Polikistik Over Hastalığı

'Sağlık bilgisi' forumunda Alara tarafından 6 Ekim 2009 tarihinde açılan konu




  1. Polikistik Over Hastalığı

    Polikistik over hastalığı ilk kez 1935 yılında tanımlanan, adet düzensizliği, kıllanma, istendiği halde gebe kalamama şeklinde belirtileri olan bir hastalıktır. Bu belirtilerin birkaçı veya tamamı birarada bulunabilmektedir. Hastalığa bu ismin verilmesinin nedeni yumurtalıklarda yer alan çok sayıda kistten dolayı, yumurtalıkların normalin 2-5 katı büyümesidir.

    Hastalığın Ortaya Çıkışı


    Hastalığın ortaya çıkış nedeni bugün bile kesin olarak bilinmemektedir. Beyinde yumurtalıkları uyarıcı hormon salglıayan hipotalamus, hipofiz gibi üst merkezlerle yumurtalıkların ilişkisi bozulmuştur. Hipotalamusun salgıladığı hormona hipofiz bezi aşırı yanıt vermekte ve luteinizan hormon salgısı artmaktadır. Bu hormon yumurtalıkları uyararak aşırı erkeklik hormonu salgılamakta ve yumurtalıklarda normal yumurta gelişimi gerçekleşmemektedir. Bunun sonucunda bu kadınlarda luteinizan hormon ve erkeklik hormonları testosteron yükselmektedir. Yumurtlamadan sonra salgılanan progesteron hormonu ise yumurtlama gerçekleşmediği için, normal olarak salgılanamamakta ve kanda düşük düzeyde bulunmaktadır. Estrogen hormonu ise normal düzeyde salgılanmaktadır. Ayrıca süt salgılatan hormon prolaktin de polikistik overli hastaların 1/3’ünde yüksek bulunmaktadır.

    Bugün hastalığın ortaya çıkışında üzerinde durulan önemli bir nokta da bu hastalarda görülen insülin direncidir. Bu görüşe göre bu hastaların büyük bir grubunda salgılanan insüline direnç bulunmakta, bunun harekete geçirdiği bazı mekanizmalarla da özellikle erkeklik hormonları artmaktadır. İnsülin direnci hastalığın neden olduğu uzun dönem sağlık problemlerinden de sorumlu tutulmaktadır.

    Polikistik over hastalığı hormonlar arasındaki dengenin bozulduğu ve bunun bir kısırdöngüye dönüştüğü bir hastalıktır. Hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştıran bazı etkenler söz konusudur, bunlar genetik eğilim ve şişmanlıktır. Aslında şişmanlığın hastalığın ortaya çıkış nedeni mi, yoksa hastalık sonucunda mı oluştuğu kesin değildir. Ancak polikistik over hastalığı bulunan kadınların yaklaşık yarısının şişman olduğu bir gerçektir. Şişmanlarda yağ dokusunda erkeklik hormonu üretimi daha fazladır ve bu durum hastalığın ilerlemesine katkıda bulunur.

    Sonuç olarak polikistik over hastalığı olanlarda estrogen düzeyi normal, luteinizan hormon, testosteron düzeyleri yüksek, progesteron ise düşük bulunur.

    BELİRTİLER
    Polikistik overli hastaların büyük çoğunluğunda seyrek adet görme veya hiç adet görememe şikayeti vardır. Hastaların %90’ında erkeklik hormonu artışına bağlı kıllanma ve ciltte yağlanma vardır. Polikistik overli hanımların yaklaşık yarısında kilo fazlalığı söz konusudur. Seyrek adet gören kadınlarda bu adetler miktar ve süre olarak fazla olabilir ve bu durum da tedavi gerektirir.

    TEDAVİ
    Polikistik overli bir kadında tedavinin ilk basamağını kilo verme oluşturmalıdır. Hastanın yaşam tarzı değişikliği çok önemlidir. Gerek diyet gerekse egzersiz yardımı ile kilo verme ile adetler düzene girip, yumurtlama sağlanabilir. Daha önce ilaçlara yanıt vermeyen bir hasta kilo verme sonrası ilaçlara yanıt verir duruma gelebilir.

    Polikistik overli hastaların tedavisi, hastanın şikayetlerine ve çocuk isteyip istemediğine göre değişir. Sadece seyrek adet gören ve bu durumdan şikayetçi olmayan bir kadının bile tedavisi gerekir.

