Refik Halit Karay Edebi Kişiliği Ve Eserleri

'Hakkında bilgi' forumunda Merve tarafından 13 Nisan 2012 tarihinde açılan konu


  1. Refik Halit Karay Edebi Kişiliği Ve Eserleri

    Refik Halit Karay Edebi Kişiliği Ve Eserleri Hakkında Bilgi

    Refik Halit, edebiyatımızın "kendine özgü" yazarlarından biridir, yapıtları da öyle. Yakup Kadri, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları adlı kitabında onu bir bohem olarak çizer.
    Yakup Kadri'yle ilk gençlik dostlarıdırlar ve Yakup Kadri'nin püritenliğinin yanında Refik Halit, çapkın mı çapkın, keyfine düşkün bir bohemdir. Yakup Kadri, Refik Halit'i "hayat adamı", kendisini de "kitap adamı" olarak tanımlamıştır. Ölümünden bir yıl önce yapılan bir söyleşi de, "Ben güzel yemek ve güzel kadın meraklısıyım, diyen , mizacı itibariyle kendi özel hayatına düşkün olan Refik Halit’in tehlikeli ve çetin siyasi mücadelelere kalkması, sürgünleri, idamları göze alması, ömrünün yirmi yılını iç ve dış sürgünlerle geçirmiş bulunması tuhaf bir çekişme gibi görünmektedir. Zevke düşkünlüğüne rağmen, kaleme sarılınca hırçınlaşan, hicvetmekten kendini alamayan bir yazardır. Yaşadığı sürgünler, onun bilgi ve görgü âlemini zenginleştirmiş, dolayısıyla eserlerine gözlem zenginliği katmıştır. Izdırap onun ruhunu beslemiştir. Eğer sürülmeseydi, edebiyatımız, Memleket Hikâyeleri ve Gurbet Hikâyeleri gibi iki şaheserden mahrum kalırdı. Milliyetçiliği sürgündeyken daha da gelişti. Gurbette yazılmış bazı hikâye, roman ve makaleleri Millî Edebiyatın incileri kabul edilir.

    Eserlerinde konuşma dilini ustaca kullandı. Romanlarının konusu aşk ve kadındır. Romancılığında iki ayrı çizgi etkindir. Yurtdışına kaçmadan önce yazdığı "İstanbul'un İç Yüzü" en yetkin romanı sayılır. 1920'de yayınlanan bu romanda, roman tekniğinin dışında birbirinden kopuk parçaları mozaikler halinde birleştirerek İttihat ve Terakki'nin işbaşına gelişinden 1'nci Dünya Savaşı günlerine kadar olan İstanbul'u bütün renk ve çizgileriyle yansıttı. Türkiye'ye dönüşünden sonra yazdığı romanlarda, daha çok kişiye seslenme daha fazla satma ve okunma kaygısıyla sanatı bir kenara bırakıp ticari eserlere yöneldi.

    Romanları:
    İstanbul'un İç yüzü (1920)
    Ay Peşinde (1922)
    Yezidin Kızı (1939)
    Çete (1940)
    Sürgün (1941)
    Anahtar (1949)
    Bu Bizim Hayatımız (1950)
    Yeraltında Dünya Var (1953)
    Dişi Örümcek (1953)
    Bugünün Saraylısı (1954)
    İkibin Yılın Sevgilisi (1954)
    İki Cisimli Kadın (1955)
    Kadınlar Tekkesi (1956)
    Karlı Dağdaki Ateş (1956)
    Dört Yapraklı Yonca (1957)
    Sonuncu Kadeh(1965)
    Yerini Seven Fidan(1977)
    Ekmek Elden Su Gölden (1980)
    Ayın On Dördü (1980)
    Yüzen Bahçe (1981)

    Hikayeleri:
    Memleket Hikayeleri (1919)
    Gurbet Hikayeleri (1940)
    Eskici

    Oyunları:
    Kanije Müdaafası (1909)
    Deli (1939)



    alıntı