Rusyanın Genişleme Politikası Ve Osmanlı Rus İlişkileri

'Osmanlı Tarihi' forumunda Ezlem tarafından 29 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. Rusyanın Genişleme Politikası Ve Osmanlı Rus İlişkileri nedir
    Osmanlı Rus İlişkileri hakkında bilgi
    Rusyanın Genişleme Politikası
    Osmanlı devletinin gerileme sebepleri

    Rus çarı 1700 yılında yapılan İstanbul Antlaşmasına aykırı olarak sınırlarda kaleler yaptırmakta ve Azak Denizi’nde donanma bulundurmaktaydı. Aynca Rus çan Petro, Osmanlı tebaası Hristiyanları da kışkırtmaktan geri kalmıyordu. En büyük emeli boğazlardan sıcak denizlere inmekti.

    Bu sırada Çar Petro’ya yenilen İsveç kralı JOBL Sari, Osmanlı topraklarına girdi. Kraü takip etmek bahanesiyle sının geçen Çar Petro, kralın Osmanlı topraklarından çıkarılmasını istedi. Bu isteği yerine getirilmediği takdirde savaş açacağını bildirdi. XII. Şarl’ın da teşvikiyle Osmanlı Devleti, Ruslara savaş açtı. İki ordu Prut Nehri kıyısındaki Falcı Köyü çevresinde karşılaştılar. Çember içine alınan Rus kuvvetlerinin kurtulma ümitleri kalmamıştı. Çar Petro, Moskova’ya gönderdiği gizli bir mektupta “Ordunun dört katı Türk kuvvetleriyle çevrili bulunuyorum. Herhangi bir mucize olmazsa ya hepimiz öleceğiz ya da esir olacağız” diyordu.

    Çar Petro, Osmanh ordusu komutanı Baltacı Mehmet Paşadan barış istedi. Yeniçerilere güvenemeyen Baltacı uygun şartlarla banş yapmayı kabul etti. Yapılan Prut Antlaşmasına göre (1711).

    1- Azak Kalesi Türklere verilecek,
    2- Osmanlılar ve Ruslar Lehistan işlerine karışmayacak,
    3- İsveç kralı Şarl serbestçe ülkesine dönecekti.
    Daha sonra Çar Petro bu antlaşmanın bazı maddelerini uygulamadı. ‘ Baltacı Mehmet Paşa ise yaptığı bu antlaşmayı hayatıyla ödedi.

    Osmanlı-Rus Savaşları, Belgrat Antlaşması (1736-1739)
    Çar Petro’nun sıcak denizlere inme politikasını ondan sonra gelen çarlar da devam ettirdi. Rusların, Lehistan ve İran işlerine karışması Osmanlı Devleti’nin çıkarlarına ters bir durumdu. Aynca Kırım kuvvetleri ile Rus kazakları arasında devamlı çatışmalar oluyordu.

    Ruslar aniden Osmanh topraklarına saldırınca, Osmanlılar savaş ilan etti (1736). Kırım’a saldıran Ruslar büyük tahribatlara yol açtılar. Ancak daha sonra Kırım’ı boşaltmak zorunda kaldılar.

    Avusturya Rusya ile yaptığı ittifak gereğince Rusların yanında savaşa girince Osmanlılar iki düşmanla birden savaşmak zorunda kaldılar. Rus kuvvetlerini işgal ettikleri topraklardan çıkaran Osmanlı kuvvetleri başarılı sa¬vaşlar yaptılar. Avusturya ile Belgrat Antlaşması imzalandı. Yalnız kalan Rusya Osmanlılarla ikinci Belgrat Antlaşması‘nı imzaladı (1739). Bu antlaşmaya göre:

    1- Azak Kalesi Ruslara verilecekti. Ancak Rusya, kaleyi yıkacak yerine yenisini yapmayacaktı.
    2- Ruslar savaşta elde ettikleri toprakları Osmanlılara geri verecekti.
    3- Rusya, Azak Denizi ve Karadeniz’de savaş gemisi bulundurmayacaktı.

    Osmanlı-Rus Savaşları, Küçük Kaynarca Antlaşması (1768-1774)
    Rusya’nın genişleme hırsı ve sıcak denizlere inme çabaları, Osmanlıları Ruslarla savaşa sürükledi. Rus çariçesi II. Katerina, Rus tahtını ele geçirdikten sonra sık sık Lehistan işlerine karışmaya başladı. Bu durum karşısında ayaklanan Leh milliyetçileri, Osmanlılardan yardım istedi. Leh milliyetçilerini takip maksadıyla Osmanlı topraklarma giren Rus ordusu birçok Türk’ü kılıçtan geçirdi. Bu durum karşısında birtakım devlet adamlarının karşı çıkmasına rağmen Rusya’ya savaş ilan edildi (1768). Rus kuvvetleri önce Osmanlılar karşısında başarılı olamadılar. Daha sonra ise Eflak ve Boğdan’a girdiler.

