Psikolojik Sorunlar ve Bozukluklar

Konusu 'Sağlık bilgisi' forumundadır ve Amon Goeth tarafından 24 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. Amon Goeth Üye

    Psikolojik Sorunlar ve Bozukluklar

    Bir takım insanların tabii oldukları anormal davranışlar.. İstemeden normal dışı davranışlar sergileme durumudur. Hatta çoğu zaman psikolojik olarak sorunlu olduğunu kabullenmezler tedavi yoluna gitmezler.. Onlara göre bunlar normaldir. Diğer insanlar farklıdır.. Psikolojik sorunların ve bozuklukların çeşitlikleri vardır.. Her farklı duruma farklı isimler verilmiş sırayla incelemek istersek şöyle başlıyabiliriz.. ben hepsini sıralamıyacağım sadece bazılarını..
    Bipolar Bozukluk: Mani ve depresyon nöbetlerini iceren iceren bir ruh hastaligidir.hastanın duygu durumu aniden yükselir, ya çok neşeli olur ya da tam aksine çok üzgün ve ümitsiz kalır. daha sonra hasta eski durumuna geri döner.hastalık erken dönemlerde baslar hayat boyu devam eder. Bipolar bozukluklar alkol/madde bağımlılığıyla sıklıkla birlikte görülmektedir. Hastaligin tedavisinde cogunlukla lityum kullanilmakta ve tedaviden olumlu yanıt alınmaktadir. Kısacası sürekli değişen ruhsal durumuna sahip kişiler.. diğer adı manik depresyondur..

    Anksiyete: Başlıca özelliği en az 6 ay süreyle hemen her gün ortaya çıkan, bir çok olay ya da etkinlik hakkında aşırı kaygı, endişe, evham ya da huzursuzca bir beklenti içinde olmaktır. kişi gerilimini ve kaygısını kontrol etmekte zorlanır. bu kaygı durumuna huzursuzluk, kolay yorulma, düşüncelerini yoğunlaştırmada güçlük çekme,kaslarda gerginlik hissi ve uyku bozukluğu belirtilerinden en az 3 ü de eslik etmektedir.
    Bu rahatsızlıktaki kişilerde görülen haller:
    Kişi halk arasında evhamlı olarak tarif edilen bir yapıya sahiptir. huzursuz, genellikle sabırsız,çabuk heyecanlanan ve ürkek kişilerdir. yüzünün ve vücudunun görünümü gergindir. ciltleri soluk olup, el, ayak ve koltuk altları gibi ter bezlerinin olduğu bölgeler terlidir. bas ağrıları olup,alin ve ense bölgelerinde ağrı bulunmaktadır. bunlara boyun ve sırt ağrıları eslik etmektedir. pek çok kişiye önemli gelmeyen konularda bile endişelendikleri ya da bu konuların olumsuz olabilecek sonuçları hakkında düşünmeden edemedikleri görülür. korku duyulan olayın gerçek olabilme olasılığına ya da ortaya çıkabilecek etkilerine nazaran, kişinin bunlar olmadan hissetimi endişe ve üzüntüsünün yoğunluğu, suresi ve miktarı çok daha fazladır. herhangi bir olayda, olası en kotu olayın basına gelebileceğini düşünüp, kendilerini devamlı olarak diken üzerinde ve ağlamaya hazır hissederler. kabus benzeri korkulu rüyalar görülebilmektedir.

    Depresyon: Tıp aleminde para şizodial mevzuların orijini kabul edilir.genellikle akut-migreni olanlar herseyı depresyona yorarlar, her ne kadar salakça bır mantık olsada bu böyledir.bazen ınsanları sado-mazo eğilimlere suruklediğide aşinadır.depresyonel kıvamdayken acınılası olduklarını hıssederler ve lan beni neden böyle görüyorlar oysaki dinamikim,enerji histerisindeyim,böyle olmamalı diyerekden kendı bünyelerine zarar verirler ama çaresi yok değil yarım doz diazemle yatıştıklarına çok kereler şahit olunmuştur.

    Erotomania: Sürekli birileri tarafından sevildiğini sanma biçimindeki hezeyan. erotomanikler psikoloğa giderken şikayetleri genellikle “herkes bana aşık, etrafımdaki tüm erkekler/kadınlar benden hoşlanıyo”dur. mesela bi erotomanik kadın doktoruna; selamlaşırken erkeklerin gözlerinin içine uzun uzun baktığını, bi yere girdiklerinde bi çok kişinin masasını onu görecek şekilde ayarladığını, telefon numarasını almaya çalıştıklarını söylüyor. genellikle paranoya ve şizofreni başlangıcı sayılır ve neyse ki tedavi edilebilir. (çevrede görülebilen rahatsızlıktır tedaviye yöneltmek en doğru seçimdir)

    Obsesyon: Takıntı anlamına gelir. yalnızca bir nesneye ve(ya) kişiye bağlı olma durumu değildir. kişinin (hastanın) , önüne geçemediği, yapamadığı zaman huzursuz olduğu davranışlara (hastalık boyutunda) verilen addır.
    örneğin evden çıkarken ocağın altını kapatıp kapatmadığını 18 kez kontrol etmek.
    yemek yedikten sonra saatlerce ellerini yıkamak. Bu ruh hastalığı. genelede 18-20 yaslarda cikar. Hastanin sacma oldugunu bildigi ama bir turlu kafasindan atamadigi sorularla bogusmasida denilebilir. ilerleyen asamalarda bu sorulari kafasindan atmak icin hasta el yikama, esya sayma gibi davranislara gider ki buna obsesif kompulsif davranislar denir. genetik oldugunu soylerler, tedavisi zor ve uzun surer. genelde doktor ilk olarak antidepresan tedavisine ardindanda psikoterapiye basvurur. sonuc olarak mantikli insanlar bu saplantilarla savasmasini ogrenir. (orn. yeni anne olmus birisinin bicak gorunce acaba cocugumu bu bicakla oldururmuyum gibi soruyla kafayi yer ve ardinda bu duunceyi atabilmek icin el yikar, halbuki anne hayatta en cok cocugunu sevmektedir) Ne yazık ki çevremizde de takıntıya sahip birçok insan bulunmaktadır
    yazı derlemedir ekşisözlükten​