Ruhun Mertebeleri Var mıdır

'Sorularla İslamiyet' forumunda HazaN tarafından 24 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Ruhun Mertebeleri Var mıdır
    ruh kötüleşirmi - ruh mertebe kat edebilirmi


    Allah (cc) ruhu kendisine itaatkâr, kutsi ve şerefli bir mahlûk olarak yaratmıştır

    “Bu yüzden onu (insan sûretinde yaratıp) düzelttiğimde ve ona (yarattığım) rûhumdan üflediğimde, hemen ona secde ediciler olarak yere kapanın” (Sâd, 72)

    “Şanım hakkı için (biz), Âdemoğullarını şerefli kıldık; onları karada ve denizde (çeşitli nakil vâsıtaları üzerinde) taşıdık; onları temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğuna faziletli tutarak üstün kıldık” (İsra, 70)

    Allah (cc) “ (yarattığım) ruhumdan …” “…Âdemoğullarını şerefli kıldık …” tabirleriyle ruhun kendisine itaatkâr, kutsi ve şerefli bir mahlûk olarak yaratıldığını bildirmektedir


    Nefsin isteklerine uyan ruh zamanla kötüleşir Eğer pişman olup tövbe etmezse işlediği günahlardan zevk alır hale gelir

    “İşte (nefsinin) arzusunu kendisine ilâh edinen ve Allah’ın (ezelî olan) bir ilim üzere (küfürlerindeki inatları yüzünden) dalâlete attığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üzerine de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Peki, onu Allah’tan sonra kim hidayete erdirebilir? Hiç ibret almıyor musunuz?

    Hâlbuki (onlar): “O (hayat), ancak bizim bu dünya hayâtımızdır; (burada) ölürüz ve (burada) yaşarız; hem bizi ancak zaman helâk eder!” dediler Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur Doğrusu onlar ancak zanda bulunuyorlar” (Casiye, 23-24)

    İnsan, bedenini haramlarla kirlettiği gibi ruhunu da nefsin kötü istek ve arzularına uymakla kirletir Sonunda ruh tamamıyla günahlarla kararırsa nefis gibi haram işlemekten zevk alıp, övünür hale gelir

    Eğer rûh tamamıyla kararmadıysa işlediği günahlar, her an kalbi ve vicdanı vasıtasıyla onu rahatsız eder Eğer nefsini yener ve tövbe ederse Allah’ın (cc) lütfu ile ruh bir anda terakki edip asıl mahiyetine geri dönebilir

    “Tevbe edip, pişman olan günahkâr, kalbi mahzun olan kimse demektir Allah, onun yanındadır Nitekim Hz Peygamber (asm), bir hadis-i kutside, Cenâb-ı Hakk ın “Ben, kalpleri mahzun kimselerin yanındayım” buyurduğunu haber vermiştir
    (Keşfu’l-Hafa, 1/203)

    “Allah katında (makbûl olan) tevbe, ancak o kimselerin (tevbesi)dir ki, bilmeyerek günah işlerler, sonra da çok geçmeden tevbe ederler İşte onlar var ya, Allah, onların tevbelerini kabûl eder Çünki Allah, Alîm (hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır” (Nisâ, 17)


    Ruh, kendisine verilen kuvveleri vasat mertebede kullanmayı başarırsa yüksek mertebelere ulaşır

    Allah (cc) şu dünya hayatına imtihan için gönderdiği insan ruhuna maddi bedeninde yaşayabilmesi için özel üç kuvve vermiştir Bu kuvvelerin her birisi nefis ve şeytan ile girdiği mücadelede "tefrit, vasat ya da ifrat" dereceleriyle ruha ya kemale doğru terakki verir ya da iyice süflileştirip manen ölü olarak tabir edebileceğimiz hale getirir


    1- Kuvve-i Şeheviye-i Behimiye

    Tefrit mertebesi: Humuddur Yani ne helâle ve ne de harama şehveti yoktur

    İfrat mertebesi: Fücurdur Böyleleri başkalarının namuslarına göz diker

    Vasat mertebesi: İffettir Helâline şehvet duyar Harama şehveti yoktur


    2-Kuvve-i Sebuiye-i Gadabiye

    Tefrit mertebesi: Cebanettir Böyle kişiler korkulmayan şeylerden bile korkar

    İfrat mertebesi: Tehevvürdür Ne maddî ve ne mânevî hiçbir şeyden korkmaz İnsan bu durumda iken bütün zulümleri yapabilir

    Vasat mertebesi: Şecaattir Dini için canını feda eder Meşru olmayan hiçbir şeye de karışmaz


    3- Kuvve-i Akliye-i Melekiye

    Tefrit mertebesi: Gabâvettir Hiçbir şeyden haberi olmaz

    İfrat mertebesi: Cerbezedir Hakkı bâtıl, bâtılı hak suretinde gösterecek zekâya sahip olup, insanları aldatır

    Vasat mertebesi: Hikmettir Hakkı bilir ve ona uyar Bâtılı bilir ondan da kendini çeker