Sağlıklı Bilgiler...

'Sağlıklı Beslenme ve Diyet' forumunda Belinay tarafından 8 Aralık 2008 tarihinde açılan konu


  1. Kurban Bayramında Et Tüketimi

    Kurban Bayramında Et Tüketimine Dikkat!

    Kurban Bayramının gelmesiyle birlikte sindirimi en zor besinlerden biri olan etin tüketimi artacaktır. Özellikle yağlı etlerin, kolesterol ve doymuş yağ oranı yüksek olduğu için yüksek tansiyonu,şeker hastalığı ve kalp/damar hastalığı bulunan kişilerin Kurban Bayram’da az yağlı veya yağsız etleri tercih etmeleri ve tüketimde aşırıya kaçmamaları sağlıklıkları açısından uygun olacaktır.

    Kronik hastalıkları olan ve risk grubunda bulunan kişiler için kurban bayramı tehlikeli olabilmektedir. Kalp/Koroner arter hastaları, şeker hastaları,tansiyon hastaları ve böbrek hastaları risk altındadır.

    Fazla Et Yenmesinin Zararları nelerdir?

    Etin içeriğinde; doymuş yağları bulundurması sebebi ile aşırı miktarlarda tüketilmesi kan yağlarının yükselmesine bağlı olarak Kalp ve Damar hastalıklarına sebep olabilir.

    Fazla tüketim sonucunda kan basıncı artacağından dolayı tansiyon yüklenmesi gerçekleşebilir.

    Et, sindirimi zor olan bir besin öğesidir. Bu nedenle de aşırı miktarlarda et tüketimi sindirimi güçleştireceğinden mide problemi olan kişilerin aşırı miktarlarda et tüketmesi sakıncalıdır

    Etin kavurma ve kızartma yöntemi ile pişirilerek yenilmesi mide asidini arttırarak kabızlık gibi rahatsızlıklara neden olacaktır.

    Kırmızı et, aşırı tüketilmesi halinde vücutta fazla demir yüklenmesine neden olacaktır. Ancak fazla demir oranı vücuttaki kalsiyumun idrarla birlikte atılmasına neden olacaktır. Yine aşırı et tüketilmesi, şişmanlık,insülin ve metabolizma dengesi bozulacağından diyabet gözlenebilir.

    Bu sebeplerden dolayı;

    * Aşırı et tüketiminden kaçınılması,

    * Et tüketimi ile birlikte sebze tüketimine ağırlık verilmesi,

    * Etlerin yağlı kısımlarının tüketilmemesi ayrıca iç yağların yemeklerde kullanılmaması,

    sağlıklı beslenme açısından dikkat edilmesi gereken unsurlardır.

    Kurban Eti Kesildikten Ne Kadar Sonra Tüketilmelidir?

    Kurban Bayramında yeni kesilmiş etlerin tüketimine dikkat edilmelidir çünkü yeni kesilmiş etlerin sert oluşu sindirimi zorlaştıracaktır. Yeni kesilmiş olan etlerin pişirilmesi oldukça güçtür. Bu sebeplerden dolayı kurban eti kesildikten hemen sonra tüketilmemelidir. Etlerin buzdolabında en az 24 saat bekletilip uygun pişirme yöntemleri kullanılarak tüketilmesi mide ve bağırsak sağlığı için uygun olacaktır.

    Ayrıca etler buzlukta birkaç hafta boyunca saklanılabilir.

    Eti Uygun Pişirme Yöntemleri Nelerdir?


    Etin tüketim miktarı kadar pişirme yöntemlerinin de önemi vardır. Etlerin kızartılması ve kavurması besin öğelerinde kayıplara sebep olabileceği gibi fazla miktarda yağ tüketilmesine ve sağlık sorunlarının oluşmasına yol açabilmektedir. Bu sebepten dolayı etlerin haşlama, buğulama veya ızgara şeklinde pişirildikten sonra tüketilmesi yararlı olacaktır.

    Izgarada direkt ateşe maruz ve çok pişirilerek yanma noktasına gelen etlerde kanserojen maddeler oluşmaktadır. Oluşan bu kanserojen maddeler vücudumuzun hücre yapısında değişikliklere neden olurlar.

    Kurban Eti Nasıl Saklanmalıdır?

    Kurban etleri, birer tüketimlik halinde buzdolabı poşetine konularak kaldırılmalıdır. 0-2 santigrat derecede 3-5 gün, buzlukta birkaç hafta, -18 derecede ise 3 ay saklanabilir. Donmuş etler buzdolabı gibi soğuk yerlerde çözdürülmelidir. Ancak et çözdürüldükten sonra tekrar dondurulması tehlikelidir. Çözdürme sırasında et üzerindeki mikro organizmaların üremesine neden olacaktır. Tekrar dondurulan et üzerinde üreyen mikro organizma miktarı artar.
     



