan bir kartal heykelidir. Türk tarihinde silah ve çadır malzemesi olarak kullanılan Kayın ağacının kutsal olduğuna inanılırdı. Dünyanın merkezinde bulunan hayat ağacının kökleri arasından abı hayat akardı. Şamanlar, gökyüzü ve yer altı seyahatlerinde bu ağacı merdiven olarak kullanırlardı. Görüldüğü gibi ağacın Türk kültüründe oldukça saygın ve geniş bir yeri vardır. Ağaç işçiliği özellikle Selçuklular döneminde zirveye ulaşmıştı.

    Kaat’ ı Kağıt oyma sanatı

    İki veya daha fazla renkte kağıdın kesilerek çiriş ve nişasta karışımı bir yapıştırıcı ile iç içe yapıştırılmasından elde edilen eserlerdir. Kesme işlemi her renk kağıdın teker teker kesilmesiyle değil de 5-6 farklı renkteki kağıdın üst üste yapıştırılıp kesildikten sonra suya atılarak çözülmesi sağlanarak yapılırdı. Kullanılan kağıtlar özenle hazırlanmış aharlanmış, kağıtlardı. Yapılan oymalar el yazması kitapları süslemek gayesi ile sayfa aralarına serpiştirilirdi. Deri Kullanılarak yapılan oymaların cilt kapaklarında kullanıldığı da olmuştur. 17 yy da çok güzel örnekler verilmiştir.

    Seramik

    Seramik sanatının tarihi, Türklerde hayli eskiye dayanır. Orta Asya da Yapılan kazılarda Büyük Hun İmparatorluğu döneminden de öncelere tarihlendirilen sırsız seramik mamullere rastlanmıştı.V yy.da baskı tekniği, X yy.da ise renkli çamurla yapılan teknikler görülmeye başlandı. Daha sonraki yıllarda ise gelişerek Fatih döneminde zirveye ulaşmıştı.

    Çini

    Savaş kötüdür. Ancak savaş sonrası gelişen bazı olaylar vardır ki, bazen iyi ki olmuş demek gelir insanın içinden. Şah İsmail ile Yavuzun savaşı neticesinde Bursa ya getirilen Tebrizli ustaların çini sanatına yaptıkları katkıyı görünce insan da böylesine bir duygu uyanıyor. Çini, Türk ustaların elinde şahlanmış ve mimari yapıların duvarlarında destan olmuştur.

    Yazma

    Yazma; kumaş üzerine elle resmedilerek veya kalıplarla basılarak uygulanan süsleme sanatıdır. Diğer el sanatlarında olduğu gibi Türklerde ilk görüldüğü yer Orta Asya dır. Yapılan kazılarda çıkan kumaş parçaları üzerinde yapılan incelemeler bu sanatın M.Önceki tarihlerden beri Türkler tarafından bilindiği ve kullanıldığını gösteriyor. Yazma işlemi esnasında birçok teknik kullanılmıştır. Gerek kalıpların hazırlanışı gerekse kalıp malzemeleri çok çeşitlilik göstermektedir.

    Cilt – Kitap Cilti

    El yazmalarının en büyük hususiyetlerinden biriside kitapların ciltleridir. En az içindeki bilgiler kadar kıymete sahip bu ciltler, çok özenle hazırlanır ve birçok teknik uygulanırdı. Kalıplarda kabartma olarak hazırlanan derilerin desenleri sıvılaştırılan altın varaklarla boyanırdı veya desen oyma tekniği ile oyulur farklı renkte işlenmiş derilerle kakma yapılırdı.

    Sedef kakma

    Ağaç işçiliği çeşitleri arasında bahsi geçen kakma işlemi sedef, fildişi ve bağa (kaplumbağa kabuğu) ile yapılarak çok güzel örnekler elde edilmişti. Özellikle 1500 yıllarından sonra gelişen bu sanatın günümüzde artık çok az sayıda ustası bulunmaktadır. Kullanılan malzemelerde çoğunlukla suni sedeflerdir. Deniz kabuğundan elde edilen sedefler nadir eserlerdendir.

    Maden sanatı

    Türk maden sanatının kökü yine Pazırık ve Noin Ula kurganlarına kadar uzanır. Hunlar ve Göktürkler döneminde çok güzel örnekleri elde edilen madeni eşyalar üzerinde stilize hayvan ve bitki motifleri adeta birer nakış gibi işlenmişti. Yine Anadolu Selçukluları döneminde güzel eserler verilmişti.

    İğne oyası

    Hat sanatında nasıl, yazı süsleme unsuruna dönmüşse, bu defa tam tersi süsleme unsuru olan iğne oyası susturulan Türk kadının sesi, dili, yazısı olmuştur. Türk kadınının Türk devlet geleneğinde gerçek yeri olan eşi ile yan yana olma konumunu kaybettiği dönemlerde konuşması ayıplanan gelin, susmak durumunda olan genç kız iğne oyasında kullandığı renk ve desenlerle karşı tarafa mesajlar göndermiştir. Kâh sitemlerini yolladığı mektup, kâh sevgisinin nişanesi olmuş. Ve gün olmuş el emeği göz nuru ekmek kapısı olmuş.

    Minyatür

    Minyatür sanatının kökünü araştıran ilim adamları ilk minyatürlerde Uygur Türklerinin resim tekniğini ve Uygur insanının fiziki yapısının resmedildiğini görürler. VIII. y.y. da Uygurlar kitap ve minyatür sanatında çok ileri bir tekniğe sahiptiler. Anadolu Selçukluları döneminde az sayıda örneği tespit edilen minyatürler, Osmanlılar zamanında oldukça gelişmişti.

    Taş işçiliği

    El Sanatlarından ziyade mimari sanat içerisinde değerlendirilen taş işçiliği bana kalırsa el sanatları içerisinde de değerlendirilmelidir. Mezar taşlarındaki ince oymalar, kafes tekniği uygulanmasındaki işçilik, nakış gibi ince işlemelerle devasa beton ve taş bloklar hafiflemiş adeta karton kutulara dönmüştü. Soğuk malzemeler ruhuna kavuşmuştu.

    Halı – Halicilik

    En eski Türk El Sanatlarından biridir. Pazırık kurganlarında bulunan, İnsanlık tarihinin bilinen en eski halısı olan bu halının sırları hala çözülmüş değil. Selçukluların Anadoluya getirmiş olduğu düğümlü halı tekniği, özellikle gördes düğümü ile yapılmış halılar olağan üstü bir estetik ve işçilik ürünüdür.

    Ebru Sanati

    Ebru Türk El Yazmaları sanatının bir parçasıdır. El Yazmalarında nasıl yazı bir sanata dönüştürülmüş kağıtlar tezhiplenmişse yine aynı çalışmanın bir parçası olarak kitap sayfalarının ve cilt kapaklarının süslenmesi gayesi ile ebru yapılmıştı. Özel olarak hazırlanan kağıtlar, Kitre denilen ve özel karışımlı bir sıvı içerisine serpilen boyalar şekillendirildikten sonra üzerine kağıt kapatılması ile elde edilir. Ebrunun bir özelliği aynısının bir kerede daha yapılamaması kendine özgü oluşudur. Sıvı içerisine serpilen boyaların iki defa aynı şekli alması mümkün değildir.

    Cam işçiliği

    Selçuklu dönemi kazılarında bulunan vazo tabak şişe gibi renkli cam malzemeler bulunmakla birlikte daha çok Osmanlı döneminde gelişmiştir.Bu dönemde kesme cam, minecilik ve değerli taşlarla camın birlikte kullanılmasıyla elde edilen eserlerde çok güzel örnekler verilmişti.