Reşit olan bir kız, ailesinin izni olmadan evlenebilir mi?

'Sorularla İslamiyet' forumunda Semerkand tarafından 7 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. Reşit olan bir kız, ailesinin izni olmadan evlenebilir mi?
    Velinin izni olmadan nikah yapmak caiz mi?

    İslâm hukukuna göre nikâhın sahih olması için bazı şartlar vardır. Bu şartlardan birisi de evlenecek olan kadının velisi durumunda olan kişinin izninin ve rızasının alınmasıdır. Bu mesele Hanefî mezhebi dışında kalan üç mezhebe göredir. Velinin izni, Mâlikî ve Şafiî mezhebine göre nikâhın bir rüknü, Hanbelî mezhebine göre ise şartıdır. Her üç mezhebe göre kadının velisinin izni alınmadıkça yapılan nikâh sahih olmaz, bâtıldır.

    Hanefî mezhebine göre ise henüz bulûğ çağına ermemiş kız çocuklarının, kendini idare edemeyecek durumda aklen noksan olanların ve bunakların velilerinin izni olmadan nikâhları caiz olmaz. Bunların dışında kalan kadınlar, velilerinin izni olmadan da evlenip nikâh akdedebilirler. Çünkü nikâhta kadının ifadesi muteberdir.

    Bu fıkhî bir hüküm olmakla beraber, gerek İslâmî bir âdet, gerekse ailevi bir âdâb olarak velinin izin ve rızasının alınması en doğru olanı ve isabetlisidir. Zaten bazı istisnalar dışında kızın evliliğinde velisinin iznine müracaat edilmekte, önce o muhatap alınmaktadır. Daha sonra kızın rızası da alınırsa nikâh akdine başlanmaktadır.

    Reşit olan bir kız, ailesinin izni olmadan evlenebilir mi?
    Eğer haklarını helal etmezlerse,
    ahirette anne-babaya itaatsizlikten yargılanır mı?
    Ayrıca bir kızı sevmediği bir kişiye zorla vermek ne kadar doğrudur?

    Hanefî mezhebine göre, rüşt çağına gelmiş bir kız kendi başına evlilik yapabilir. Ancak eğer bu evlilikte bulunması gereken denklik yoksa, kızın velisi durumundaki kişiler buna itiraz edebilirler.

    Diğer üç mezhebe göre, rüşt çağında da olsa, bir bayan velisinin iznini almadan nikah kıydıramaz. (bk. Cezerî, el-fıkhu ala'l-mezahibi'l-arbaa, 46-48).

    Şafiilerden büyük bir âlim olan Ebu Sevr'e göre, bir evlilikte, hem evlenecek olan kadının rızası, hem de velisinin rızası şarttır. Bu görüş, ailedeki huzur, ahenk, sevgi ve saygı ortamının zedelenmemesi açısından daha uygun görülmüştür. (bk. El-fıkhu'l-İslamî, 64).