Rüstem Paşa Kimdir Hayatı

'Biyografi' forumunda zamaneanne tarafından 29 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu



  1. Rüstem Paşa Ve Kanuni


    Rüstem Paşa, bilinen adıyla Damat Rüstem Paşa, 1. Süleyman döneminde 15 yıl sadrazamlık yapmış bir devlet adamıdır.

    Osmanlı topraklarına getirildikten sonra devşirilmiş, 1539'da Diyarbakır Valisi olmuş ve III. Vezir iken 26 Kasım 1539'da Şehzade Cihangir ve Şehzade Bayezid'in sünnet düğününde Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan ile evlenmiştir. Bu nedenle 'Damat' sıfatıyla anılır.

    Kanuni Sultan Süleyman döneminde sadrazamlık yaparken, devlet kademesinde rüşveti yaygınlaştıran kişidir. Rüşvet sebebi ile Osmanlı İmparatorluğu'nun içine bozulma tohumlarını atan kişilerden biridir. Rivayete göre İmparatorluk'ta Padişahlardan sonra en zengin kişidir. 815 çiftlik, 476 su değirmeni, 1.700 köle, 2.900 at, 1.106 deve, 100 gümüş eyer, 500 altın eyer, 2.000 zırh, 130 çift altın üzengi, mücevherle süslü 760 kılıç, 1.000 gümüş mızrak, 78 bin duka altını, 11.200.000 akçe değerinde nakit parası vardır. Makbul İbrahim Paşa'dan daha zengin olduğu söylenir.

    1544'de Hadim Süleyman Paşa'nın azledilmesi üzerine yerine getirilmesi beklenen II. Vezir Divane Hüsrev Paşa'yı Hürrem Sultan'ın emriyle birbirine düşürdü ve ardından Sultan Süleyman hem Hüsrev Paşa'yı hem de Hadım Süleyman Paşa'yı azledip sadrazamlığa Rüstem Paşa'yı getirdi.

    Hürrem Sultan ve eşi Mihrimah Sultan ile bir olup Şehzade Mustafa'nın idamına ortam hazırladı. Kanuni, Şehzade Mustafa'yı öldürttükten sonra yeniçerilerin ayaklanma çıkarabileceği korkusuyla Rüstem Paşa'yı azletti (1553) ve yerine Kara Ahmet Paşa'yı getirdi.

    Ancak Hürrem Sultan ile Mihrimah Sultan, Rüstem Paşa'yı sadrazamlığa tekrar getirebilmek için çalıştılar. 29 Eylül 1555 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman basit bir bahaneyle Kara Ahmet Paşa'yı Divan-ı Hümayun'un ortasında idam ettirdikten sonra Rüstem Paşa tekrar sadrazam oldu. 10 Temmuz 1561 Istanbul'da ölümüne dek sadrazamlik görevini sürdürdü.

    Kendisini çekemeyenlerce çıkarılmış "cüzzamlıdır" dedikodusunun yayıldığı bir esnada, üzerinde bit çıkması üzerine dile getirilmiştir. Zira inanışa göre cüzzamlının üzerinde bit barınamazmış. Bu yüzden, tarihçilerin kendisine vermiş oldukları bir diğer isim "Kehle-i İkbal" (İkbal Biti) Rüstem Paşa'dır.

    Biri Tekirdağ'da, diğeri İstanbul'da kendi adına yaptırdığı 2 adet camii vardır. Edirne' de Mimar Sinan'a Rüstem Paşa Kervansarayı'nı yaptırmıştır. Ayrıca Kütahya'da Anadolu Beylerbeyliği yaptığı sırada bir medrese ve bir hamam yaptırmıştır. Kütahya'daki bu eserlerden hamam günümüze kadar gelmiş; taç kapısının bir bölümü hariç yıkılan medrese ise orjinaline uygun olarak yeniden yapılmıştır.