Platon Hikayeleri

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Masal tarafından 13 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. Platon ile İlgili Hikayeler


    En Güzel Platon Hikayeleri


    Kayıp Şehir ATLANTİS

    Atlantis'in doruk noktasına 11 bin yıl önce eriştiği söylenirse de, literatürde ortaya çıkışı ancak 2350 yıl önce, İÖ 359 ve 347 yılları arasıdır. Ülkenin adı Yunan filozofu Platon'un Sokrates ile öğrencileri arasındaki hayali konuşmalarının iki diyalogunda (Timaio ve Kritias) ortaya çıkar. Timaio diyalogunun başında Sokrates bir gün önceki "mükemmel" toplum konuşmasına değinir.

    Platon burada uzun yıllar önce yazdığı en ünlü diyalogu olan Devlet'e atıfta bulunmaktadır. Platon, Sokrates'e Devlet'te sunulan mükemmel hükümetin unsurlarını saydırır: Zanaatkarlar ve çiftçiler askeriyeden ayrılacaktır, askerler merhametli olacak, atletizm ve müzik eğitimi alacak, komün halinde yaşayacak ve altına, gümüşe ya da herhangi bir özel mülke sahip olmayacaklardır.

    Sokrates varsayımsal tartışmalardan bıkıp öğrencilerine uygulamalı felsefe denilebilecek bir ödev verir. Devlet'te vazedilen kavramlara göre yaşayan bir toplumu haklı bir savaşa sokarak mükemmelleştirmelerini söyler.

    Hocasının önerisini yerine getiren Kritias şöyle der: "O halde, Sokrates, garip ama gerçekten doğru olan şu hikâyeyi dinle." Kritias bu hikâyeyi dedesinden (onun da adı Kritias'tır) dinlediğini söyler. Dedesi de babası Dropides'ten, o da Yunan bilgesi Solon'dan dinlemiştir. Solon ise İÖ 600 yılından hemen sonra bulunduğu Mısır'da Mısır rahiplerinden duymuştur. Böylece Platon'un kendi anlatımına göre Kritias'tâ iki yüz yıl önce ortaya atılmış bir hikâyeyi dolaylı olarak duymaktayız.

    PLATON’A (EFLATUN) SORMUŞLAR

    Platon’a iki soru sormuşlar.

    Birincisi:

    “İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir”?

    Platon tek tek sıralamış:

    -Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.

    Ne var ki çocukluklarını özlerler…

    -Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler,

    Sonra sağlıklarını geri kazanmak için para öderler….

    -Yarından endişe ederken bugünü unuturlar.

    Dolayısıyla ne bu günü ne de yarını yaşarlar…

    -Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar . Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.

    Sıra gelmiş ikinci soruya:

    “Peki sen ne öneriyorsun?”

    Bilge yine sıralamış:

    -Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın!

    Yapılası gereken tek şey , sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır….

    -Önemli olan;”hayatta en çok şeye sahip olmak değil,”en az şeye ihtiyaç duymaktır.