Saltanatın Kaldırılması hakkında bilgi

'Genel Türk Tarihi' forumunda YAREN tarafından 25 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Saltanatın Kaldırılması hakkında bilgi
    Saltanat nedir
    Saltanat ne zaman kaldırıldı
    Saltanatın kaldırılma nedenleri
    Saltanatın kaldırılmasının sonuçları
    Saltanatın kaldırılmasının önemi
    Saltanat neden kaldırıldı


    SALTANATIN KALDIRILMASI
    ( 1 KASIM 1922)



    SALTANAT : Osmanlı Devletinde babadan oğula geçen tahtın adıdır Yeni Türk Devleti�nin siyasal yapısını sağlamlaştıracak ilk adım, saltanatın kaldırılması olacaktı Ancak bu ilk adımın atılması kolay değildi Türk ulusu tarih boyunca başında bir hükümdarın bulunmasına alışmıştı Eski Orta Asya Türklerindeki hakanlar, Selçuklu ve Osmanlı devirlerinde Padişah olarak yaşamışlardı Eski Türk anlayışına göre, egemenlik kutsal kavramdı Bu kutsallığı gök tanrısı, bir aileye vermişti Ailenin üyelerinden başkası, ulusu yönetme hakkına sahip değildi Türkler, İslamlığı kabul ettikten sonra bu kutsal egemenlik kavramı, yeni dinsel kurallarla da desteklendi Peygamberlerin vekili olan halifeler, Türk hakanlarına, ulusu yönetmek hakkını dinsel kurallara dayanarak verdiler Böylece, eski Türk egemenlik anlayışı, İslam ilkeleriyle bağdaşınca saltanatın önemi de arttı Osmanlılar hem Bizans imparatorlarının kayıtsız şartsız hükümdarlık etme anlayışını benimsediler, hem de XVI yydan sonra kendilerine Halife şanı da vererek, son derece güçlendiler Yüzlerce yıl süren bu yönetim biçimi öylesine kökleşmişti ki padişahsız bir Türk devletinin var olabileceğini, yalnız halk değil, bir çok aydın bile düşünemiyordu Bu nedenle Atatürk, egemenliği, padişahtan alıp,gerçek sahibi olan ulusa verme işini, pek dikkatli ve ihtiyatlı biçimde gerçekleştirmiştir Mustafa Kemal, Anadoluya çıktığı günden itibaren milli egemenliğe dayalı bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyordu Fakat bu hedefi gerçekleştirebilmek için öncelikle ulusal güçleri birleştirmek, siyasi birlik ve beraberliği sağlamak ve savaşın kazanılmasına öncelik vermek gerekiyordu Mustafa Kemal bir yandan ulusal güçleri birleştirmeye ve Kurtuluş Savaşının yönetim mekanizmasını kurmaya çalışırken, bir yandan da milli egemenlik anlayışını çevresindekilere benimsetmeye gayret etti Genelge ve kongrelerle milli egemenlik anlayışını çevresinde yaydı TBMMyi açmakla da milli egemenlik ilkesini yürürlüğe koydu TBMMnin kurulmasından itibaren milli egemenlik ilkesi uygulanıyordu Saltanatın varlığını sürdürmesi bu ilkeye ters düşmesine rağmen, kamuoyunun hazır olmamasından dolayı saltanata dokunulmamıştı Mudanya Ateşkes Antlaşmasından sonra barış konferansı hazırlıkları başladığında İstanbul Hükümeti ve padişah, Kurtuluş Savaşı süresince Kuva-i Milliye Hareketini bölmeye çalışmış ve padişahlık makamının sürdürülmesi uğruna İtilaf Devletleriyle işbirliği sürdürülmüştü İtilaf Devletleri Lozan Konferansı�nda Osmanlı Devletinin temsilci gönderilmesini istemiştir Böylece Türk tarafında ikililik yaratarak bölücülük yapacaklar ve güçsüz düşeceklerdi Halbuki Kurtuluşa Osmanlı Devletinin bir yardımı olmadığı gibi, bu hareketi engellemeye çalışmışlardı TBMM bu duruma sert tepki gösterdi 23 Nisan 1920de kurulan yeni Türk devleti egemenliğin ulusa aitliğini belirtirlerken, bir yandan da padişaha bağlı olduklarını söylüyorlardı Atatürk zafere adım adım koştukça bu sorunun çözülmesi biraz daha kolaylaştı Düşmanlarla işbirliği yapan bir hükümdarın, zaferi kazanan yeni Türk Devletine baş olması artık kabul değildi Ancak ya başka bir Osmanlı prensi ya da Atatürkün kendisi padişah olmalı idi Her iki çözüm yolunun da ulusal egemenlik ilkesi karşısında tutarlı yolu yoktu Lozan Konferansı arifesinde, İstanbuldaki padişah hükümetinin barış görüşmelerine çağırılması, Atatürke fırsat verdi Bütün aydınların düşüncesi adaletli bir barış yapılması üzerinde düğümlendiği sırada saltanat sorunu kestirme yoldan çözümlenecekti Milli egemenliği tam olarak gerçekleştirebilmesi ve demokratik bir düzenin kurulabilmesi için saltanatın kaldırılması gerekiyordu




