Safranbolu İle İlgili Herşey

'Türkiye ile ilgili' forumunda EyLüL tarafından 13 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu





  1. Safranbolu, evleri, sokakları, camileri, türbeleri, mezarlıkları, anıtlarıyla tam bir Müze Kent görünümündedir. Homeros’un llyada adlı eserinde Paplagonya ismiyle anılan kent, çok özsel konumu nedeniyle Paleolitik çağdan bu yana insan yerleşimine açıkolmuştur

    Kuzey Anadolu’nun batı kesiminde, Karabük iline bağlı Safranbolu ilçesinde sırasıyla Persler, Helenler, Romalılar, Bizanslılar, Danişmendoğulları, Çobanoğulları, Selçuklular, Candaroğulları Beyliği ve Osmanlılar egemen olmuşlardır. 14. yüzyılın başlarından bu yana Türklerin hakimiyetinde olan Safranbolu, özellikle 18. yüzyılda Asya ve Avrupa arasındaki ticaretin önemli bir merkezi olmuştur.

    Sahip olduğu zengin insanlık mirasının yanı sıra, bu mirası çevresel dokusu içinde büyük bir başarıyla korumaktaki durumundan dolayı 1984 yılında UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.

    Safranbolu adını, o bölgede yetişmekte olan «safran» bitkisini alır. Safran bugün ilaç ve baharat sanayinden, kumaş boyamaya dek uzanan geniş bir alanda kullanılmaktadır. Yemeklere lezzet verdiği gibi, şifalı özelliklere de sahiptir. Bunun yanı sıra kendi ağırlığının 100 bin kat suyu sarıya boyama gücünden dolayı, tekstil sektöründe kullanılmaktadır. Bugün uluslararası piyasalarda gramaj fiyatı altınla yarışan safran üretimini yeniden canlandırabilmek için, Safranbolu’da çeşitli girişimlerde bulunulmaktadır.

    Safranbolu “Şehir” diye adlandırılan kışlık bölgeyle, yazlık biçiminde kullanılan “Bağlar” bölgesinden oluşur. “Şehir” alanı, yönetim merkezinin bulunduğu kale ile alışveriş merkezlerinin bulunduğu çarşıyı kapsadığı gibi, evlerin bulunduğu Akçasu, Gümüş, Musalla, Kıranköy ve Tabakhane semtlerini de içine alır. “Bağlar” bölgesi ise, iklim olarak yazın yaşamaya daha elverişli olan ve yazlıkevlerin bulunduğu kısımdır.

    Safranbolu’nun en önemli özelliği, 18. ve 19. yüzyıl Osmanlı kentsel dokusunu bozulmadan günümüze dek taşımasıdır. Yaklaşık 2000 civarındaki geleneksel Safranbolu evi kalabalık aile yapısını, komşuluk ilişkilerini, kültürel gelenekleri, ekonomik refahı ve yöredeki iklim özelliklerini mükemmel bir biçimde aksettirir.

    Genelde iki-üç katlı, 6-8 odalı ve cumbalı yapılardır. Her odasında fazla sayıda pencere bulunur. Evler, bir sanat eseriymişçesine titizlikle meydana getirilmiştir. Taş ve ahşap işçiliğinin en nadide örneklerine rastlamak mümkündür. Tavan ve duvar süslemeleri, merdiven korkulukları ve kapı tokmakları, izleyenleri zaman makinesine koyup geçmişe geri götürür sanki.

    Evlerde işlevsellik kadar, estetik kaygıların da bu kadar ön planda olması, günümüz şehirciliğine örnek oluşturacak niteliktedir. Evlerin sokak içindeki konumları, komşuluk ilişkilerini ön plana çıkarır. Genel olarak taş ve kerpiç örgülü olan duvarlar beyaz badanalıdır ve evler bakı mi ıl ı klarıyla dikkat çeker.

    Meyve bahçeleri içindeki konumları ve fıskiyeli havuzları, evlere ayrıca güzellik katar. Safranbolu’da özensiz ve derme çatma yapılmış hiçbir şeye rastlamak mümkün değildir. Amaç hayatı güzelleştirmek, estetize etmektir çünkü. Ayrıca evlerin «çevreye saygılı» olarak tasarlandığı bugünün mimarlarınca dikkat çekilen bir başka konudur. Doğa-insan-ev ilişkileri titizlikle düşünülmüş ve evler buna uygun olarak tasarlanmıştır. Komşuya saygı egemen olduğu için, hiçbir ev bir diğerinin görüşünü kapatacak şekilde inşa edilmez. Zira manzaraya verilen önem, Safranbolu evlerinde dikkat çeken bir başka özelliktir.

    Hititlerden beri iskân gören bölgede ayrıca başta Eflani olmak üzere, çok sayıda höyük ve tümülüs, kaya mezarı ve kabartmalar bulunmaktadır. Güneydeki Sipahiler köyünde bulunan bir Roma tapınağı da ayrıca dikkat çekmektedir.

    1340 yılları arasında yapıldığı tahmin edilen Cami-i Kebir mahallesindeki Eski Cami de (Gazi Süleyman Paşa Camii) kentin tarihi dokusunu oluşturan dünya miraslarından biridir.

    Candaroğlu Beyliği’nin başında bulunan Şücaüddin Süleyman Paşa tarafından yaptırıldığı düşünülmektedir. Yanındaki gazi Süleyman Paşa medresesini Abdülmecid 1845/1846 da onartmıştır. Aynı bölgede bulunan eski hamam da 1322′den sonra inşa edilmiştir.

    Candaroğlu dönemine ait Taşminare Camii; 1662′de yapılan, içerisi geç dönem kalem işleriyle bezenmiş bulunan Köprülü Mehmet Paşa Camii; Hidayet Ağa tarafından 1719′da yaptırılan Hidayetullah Camii; 1779 tarihini taşıyan Kazdağlı Camii; diğer camilerden farklı olarak kesme taşlarla kaplanmış olan 1796 tarihli İzzet Mehmed Paşa Camii de Safranbolu’nun sayılabilecek

    [​IMG]