Ramazan Bayramı 2009

'Mübarek Gün ve Geceler' forumunda YAREN tarafından 18 Eylül 2009 tarihinde açılan konu


  1. 2009 Ramazan Bayramı
    Ramazan Bayramı İslam aleminde, oruç tutma ayı olan Ramazan'ın ardından üç gün boyunca kutlanan dini bir bayramdır. Hicri takvime göre onuncu ay olan Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır. Bayramdan bir önceki gün, Ramazan ayının son günü olan arifedir. Ramazan Bayramı 2009 yılında Türkiye'de 20 Eylül Pazar günü başlamaktadır.

    Arapça kökenli bir sözcük olan "Ramazan", "Ramaza" (çok sıcak olma) kökünden gelir. Bunun nedeni muhtemelen Ramazan orucu ibadeti ilk uygulanmaya başlandığında yaz aylarına tekabül ediyor olmasıdır.Ayrıca bayramda ziyaretçilere, şeker sunmak töresi yerleşmiş bir gelenek olduğu için bayrama, Şeker Bayramı'da denir.

    Arapçadaki adı 'Ayd-ül El-fitr'dir. Fitr kelimesi Arapça'da kahvaltı anlamına gelir ve ramazanın bitimiyle birlikte yapılan ilk kahvaltıyı ifade eder. Ramazan bayramı oruç süresinin bitmesi dolayısıyla yapılan bir tören niteliğindedir. Ramazan Bayramı, Malezya ve Singapur'da Hari Raya Aidil Fitri, Endonezya'da Idul Fitri veya Lebaran, Bangladeş'te iseShemai Eid olarak da anılır.

    BAYRAM NAMAZI

    Bayram sevinç günü demektir. Topluca kılınan bayram namazları; müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliğin güzel bir göstergesidir. Bayramlar müslümanları birbirine yaklaştıran, dargınlıkları ortadan kaldıran, kardeşlik duygularını kuvvetlendiren önemli günlerdir. Bayramlar, Allah'ın mü'min kullarına birer ziyafet günleridir.

    Bayram sabahı erkenden kalkmalı, yıkanıp temizlenmeli, en iyi ve temiz elbiseleri giyerek güzel kokular sürünmelidir.

    Yılda iki dini bayramımız vardır:

    1) Ramazan Bayramı.

    2) Kurban Bayramı,

    Cuma namazı farz olan kimselere, bayram namazlarını kılmak vacibtir. Bayram namazı iki rek'attir. Cemaatle kılınır. Bayram namazlarında ezan okumak, ikamet getirmek yoktur. Bayram hutbesi sünnettir ve namazdan sonra okunur. Cuma hutbesi ise farzdır, namazdan önce okunur.

    Diger namazlardan farkli olarak bayram namazlarının birinci rek'atinda üç, ikinci rek'atinda da üç kere olmak üzere fazladan alti tekbir alınır. Bunlara ''Zevaid'' tekbirleri denir.

    Ramazan Bayramı Namazının Kılınışı

    Birinci Rek'at:
    1 ) Cemaat düzgün siralar halinde imamin arkasinda yeralir ve ''Niyet ettim Allah rizasi için Ramazan Bayrami namazini kilmaya, uydum imama" diye niyet eder.

    2) imam ''Allahü Ekber'' deyip ellerini yukariya kaldirinca. cemaat de ''Allahü Ekber'' diyerek ellerini yukariya kaldirip göbegi altina baglar.

    3) Hem imam, hem de cemaat gizlice ''Sübhaneke''yi okur .Bundan sonra üç kere tekbir alinir. Tekbirlerin alinisi söyledir:

    Birinci Tekbir: imam yüksek sesle, cemaat da onun pesinden gizlice ''Allahü Ekber'' diyerek (iftitah tekbirinde oldugu gibi) ellerini yukariya kaldirip sonra asagiya saliverirler. Burada kisa bir süre durulur.

    ikinci Tekbir: ikinci defa ''Allahü Ekber'' denilerek eller yukariya kaldirilip yine asagiya saliverilir ve burada da birincide oldugu kadar durulur.

    Üçüncü Tekbir: Sonra yine ''Allahü Ekber'' denilerek eller yukariya kaldirilir ve asagiya saliverilmeden baglanir.