    NEDENLERİ

    Saltanat sisteminin milli egemenlik anlayışına ters düşmesi
    Osmanlı Devletinin TBMM Hükümeti yanında Lozan görüşmelerine davet edilmesi ve durumun Türk Milletinin çıkarına ters düşmesi
    İstanbul Hükümeti ve padişahının, Kurtuluş Savaşı sırasında ulusal direnişe karşı olması
    Bir ülkede iki hükümetin bulunmasının milli menfaatlerle bağdaşmaması
    TBMM Hükümetinin padişahın da yanında bulunduğu İtilaf Devletlerine karşı kesin zafer kazanılması

    27 Ekim 1922de İtilaf Devletleri TBMM Hükümeti yanında İstanbul hükümetini de Lozan görüşmelerine davet ettiler İtilaf Devletlerinin amacı; görüşmeler sırasında iki hükümeti birbirine düşürerek Türk Milleti aleyhine kararlar kabul ettirmektir Bu durum saltanatın kaldırılmasını hızlandırmıştır Bu gelişmeler ve nedenlerden dolayı Mustafa Kemal Paşa, padişahlıkla halifeliği birbirinden ayırıp Siyasi İktidarı temsil eden saltanatın kaldırılması, halifeliğin ise devam etmesi şeklinde bir çözüm yolu buldu Komisyonda görüşmelerinin çıkmaza girdiğini gören Mustafa Kemal Paşa, bir sıranın üzerine çıkarak şunları söylemiştir Efendiler, egemenliği, hiç kimse, hiç kimseye bilim gereğidir, diye görüşmeyle tartışmayla vermez Egemenlik güçle, kudretle ve zorla alınır Osman oğulları zorla Türk milletinin egemenliğine el koymuşlardır Bu yolsuzluklarını altı yüz yıldan beri sürdürmüşlerdir Şimdi de Türk Milleti, bunlara yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini kendi eline almış bulunuyor Bu bir oldu bittidir�dedi


    SONUÇLARI

    Milli Egemenliğin gerçekleşmesi yolunda önemli bir adım atıldı Saltanatın kaldırılmasıyla TBMM Hükümeti Türkiyede yönetimi tek başına ele almıştır
    Devletin Laikliği konusunda ilk aşama gerçekleştirildi Bu gelişme ile din ve devlet işleri birbirinden ayrılmıştır
    TBMMnin açılışından sonra ikinci büyük İnkılap hareketi gerçekleştirilmiştir
    Altı yüz yıllık Osmanlı Saltanatı sona erdi Böylece Türkiye�deki iki başlılığın ve iki hükümetin bulunması sona erdi
    Ulusal egemenliğin tam olarak sağlanması için önemli bir adım atıldı
    Son Osmanlı padişahı VI Mehmet Vahdettin, 17 Kasım 1922de İngiltereye sığınarak ülkeyi terk etti
    TBMM halifeliğinin İngiltere tarafından kullanılmasının engellenmesi amacıyla, Osmanlı hanedanından Abdülmecid Efendiyi halife seçtiğini ilan etti
    TBMMde tartışmalar daha da artarak Meclisin çalışmaları olumsuz yönde etkilendi Bununda etkisiyle, TBMMnin seçimlere gitmesi hızlandı
    Türkiyede devlet başkanlığı sorunu ortaya çıktı Bu sorun Cumhuriyetin ilanını hızlandırmış ve devlet başkanlığı sorunu Cumhuriyetin ilanı ile çözümlenmişti