Punk Lady ile Ümmisübyan , Murathan Mungan

'Kitap özetleri' forumunda Ezlem tarafından 4 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Punk Lady ile Ümmisübyan
    Murathan Mungan kitapları


    PUNK LADY ile UMMİSUBYAN

    aynı aynanın çıkıp içinden
    dağılır sokaklarına

    hali,
    vakti,
    yerinde
    iki kadın
    biri punk lady
    öteki ümmisubyan

    yer değiştirir görüntüleri ürpertilerinden
    bütün gardıropları (ve çağları) birbirine açılan
    tarih ve magazin
    birbirlerini, birbirleriyle okuma şekli
    sonra sinema salonlarının siyah-beyaz nesnesi:
    kan,vahşet ve dişilik öğretisi
    doygunluğun popcorn çağı,
    kentleşirken kuntlaşan yanlarımız,
    sınıf atlarken topal kalanlar,
    çağın incittiği masallarda, kendine ikame edecek yer arayan
    Ey mucize avcıları
    Gerçekle kanmayan soylu sabıkalılar
    siyah inci haritasında yol alan kötülük izleği
    yüz yüze bırakıyor sizi, kendinizle
    Herkes yaralı bir yerinden,
    herkesin astrolojisinde paranoya ve ren geyiği

    Bir şeyler taksitle karşılanıyor metafiziğin simgelerinden,
    boşlukta kalmasın diye
    düzmece hayatimizin tedirginliği,
    çıkıp çıkıp geliyor
    alçak sesli,on iki telli melodileriyle
    sokak gerillası, düşkün aristokrat punk lady

    bir silah gibi gezdiriyor bütün vitrinlerini
    parçalanmış camlardan toplarken
    parçalanmış kimliğini
    her şey biraz da eylem edilgenliği

    İnsanlığın karanlık mecmuasında
    el feneri gezdiriyor zemin duyarlıkları
    (tutunmak istiyor sandıklarına)

    dışarıda klakson sesi
    (itiyor bir şeyleri dibe
    geriye
    geriye)

    -hayat bizi çağırıyor
    gitmemek olmaz!!!

    Yarım kalıyor her şey,
    artık tekin değil hiçbir tavan arası,
    topluca yaşanırken bütün yalnızlıklar,
    silahların seçimi de bir varoluş biçimi değil midir?
    Kimin kimi vuracağı önemli mi bu kadar?
    Araba markalarının yapay efsanesi, bluejean mavisi gökyüzü

    bütün manzaralarımız posterlerimizin yüzölçümü kadar

    Nereye dokunsak fermuar
    (Midas'in "kemikleşmiş" mitolojisi:
    güncelleştirilmekten yalama olmuş tragedyalar)
    hiçbir şey kutsal değil, hiçbir şey
    her sevişme sonrasında dokunsan ağlayacaklar

    -keşke zenci olsaydık
    -birileri konuşsa
    -su caz hiç bitmese
    -birbirimizi ölene kadar sevebilseydik

    tek dişi kalmış canavarın dişçisi,ey bizim hükümdar!
    kodlanmış ahlakın menüsünde bugün neler var ?

    -Sentetik Orgazmlar! Sentetik Orgazmlar!
    İşte aşağılık bir dünya size! televizyon programları kadar
    motorsikletlerinizin farları
    delebilir mi bu karanlığı?
    Yırtabilir mi rock'ın çığlığı
    bu betonarme sağırlığı?

    çizgi roman kahramanlarından birinin
    uğruna ölmek istiyorum,
    -delice bir aşkla-
    hepsi bu kadar!

    Akşamüzeridir Geçersin bir balkonun önünden
    -sanki ölüme giderken-
    balkonda kemanla geçilmiş bir taksim
    ölmeyen bir kadının son günleri
    pötükare masa örtüleri ve porselen
    ve her şeyin elle tutulma vakti
    o kadar ki
    altındaki motorsiklet
    görüntüleri sarıyor geriye

    yön tutmaz pusuların zifiri yollarında
    oylanmış kamuların dışta tuttuğu yalnızlık,
    hızla geçiyor
    asfaltlanmış abdallığı
    nereye gitsen
    nereye gitsen
    gidilmiyor ki tarihin
    hiçbir şey kımıldamıyor yerinden
    kentlerin,sokakların,ilişkiler in
    gürültülerin ve merkezi sistemlerin
    deseninde
    giysileri - çizgileriyle
    çığlık atan - el uzatan
    help yalnızlığı
    her yerde neonların tedhişçi ve körleştirici aydınlığı
    bir görme ve görülme durumuyken şizofreni
    nasıl atlanır gündelik hayatin sessiz tiranlığı
    hayat, durmadan, hiç durmadan
    binlerce kez
    açıklanmalı

