Peygamberimizin merhametli olmasının islam dininin yayılmasındaki etkileri

'Bilgi Rehberi' forumunda Misafir tarafından 19 Kasım 2011 tarihinde açılan konu


  1. Peygamberimizin insanlara karşı merhametli ve affedici olması İslam dininin yayılmasını nasıl etkilemiştir
     



  2. Cevap: Peygamberimizin merhametli olmasının islam dininin yayılmasındaki etkileri

    Unutulmamalıyız ki insanların yüzyıllardan beri arzuladıkları huzur, mutluluk, güven, şefkat, merhamet, dostluk, adalet, kardeşlik, hoşgörü, fedakarlık, sevgi, saygı gibi erdemler ancak Kuran ahlakının ve Peygamberimiz ’in sünnetinin hakim olduğu toplumlarda en yüksek seviyede yaşanabilir. Tüm Müslümanlar ise, böyle bir ahlakı yaşamak ve çevrelerindeki insanları da bu ahlaka davet etmekle sorumludurlar.


    HZ. MUHAMMED’İN GÜZEL AHLAKI İNSANLAR İÇİN EN GÜZEL ÖRNEKTİR

    Bizler toplumda iyi bir yere sahip olabilmek için kendilerini çeşitli konularda geliştirirler. Daha güzel giyinebilmek, daha iyi konuşabilmek, daha saygın, kişilikli, kültürlü, insanlar üzerinde olumlu etki bırakan bir kişi olabilmek için çeşitli yollar denerler. Aile bireylerinden veya yakın çevrelerinden bir kişiyi ya da toplumda herkes tarafından beğenilen insanları kendilerine örnek alırlar. Onların değer yargılarını kabul eder, hal ve tavırlarına, yaşam tarzlarına özenir ve onları taklit etmeye çalışırlar. Halbuki kendilerine örnek aldıkları bu kişiler ahlak, kişilik ve tavır yönünden pek çok zaafa sahip olabilirler. İşte bu nedenle bir insanın kendine örnek alacağı kişiyi çok titizlikle seçmesi gerekmektedir. Eğer insan kendine ideal bir örnek seçse geçen her gün lehine sonuçlanacak, kendisini ahlak, kişilik, görünüm, kültür gibi pek çok açıdan süratle geliştirebilme imkanı elde edecektir.

    İşte insanı yaratan ve en iyi tanıyan Rabbimiz, onun bu arayışına cevap olarak Hz. Muhammed’i (sav) “örnek insan” olarak göndermiştir. Hz. Muhammed’in güçlü imanını, yüksek ahlakını, vicdanını, kişiliğini, yaşam şeklini, zevklerini, sanat anlayışını, temizliğini, konuşmasını, insanlara olan yaklaşımını örnek almalarını ve dolayısıyla olabilecek en güzel hayatı yaşamalarını tüm insanlara öğütlemiştir. Allah bir Kuran ayetinde Peygamber Efendimizin iman edenler için en güzel örnek olduğunu şöyle bildirmektedir:

    Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır. (Ahzap Suresi, 21)

    Bu nedenle, Allah’a iman eden ve ahiret günü ile karşılaşacağını umut edenlerin, Hz. Muhammed ’i hem Kuran ayetlerinde anlatılan şekliyle, hem de günümüze ulaşan rivayetlerle yakından tanımaları son derece önemlidir.

    Allah Kuran’da Peygamberimizin büyük bir ahlak üzerinde olduğunu haber vermiş ve tüm insanları O’na uymakla sorumlu tutmuştur. O yalnızca kendi döneminin değil, günümüzün ve tüm zamanların insanlarına aklıyla, yüksek karakteri ve güzel ahlakıyla büyük bir örnektir.

    Hz. Muhammed (sav) sadece Müslümanların değil, aynı zamanda Hıristiyanların, Musevilerin ve yeryüzündeki tüm insanların da Peygamberidir. Allah O’nu tüm insanlığı doğru yola çağırmakla ve onlara ahirette sorumlu tutulacakları dini öğretmekle görevlendirmiştir. Bu nedenle Allah’ın razı olacağı kullardan olabilmek için sadece Müslümanların değil, tüm insanların Peygamberimiz ’i yakından tanımaları, O’nun hayatını incelemeleri, güzel ahlakını kendilerine örnek almaları ve sünnetini uygulamaları gerekir.

    Tüm insanlık için en güzel örnek olan Peygamberimiz (sav)’in, sahabesi olan Muaz ’ya verdiği bir öğüdünde, O’nun derin imanının, güzel ahlakının örneklerini görmekteyiz:
    Muaz! Sana Allah’tan korkmanı, sözün doğrusunu söylemeni, sözünde durmanı, emaneti yerine getirmeni, hıyanetten uzak kalmanı, komşu hakkını korumanı, yetime acımanı, tatlı sözlülüğü, bol bol selam vermeni, işin iyisini yapmanı, az tamahkarlığı, imana sarılmanı, Kuran’ı derinliğine anlamanı, ahiret sevgisini, hesaptan korkmanı, tevazu kanatlarını indirmeni tavsiye ederim.

    Muaz! Seni hikmet sahiplerine sövmekten, doğru söyleyene yalan söylemekten, günahkara boyun eğmekten, adaletli bir hükümdara baş kaldırmaktan, yeryüzünde fesat çıkarmaktan menederim.

    Muaz! Sana her taşın, ağacın ve duvarın yanında nerede olursan ol Allah’tan korkmanı işlediğin her günahın ardından gizlisine gizli, aleni olanına da aleni tevbe etmeni tavsiye ederim.



    İnanan kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır. Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mümine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırlıdır; bir zarar gelse sabreder bu da hayırlıdır.

    … Bir şey isteyince Allah’tan iste. Yardım talep edeceksen Allah’tan yardım dile. Zira kullar, Allah’ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah’ın yazmadığı bir zararı sana vermek için biraraya gelseler, buna da muktedir olamazlar.”

    Peygamberimiz (sav)’in güçlü imanı, samimiyeti, tevekkülü, cesareti ve kararlılığı karşısında, inkarcılar başarılığı olamamış, O’na tabi olan Müslümanları yıldıramamışlardır. Kuran’da da bildirildiği üzere, inkarcılar Allah’ın nurunu söndürmek istemişler, ama Allah Peygamberimiz Hz. Muhammed’i vesile ederek nurunu tamamlamış ve O’nu inkarcılar karşısında galip kılmıştır.