  2. Aman, Kolesterole Dikkat!

    Kavrulmuş et, elde açılan börek, kek, kurabiye gibi hamur işleri, yanlarında içilen gazlı içecekler, meşrubatlar, geri çevrilemeyen ikramlar. Hepsi kilo olarak geri dönecek ama!!! Yapılacak en doğru davranış; evden çıkmadan önce (çorba, meyve, yoğurt, salata gibi) enerji içeriği düşük bir şeyler atıştırmaktır. Böylelikle gidilen yerlerde "hayır" deme şansına sahip olunabilir. Her ziyarette et ve tatlı yenilmesinden kaçınılmalıdır. Kişi, günlük et tüketimini gram cinsinden vücut ağırlığı seviyesinde tutmaya çalışmalıdır (Örnek: 90 kilo ağırlığındaki bir bireyin 90 gram kırmızı et yemesi gibi).


    Beslenmemizde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

    Bayramda birdenbire ve aşırı yemek yeme eğilimi, Türk halkının misafirperverliği ve yemek konusundaki aşırı ısrarcı tutumlar yanlış beslenmeye neden olmaktadır. Bayram sevincimize gölge düşürmemek için 4 gün sürecek olan bayram süresince yediklerimize dikkat etmemizde fayda vardır. Unutmamalıyız ki; dikkatsiz ve aşırı beslenme gaz, şişkinlik, hazımsızlık, mide bulantısı, tansiyon yükselmeleri ve baş ağrısı gibi sağlık problemlerine yol açabilir. Özellikle mide ve bağırsak sorunları ile bayramda daha sık karşılaşılmaktadır. Tatile gidenler açık büfelerden sağlıklı seçimler yapmaya daha da özen göstermelidir. Tatil demek yalnızca yemek, içmek değildir. Eğlenin, dinlenin fakat besin seçimlerinize dikkat ediniz. Hem tatil süresince "egzersiz yapmaya fırsat bulamadım" sözü "mazeret" olarak kabul edilmemelidir.

    Katı margarin, tereyağı, kaymak, krema, mayonez, cipsler, soslar, kuruyemişler gibi enerji değeri yüksek, öte yandan hiçbir besleyici değeri bulunmayan yağlı yiyeceklerden kaçınmak gerekmektedir. Yemekler zaten yağ ile pişirilmektedir. Et, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve yağlı tohumların içerisinde de yağ bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; ekmeğe yağ sürmemek, zeytinyağı bile olsa aşırı miktarda kullanmamak ve kızartma, kavurma işlemlerinden kaçınmaktır. Yemekleri haşlama, ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlamakta yarar vardır.

    Şeker açısından durumu değerlendirirsek; bazı şekerler besinlerde doğal olarak bulunurlar (meyvelerde fruktoz, sütte laktoz, tahıllarda nişasta gibi). Bazıları ise sonradan ilave edilirler. Kaynağı ne olursa olsun, vücut gerçekte bu farkı anlamamaktadır. Bu nedenle şeker ve şeker içeren (çikolata, hazır meyve suları, gazlı içecekler, tatlılar gibi) besinlerden kaçınmak gerekmektedir. Bu tür besinler kana hemen ve tamamen karışırlar. Vücut, kan şekerinin tümünü aynı anda enerjiye çeviremez. İhtiyacından fazla enerji tüketimi durumunda vücut, bir kısım glikozu vücut yağına çevirir. Şeker ve şeker içeren besinler kan şeker düzeyinde ani dalgalanmalara yol açarlar. Bunu engellemek adına ya şekerli besinlerden tamamen kaçınmak ya da şeker yerine aspartam, asesülfam potasyum, siklamat veya sakkarin içeren yapay tatlandırıcılardan kullanmak gerekecektir.


    Ev baklavası, lokma, tulumba gibi ağır ve şerbetli tatlılar yerine; sütlaç, komposto, hoşaf, kabak tatlısı gibi sütlü, meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Hatta bu tatlıların yapımında gerek kendimiz gerekse misafirlerimiz için - enerji alımını azaltmak adına - yapay tatlandırıcıların toz formları tercih edilebilir.