    punk lady, sen
    en iyisi yeni bir aşka başla
    kaplan ödüncü derilerin
    her gize simge orman
    yaldızla gözkapaklarını,
    giysilerini yırtmaçla, uçurumla
    hayata geçirilmiş ihtihar biçimlerini tekrarla
    hadi diyelim ki
    panayırların gürültülü sessizliğine
    dokunup dağılan ne varsa, iste onları
    akrobatlar, soytarılarla birlikte yasa
    dore, lame ve payetle çığlık çığlığa
    imitasyon takıların, animasyon takıntıların
    bütün hayatın bir trapez yıldızının boşluğa attığı takla,
    ben de biliyorum,hiç bir şey ilham vermiyor yeni bir aşka

    punk lady, kent canavarı
    Fantezilerini koru! Ölümü kolla! Anılarını sakla!
    Sakla ince ruhlu katilleri düzene karşı;
    ******ları, ibneleri, hırsızları, kundakçıları anla
    Sürüklenirken militan bir umutsuzluğun ardı sıra

    Kaç buradan pan!Hangi filme sığınırsan sığın ama kaç!
    Filmden filme atla
    bütün hayatları, serüvenleri ve ilticaları eksiksiz yasa
    ömrün virajlarında kedi gözleri
    tehlike çok yakında,ama durma
    Ey ölüme hudut yasayan!
    Olmadı! Tehlikeyi tekrarla

    Mistik ve kozmetik bakışların
    günahını ödeyen tarihte ilk kadın!
    Aynaya bakmak da ardına dönmekti
    Bir bakışla bir hayattan geçilen
    bu dünyada bakacak ve dönecektin elbet,
    taş kesmek için,bir puta dönmek için,
    belki de çıkmak için bu dünyanın toprağından
    bir gizden geçerek

    Şimdi ardına döndükçe
    aynaya bakan her kadın,
    biraz punk lady,
    biraz ümmisubyan
    Çekilen bunca ağrı
    ne kadının ,ne erkeğin kendine kavuşamamasından

    Ey ümmisubyan! Yakın Asya’nın uzak bilicisi!
    O ki doğuştan bilirdi her şeyi
    Bunun için kendine benzeyen herkesi kör etti
    İyiliktendi:
    Yanılsamaları korumak ve kollamak
    sanıldığı denli kolay bir şey değildi,
    bildikçe zehirlendi

    Işıklarda durdu
    Düşüncelerinde ışık hızı, ve bir yıldıznamede
    deşilmiş kimliği: ümmisubyanmış o da
    (İçinde şeytan taşıyanlar mi, sevişirken kurt olanlar mi,
    "cat people"in karanlık ruhları mı,dünyaya düşen adamlar mı?
    Teknolojiyi kutsal kitaplardan nasıl kurtarmalı?
    Nasıl ayıklamalı kameraları?
    Daktilo mırıltılarını?)

    Işıklar hala kırmızıda Kurban rengi kırmızıda
    -Nerdesiniz ahh koro!
    Halkımın antik sesi!
    (Çağrışım yolculuklarında göl saatleri,bir heykelin yüzündeki kör gülümseme,bir hamağın kendi kendine gidip gelmesi,ışığa tutulan bardaklar,cam kırıkları ve su korkusu,çocuk muydum bu kadar? Neden her anında ölüm yüreği? Ya unutabilseydik her şeyi, ya da hepsini anımsayabilseydik, biter miydi bu çağrışım çaresizliği? )

    Ön planda cam silecekleri
    gerisinde bir yanardağ ağzı gibi duran
    direksiyondaki kadının
    kamera tırmalayan dişiliği
    her şey ,her an bir film çekimi
    Otoskopik Fenomen;çağımızın insanının
    aynaya ilişkin gerçeği

    Işıklar yandı
    Motorsiklet ,zıpkın yemiş yaralı hayvan,fırla!
    Önünden geçeceğin balkonda yavaşla
    belki duyarsın geçmişi, o keman taksimini,
    Ölmeyen bir kadının son günlerini
    geçmiş seni ne denli kanatsa da
    hem bu kadar umutsuzken,mutsuz olunur mu hiç ?
    ey yıldız name imparatorluğunda motorsikletli kraliçe
    bir ümmisübyansın sen!
    bütün yollar senin,gazla!

    7,8,9 Kasim 1982
    Ankara
    Murathan Mungan