Sağlıklı Çevre Nasıl Olmalıdır

Konusu 'Sağlık Rehberi' forumundadır ve eftelya tarafından 16 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. eftelya Üye


    Sağlıklı ve Temiz Çevre Nasıl Olmalı


    Hava, su, toprak ve gürültü kirlilikleri ile ilk kez nüfusu hızla artan ve nüfusun yoğun olduğu kentlerde ve endüstri merkezlerinde karşılaşılmış ve bu kirliliklerin hızla dünyaya yayılmaları, çevrenin kirlenmesine ve bozulmasına neden olmuştur.Çevre kirliliği konusunda eğitimcilere, belediyelere ve vatandaşlara çok büyük sorumluluklar ve görevler düşmektedir.

    DAHA GÜZEL BİR YAŞAM VE SAĞLIKLI BİR ÇEVRE

    Bir öykü yaratılsa; bütün acılardan küsmüş ve mutlulukla barışık.Sonrada ,kimi zaman titrek, kimi zaman ışıldayan aydınlığın çehresinde hayat bulsa, güller bahçesinde saklı kalan gülüşler.Temiz ve yaşanılmaya değer bir çevrenin verdiği o güzel ahenkle,sevinçler buluşsa hüzünler kaybolsa.Mutluluklar kalkan olsa acıların önünde.Çevre kirliliğin verdiği huzursuzluk,kaybolsa her adım atışımızda.Avazımız çıktığı kadar, bağırışımız hep sevinç dolu duygulara sığınsa…Bu güzel duyguları bir öyküye sığdırma bilincinde, temiz bir çevrenin ve güzel bir doğanında payı büyüktür.Çünkü huzurlu ve daha güzel bir yaşam için,bulunduğumuz çevrenin, daha sağlıklı bir ortamı olmalı.Yaşam alıp götürürken ömrümüzü,hayatın akışıyla birlikte, çevre sorunları da ortaya çıkıyor.
    Bunlar, hava kirliliği,gürültü kirliliği,su kirliliği vb. nedenlerin çevre kirliliğini beraberinde getiriyor.Göller, barajlar,nehirler,denizler,yeteri kadar temiz tutulmuyor ve insan sağlığını tehdit ediyor.

    Yaşam kalitesinin bozulmasını istemeyen bir insan, çevre kirliliğini yaratan unsurlardan uzak durur.Gürültü kirliliği de strese ve bir çok hastalığa yol açıyor.Bunlar insan hayatının akışını etkileyen önemli unsurlardır.Yaratılan çevre kirliliğinden dolayı, gerilen insan yaşamı,hep daha temiz ortamlara ihtiyaç duyar.
    Tabi bu ortamı en güzel yaratacak olan yine insanlardır.

    Çevre kirliliği hassasiyet ve duyarlılık gösterilmesi gereken bir konudur.Doğal çevre bilinciyle,daha temiz bir ortamın sağlanması,düzenli ve sürekli yapılan kontrollerle daha iyi sağlanır.Bu konuda eğitim ve bilinçlendirme ön safhada tutulursa dengeler daha iyi korunur.İyi korunmayan bir çevrede yaşamak,oyuncağına ağlayan çocuğun hüznüne konan bulanık bir gözyaşına benzer.Bu bulanık gözyaşını daha çok bilinçsizlik ve eğitimsizlikten kaynaklanan kültür yaratır.Kırsal alanlarda köylerin ve ormanlık alanlara atılan çöpler içler acısı.Ormanlık alanlara atılan çöpler,buradaki yaban hayvanların ölümüne,sorumsuzca atılan şişe ve camlar yangınlara yol açabilmektedir.Bu sağlıksız davranışlar,insanın kültür noksanlığını ortaya koyar.
    Bir kültürde sağlığı tehdit eden bütün sorunlar, ben varım duyumuyla yarısı çözülmüş olur.Birde buna bütün insanların ben varım duyumu eklenirse çevre kirliliği sorunu tamamen çözülür.Korunması gereken doğada her şeyin kendine göre ayrı bir güzelliği vardır.Bir çiçeğe konulan kelebeğin,bir gülün,ırmaktan akan suyun serinliği,ağaçların, yeşilliğin verdiği o iç açıcı , insan ruhunu dinlendiren güzel esintisi ve kirlenen çevreden uzak bu güzelliklere ihtiyacımız var.Bu güzellikleri barındıran doğa,korunmaya değer.Bir annenin şefkatli gülüşünde saklı kalan görkemli duygusu,mis kokulu bir doğanın, temiz çevrenin iz bırakan havasında devleşir.Devleşen bu şefkatli gülüşte,temiz havasını solumak istediğimiz doğanın,temiz çevrenin rolü büyüktür.Masal kokan bir baba yüreğinde, hep temiz bir çevrenin özlemi ve hayali saklı olmalı.

    Sultan MERCAN​
    Son düzenleyen: Moderatör: 26 Aralık 2012