    Posalı Besinleri Tercih Ediniz

    Tüm bu ilkelere ilave olarak posalı yani lifli besinlerin tüketimi artırılmalıdır. Posalı besinler kan şekerini, kan basıncını (tansiyonu) ve kan kolesterolünü istenilen seviyede tutmaya yardımcı olurlar. Midede, su ile birlikte şişerler; tokluk, doygunluk hissi sağlarlar. Ayrıca dışkılama miktarını ve sıklığını artırırlar. Kabızlık önlemeye, böylelikle kilo vermeye yardımcı olurlar. Kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkileri de mevcuttur. Bu yüzden haftada en az 2 kere kurubaklagil yemeği yenilmelidir. Ayrıca buğday ekmeği yerine kepek, çavdar, yulaf ekmeğini; pirinç yerine bulguru tercih etmekte yarar vardır. Hatta pirinç, makarna, erişte ve unun da kepekli olanlarını kullanmak daha sağlıklı olacaktır. Sebze ve meyveler de posa içermektedir. Soyulmadan yenilebilenleri iyi bir şekilde yıkadıktan sonra kabukları ile tüketmek posa alımını arttırmaya yardımcı olacaktır.

    Su İçmeyi İhmal Etmeyiniz

    Suyun; alınan besinlerin sindiriminden, metabolik atıkların dışarı atılmasına kadar her aşamada çok önemli görevleri vardır. Posalı besinler de etkisini su varlığında sürdürebildiği için günlük sıvı tüketimi arttırılmalıdır. Katkısız, en iyi çözücü su olduğu için günde 10 - 14 bardak su içilmelidir. İçilen çay, kahve, bitki ve meyve çaylarına da şeker yerine aspartam içeren tatlandırıcılardan katılabileceği gibi diğer içeceklerde de light olanların tercih edilmesi daha uygun görülmektedir.

    Kronik Hastalığı Olanlara Öneriler

    Önemle vurgulamak gerekir ki diyabet, böbrek hastalığı, yüksek tansiyon, kalp - damar hastalığı, mide rahatsızlığı olan bireylerin bayram da olsa varolan diyetlerini bozmamaları gerekmektedir. Bu grupta yer alan hastaların özellikle hamur işleri tüketimlerinde sınırlama yapmaları, özellikle diyabetli bireylerin şekerden uzak durmaları gerekmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere sağlık açısından güvenle ve rahatlıkla kullanılabilen toz tatlandırıcılar ile, diyabetlilerin kendilerine sütlü, meyveli diyabetik tatlılar yaparak nefsini köreltmesi söz konusu olabilir.

    Spor Yapmayı İhmal Etmeyiniz

    Gerek günlerin kısalması gerekse havaların soğuması ile birlikte fiziksel aktiviteler de azalmaktadır. Bayram esnasında kilo almak istenmiyorsa belirtilen ilkelere ilave olarak mutlaka spor yapılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü en çok tempolu yürümeyi önermektedir. Bunun dışında; çok hafif tempoda koşma, bisiklete binme, yüzme, tenis, dans, aerobik, jimnastik tarzı kalbi çalıştıran sporların yapılması da uygun görülmektedir. Haftanın 4 - 5 günü 45 - 50 dakika egzersiz yapılması yeterli olacaktır. Amaç; metabolizma hızını düşürmemek, kilo verirken bir noktada ağırlığın sabit kalmasını önlemek, verilen kiloların kalıcı olmasını sağlamak ve en önemlisi sağlıklı yaşama adım atmaktır.

    Aç Kalmak Zayıflatmaz

    Genelde bireyler, kilo vermek için bayram sonrasında aç kalarak, öğün atlayarak, hiçbir şey yemeyerek sonuç almaya çalışmaktadır. Böyle bir davranış, vücudu açlıktan ölme paniğine sürükler ve "tasarruf" moduna geçen metabolizma yavaşlar, yağ yakmak yerine tüketilen her besini yağ şeklinde depolama yoluna gider. Buna karşılık sık sık, azar azar beslenmek bir sonraki öğünde hem yavaş hem de az yemek yenilmesine neden olmaktadır. O nedenle başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlanmamalı, 2.5 - 3 saatlik aralıklarla beslenilmelidir. ​
     



  3. Tşkler Belinaycım emeğine sağlık dikkat edilmesi gereken konulardan bri daha.............
     



  4. hep bildiğimiz, hepte yaptığımız hatalar:( sağol belinay ço yayarlı birpaylaşım :f118:
     



  5. Teşekkürler canım. Kesinlikle uymamız gereken noktaları bizlerle paylaşmışsın.

    Kurban etide fazla ağır oluyo zaten. Fazla yiyeyim desen de yenmiyo ki..