    Bir Rus donanması İngilizlerin de yardımıyla Cebelitarık Boğazını aşarak Mora kıyılarına geldi. Rumları isyana teşvik etti. Burada bulunan birçok Türk işkencelerle katledildi. İsyan bastırılınca Ruslar, Rumları bırakarak kaçtılar. Koyun adaları dolaylarında yapılan deniz savaşında, Ruslar geri çekilmek zorunda kaldı. Çeşme Limanı’na demirleyen Türk donanması, Rus gemilerinin baskınına uğrayarak yakıldı. (1770). Kaptan-ı deryalığa getirilen Cezayirli Hasan Paşa, Rusları, Çanakkale Boğazı ve Limni’den uzaklaştırdı.

    Rus orduları, Tuna’ya kadar ilerleyince Avusturya telaşa düştü ve Osmanlılarla gizli bir antlaşma yaptı. Rus kuvvetleri, bazı Kırımlıların ihaneti yüzünden kolayca Kırım’a girdi. Rusların Balkanlarda Şumnu’ya kadar ilerlemeleri üzerine sadrazam Muhsinzade Mehmet Paşa barış istemek zorunda kaldı. Yapılan Küçük Kaynarca Antlaşması‘na göre (1774):

    1- Kırım bağımsız olacak, ancak dini yönden Müslüman olduğu için İslam halifesi olan padişaha bağlı kalacaktı.
    2- Kabartay toprakları ile Kılburun, Kerç ve Yenikale Ruslara bırakılacaktı.
    3- Ruslar istedikleri yerde konsolosluk açabileceklerdi.
    4- Eflak ve Boğdan Osmanlılara geri verilecekti.
    5- Rus gemileri Karadeniz’de serbestçe dolaşabileceklerdi.
    6- Ruslar Osmanlı tebaası olan Ortodoksların haklarını koruyacaklardı.
    7- Osmanlılar, Ruslara 15 000 kese altın savaş tazminatı ödeyeceklerdi.

    Küçük Kaynarca Antlaşması ile 296 yıldan beri Osmanlı hakimiyetinde bulunan Kırım Hanlığı elden çıktı. Rusya, Osmanlı Devleti’ndeki Ortodoksları koruma hakkını elde etti.

    Kırım’ın Rusya’ya Bağlanması (1783)
    Rus taraftan olan Kırım hanı Şahin Girayın davranışları yüzünden Kırımlılar isyan etti. Bu olay üzerine kaçarak Rusya’ya giden Şahin Giray, Rus orduları ile tekrar Kırım’a döndü ve tahtı ele geçirdi. Kırımlılar ikinci sefer ayaklanınca II. Katerina, Kırım’ı işgal ederek, Rus topraklarına kattığmı ilan etti (1783). Rusya’yla savaşacak durumda olmayan Osmanlı Devleti durumu kabul etmek zorunda kaldı (1784).

    Osmanlı-Rus Savaşları ve Yaş Antlaşması (1787-1792)
    Osmanlılar Kırım’ın elden çıkışını bir türlü içlerine sindirememişlerdi. Rus çariçesi II. Katerina ise sıcak denizlere inmeyi kafasına koyduğundan Osmanlı Devleti’nin topraklarında gözü vardı. Avusturya ile birlikte Osmanlı topraklarının bir kısmını ülkelerine katmak, bir kısmında ise yeni devletler kurmak istiyorlardı.
    Rusya ve Avusturya’nın bu düşünceleri Osmanlılar tarafından hoş karşılanmadı ve savaş ilan edildi (1787). İlerleyen Rus kuvvetleri Özi Kalesi halkını kılıçtan geçirince padişah I. Abdülhamit üzüntüsünden öldü. Yerine III. Selim geçti.

    III. Selim Ruslara iyi bir ders verilmesinden yanaydı. Ancak ordunun durumu buna uygun değildi. Rusların müttefiki olan Avusturya, Osmanlılarla Ziştovi Antlaşması’m yapınca yalnız kalan Rusya da barış yapmayı kabul etti. Ruslarla yapılan Yaş Antlaşmasına göre:

    1- Kırım’ın Rusya’ya ait olduğu kabul edildi.
    2- Dinyester Irmağı iki devlet arasında sınır olacaktı.
    3- Anadolu sınırı savaştan önceki durumuna getirilecekti.