Sabuncuoğlu şerefeddin kimdir kısaca

'Hakkında bilgi' forumunda EyLüL tarafından 22 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Sabuncuoğlu şerefeddin kimdir kısaca

    FATİH DÖNEMİNİN
    ÜNLÜ HEKİMİ

    SABUNCUOĞLU ŞEREFEDDİN


    Fatih
    Sultan Mehmet döneminin en ünlü hekim ve cerrahlarından olan Sabuncuoğlu
    Şerefeddin 1386 yılında Amasya’da doğmuştur. Amasya'daki Bimarhane'de
    Burhaneddin Ahmed’den tıp eğitimi aldıktan sonra yine burada 17 yaşında
    hekimlik yapmaya başlamıştır. Sabuncuoğlu Şereffeddin 14 yıl boyunca da Bimarhane'de
    çalışmalarını sürdürmüştür. Yaptığı çalışmalar sonucunda zamanla
    adı bütün Anadolu'da duyulmuştur.


    ESERLERİ

    Sabuncuoğlu Şerefeddin cerrahlık
    konusunda üç önemli eser yazmıştır. En
    önemli eseri, "Kitab-ı Cerrahiye-i al Haniye"dir. Konularını
    minyatürlerle anlatan ve Fatih Sultan Mehmet'e ithaf edilen bu kitap İslam tıbbına
    büyük bir yenilik getirmiştir. Uzun
    yıllar hekimlik yaptıktan sonra, 1468 yılında "Mücerrabname"
    adlı eserini kaleme almıştır. Bu sırada 85 yaşındadır.



    KİŞİLİĞİ

    Sabuncuoğlu Şerefddin'in en önemli özelliklerinden biri değişik deneyleri
    çeşitli hayvanlar üzerinde yaparak bilimsel sonuçlar elde etmesidir. Bazı
    deneyleri kendi üzerinde de yapmış ve bu deneyimleri de yazmıştır. Örneğin
    bir panzehirin etkisini denemek için önce o panzehiri içmiş, ardından
    kendini bir yılana ısırtmıştır. Kendi deyimiyle "Ne parmağı şişmiş
    ne de vücudunda bir belirti gözlenmiştir."


    ÖLÜMÜ

    1470 yılında Amasya’da vefat eden
    Sabuncuoğlu Şerefeddin, Darüşşifadaki çalışmaları, yazdığı eserleri
    ve hayranlık uyandıran bilim adamı kişiliği ile bugünlere uzanmıştır.


    CERRAHAT’ÜL
    HANİYYE'nin GİRİŞİNDEN BİR BÖLÜM

    "Ben zayıfların zayıfı ve en muhtaç kul olan el-Hac İlyas oğlu, Ali
    oğlu, Sabuncuoğlu lakaplı Şerefeddin. Allah belalardan korusun, Amasya Darüş-şifasında
    tabibim. Bu şehirde geçimim kıtlık rüzgarında ve zamanın kalp kıran
    ellerinde düşkündü. Kendisi Zuhal yıldızının basamağı olan ve katında
    ilimden daha değerli bir şey bulunmayan ve makamında tıp ilminin tüm
    ilimlerin yarısı olduğu söylenilen sultana derdimi bildirmek ve zamanın sıkıntı
    rüzgarlarından kendimi korumak için tıp ilminden bir cerrahi kitap yazdım.


    Bu geçen ömür ve uzun süren istekler içerisinde, ilmiyle gördüğüm
    ve yaptığımla tecrübe ettiğim birçok acayip ve garip işleri bu kısaltılmış
    kitap içerisinde topladım. Şimdiki zamanın cerrahlarının çoğunluğu bu
    kitapta bahsedilen şeylerin çoğunu ne görmüşlerdir ne de duymuşlardır.
    Bu tip cerrahlar sadece bu dönemin revaçtaki kitaplarını incelemekte ve
    bunların içerisinde yazan şaibeli tedavileri uygulamaktadırlar ve bazen tecrübeleri
    olmadığı halde kendileri de hatalı şeyler ekleyip doğru yolu bulamamaktadırlar.


    Bu kitabı Türkçe yazmamın nedeni şudur; bu devirde
    Rum kavimleri Türk dilini kullanmaktadırlar. Ayrıca bu dönemin cerrahlarının
    çoğu okuma yazma bilmemektedir ve okuma yazma bilseler bile hepsi Türkçe
    kitap okumaktadırlar. Böylece, bu kitabı Türkçe yazmakla bundan daha fazla
    kişi faydalanabilecektir ve bu sayede işin aslını öğrenip,birçok sorunlarını
    çözerek kendilerini hatadan ve beladan koruyabileceklerdir.


    Bu kitabın 3 bab-ı vardır. 1. Bab uzuvların ve hastalıkların
    dağlanması, 2.Bab cerahatlerin yarılması,dikilmesi ve tedavisi, 3.Bab ise kırık
    ve çıkıların tedavisi hakkındadır. Bu kitaba Cerrahiyye-i İlhaniyye adını
    verdim. Tedavileri anlatırken önemli olanlarında üstadı, hastayı kullanılan
    aleti ve tedavi yöntemini tasvir ettim."