    4) Bundan sonra imam, gizlice ''Euzü Besmele'', açiktan fatiha ve bir sure okur .(Cemaat bir sey okumaz, imami dinler)

    5 ) Rüku ve secdeler yapilarak ayaga (ikinci rek'ata) kalkilir ve eller baglanir .

    ikinci Rek'at:

    6) imam gizlice Besmele, açiktan da fatiha ve bir sure okur. Sure bitince imam yüksek sesle, cemaat da içinden

    (birinci rek'atta oldugu gibi) üç kere daha tekbir alir , üçüncü tekbirden sonra eller baglanmadan, dördüncü tekbir ile rükua varilir,.sonra da secdeler yapilarak oturulur.

    7) Oturusta. imam ve cemaat, Ettehiyyatü. Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbena atina... duasini okuyarak önce saga, sonra sola selam verip namazi bitirirler. Namazdan sonra hutbe okunur. Kurban bayrami namazinin kilinisi da bunun gibidir. Sadece niyeti degisiktir.

    Toplum Barışı Açısından Bayramın Önemi

    Bayram; Allah'ı bir, Peygamberi bir, Kitabı bir, aynı kıbleye yönelen, aynı heyecanı taşıyan müslümanların sevinçlerini paylaştığı mukaddes bir gündür.

    Mü'minler; Allah'm emrini yerine getirmek maksadiyla, bir ay boyunca imsak vaktinden akşama kadar en tabii haklari olan yemeyi, içmeyi terkederek insani adeta meleklestiren oruç ibadetinin manevi zevkini duyarlar.

    ''Düsmanla savasin küçük cihat, nefisle savasin büyük cihat'' olarak kabul edildigi bu mücadelede mü'minler büyük bir zafer kazanarak kulluk imtihaninda gösterdikleri basarinin sevincini tasirlar.
    [​IMG]

    Çok mübarek bir gün olan bayramda, kutsal mekanlar olan camilerde topluca ibadet etmenin suuruna eren müslümanlarin arsa yükselen tekbir sesleri, kalblerimizdeki imanin açik bir delili, yanyana gelerek. omuz omuza vererek cemaat halinde kilinan bayram namazlari müslümanlar arasindaki birlik ve beraberligin en güzel göstergesidir.

    Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de:

    ''Süphesiz mü'minler birbiri ile kardestirler; öyle ise dargin olan kardeslerinizin arasini düzeltin...'' buyurarak bütün müslümanların kardeş oldugunu bildirmis, birbiri ile dargin olanlar varsa, bunlarin aralarinin düzeltilmesini diger müslümanlara görev olarak vermistir .

    Müslümanlarin birlik ve beraberligi üzerine titreyen Sevgili Peygamberimiz de, din kardesligine gölge düsüren davranislardan sakinmanin geregine dikkatimizi çekerek söyle buyurmustur:

    ''Bir müslümanin din kardesleri ile üç günden fazla dargin durmasi helal olmaz."

    Darginligin uzun süre devam etmesinin, çok büyük bir günah oldugunu da su sözleri ile ifade etmistir:

    ''Bir kimse müslüman kardeşi ile bir sene küs durursa, onun kanını dökmüş gibi günaha girmiş olur.''

    Müslümanların arasının açılmasına ve toplumda birlik ruhunun zayıflamasına sebep olan kin, haset ve düşmanlık duygularını kalplerimizden söküp atarak bunların yerine insan sevgisini ve kardeşlik duygularını yerleştirip, dargınlıklara son verdiğimiz takdirde, bayram işte o zaman gayesine ulaşmış olacaktır.

    Dinimiz bütün müslümanlari tek bir vücut olarak kabul eder, insan vücudunun bir tarafında meydana gelen rahatsızlığı vücudun diğer kısımları hissettiği gibi, dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir müslümanın karşılaştığı sıkıntıyı da diğer müslümanların yüreklerinde hissetmesi gerekir. Bugün en çok muhtaç oldugumuz sey bu şuura sahip olmaktır.
    Diyanetvakfı​



    Ramazan Bayramı Mesajları ve Ramazan Bayramı Kartları Aşağıdaki linklerden ziyaret edebilirsiniz.


    Ramazan Bayramı Mesajları Ramazan Bayramı Kartları