    Çocuk isteği olmayan, adet düzensizliği ve kıllanma yakınması olan bir kişide hem adetleri düzene sokmak, hem de kıllanmaya karşı genellikle doğum kontrol hapları kullanılır. Bu amaçla kullanılacak doğum kontrol haplarının progesteronlarının, erkeklik hormonuna karşı etkilerinin olması tercih edilir. Yine kanama bozukluklarına karşı sadece progesteron içeren ilaçlar da kullanılabilir. Bu amaçla kul lanıldığında progesteronlar adetin 16-25. günlerinde verilmelidir.

    Kıllanmaya Karşı Tedavi
    Bu amaçla sıklıkla kullanılan ilaçlar siproteron asetat ve spironolaktondur. Bazen bu iki ilacın birlikte kullanılmasından da iyi sonuçlar alınabilmektedir. Burada göz önünde bulundurulması gereken nokta tedaviye en az 6 ay devam edilmesi gerektiğidir. Tedavi ancak yeni kıl oluşumunu engeller, eski kılların ortadan kalkmasını sağlamaz.
    Mevcut kılların yok edilmesi için elektroliz, lazer veya epilasyondan yararlanılabilir.

    YUMURTALIKLARIN UYARILMASI
    Klomifen sitrat
    Çocuk isteği olan kadınlarda ise kullanılacak ilaçlar hem düzenli adet görmeyi sağlar, hem de yumurtlama ve gebe kalmayı kolaylaştırır. Bu amaçla tercih edilen ilk grup ilaç klomifen sitrat olup, adetin 3-5. günlerinden itibaren kullanılır. Klomifen ile hastaların %75’inde yumurtlama, %50’sinde ise gebelik elde edilebilmektedir.

    Gonadotropinler
    Klomifene yanıt vermeyen hastalarda ise gonadotropin denilen ve ya saf follikül stimülan hormon veya follikül stimülan hormon + luteinizan hormon içeren ilaçlara geçilir. Bu ilaçlar daha pahalı olup enjeksiyon şeklinde kullanılmaktadır. Yan etkileri çoğul gebelik ve yumurtalıların fazla uyarılmasına bağlı “over hiperstimülasyon sendromu” gelişimidir. Bu sendromda yumurtalıklarda fazla yumurta gelişimi olmakta, karın boşluğunda sıvı birikimi, nefes darlığı, idrar miktarının azalması ve damarlarda tıkanıklık gibi sorunlara yol açmaktadır. Gebelik oluştuğunda bu tablonun gelişimi daha uzun sürmektedir.

    Metformin
    Son yıllarda polikistik over hastalığının oluşumunda üzerinde en çok durulan konulardan biri bu hastalarda görülen insülin direncidir. Hastalığın tedavisinde de insülin direncini azaltan veya insülin duyarlılaştırıcı ilaçlardan yararlanılmaktadır. Bu amaçla en çok kullanılan ilaç metformindir. Günde 2 veya 3 kez 750-850 mg.lık dozlarda kullanılmakatadır.

    Metformin aynı zamanda kilo vermeye de yardımcı olmaktadır. En sık görülen yan etkisi bulantıdır. Genellikle gebelik oluştuktan sonra ilaç kesilmektedir. Ancak gebelikte kullanımının da bilinen bir sakıncası yoktur.

    Cerrahi Tedavi
    Günümüzde kullanılan ilaçlar olmadığı için önceleri polikisitik over hastalığının tedavisinde, yumurtalıklardan kama şeklinde bir parça çıkarılması ile cerrahi tedavi uygulanmakta idi. Bu tedavi ile hormonlar arasındaki kısırdöngü kırılmakta ve hastaların bir kısmında gebelik elde edilebilmekteydi. Ancak bu tedavi yönteminin önemli bir sakıncası yumurtalıkların çevresinde, tüplerle yumurtalıklar arasında yapışıklıklara neden olmasıdır. Bu nedenle günümüzde terk edilmiştir.

    Aynı amaçla bugün kullanılan cerrahi tedavi yöntemi laparoskopidir. Laparoskopi ile her yumurtalığa 10 civarında delik açılarak minik kistler patlatılmaktadır. Bu tedavi ile hormonal kısırdöngünün kırılması ve yumurtlama sağlanabilmektedir. Ancak laparoskopi, ilaçla tedaviye yanıt vermeyen veya aşırı yanıt veren hastalarda kullanılması gereken, son tedavi seçeneği olmalıdır.

    Polikistik Over Hastalığı ve Tüp Bebek
    Diğer tedavi yöntemleri ile gebelik elde edilemeyen hastalarda yardımcı üreme yöntemlerine başvurulabilir. Polkistik over hastalığı olanlarda tüp bebek yöntemi ile gebelik elde etme şansı yüksektir.

    Kaynak: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. H. Faruk Buyru