Peygamber Efendimizin Manevi Evlatlığı

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Merve tarafından 15 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu


  1. Peygamber Efendimizin Evlatlığı

    Peygamber Efendimizin Evlatlığı Manevi


    Hicretin 5. senesi, Zilkâde ayı.
    Hz. Zeynep binti Cahş, Resûl-i Ekrem Efendimizin halası Ümeyme binti Abdülmuttalib`in kızı idi. Daha önce Peygamber Efendimizin evladlık edindiği Hz. Zeyd bin Hârise ile evlenmişti. Bu evliliğin dünürlüğünü de bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz yapmıştı.62
    Hz. Zeynep ve ailesi böyle bir evliliği istemedikleri halde sırf Peygamber Efendimizin ısrarı üzerine rıza göstermişlerdi.
    Hz. Zeyd, izzetli zevcesi Hz. Zeynep`i kendisine mânen küfüv (denk) bulmuyordu. Bu durum mânevî imtizaçsızlığa sebep oluyordu. Nitekim evliliklerinin birinci yılı henüz bitmişken, Hz. Zeyd, Peygamber Efendimize gelerek, "Yâ Resûlallah! Ben, âilemden ayrılmak istiyorum" dedi.
    Peygamberimizin cevaben, "Zevceni tut boşama! Allah`tan kork" buyurdu.63
    Fakat Hz. Zeyd, ferasetiyle Hz. Zeynep`in yüksek bir ahlâkta yaratılmış olduğunu ve bir peygamber hanımı olacak fıtratta bulunduğunu hissetmişti. Kendisini de ona zevc olacak fıtratta mânen küfüv bulmadığı için boşadı.
    Peygamber Efendimiz, mânevî geçimsizlik sebebiyle Hz. Zeyd ve Hz. Zeynep arasındaki evliliğin son bulmasından son derece üzüldü. Çünkü, bu evliliği kendisi arzu etmişti. Durumun düzeltilmesi, mahzun Zeynep (r.a.) ile hâdiseden dolayı üzülen akrabalarının gönlünün alınması gerekiyordu.
    Hz. Zeynep`in iddeti (boşandıktan sonra beklemesi gereken müddet) dolmuştu.
    Resûl-i Ekrem Efendimiz birgün Hz. Âişe Validemizle oturmuş sohbet ediyordu. Bu esnada kendisine vahiy geldi. İnen âyetlerde Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyordu:
    "Zeyd o hanımla alâkasını kesince Biz onu sana nikâhladıktâ ki evlâtlıklarının boşadığı hanımlarla evlenmenin mü`minler için günah olmayacağı anlaşılsın. Allah`ın emri işte böylece yerine getirilmiştir.
    "Allah`ın kendisi için takdir ettiği şeyi yerine getirmesinde Peygamber için bir vebâl yoktur. Daha önce geçen peygamberler hakkında da Allah`ın kanunu böyledir. Allah`ın emri, tâyin edilmiş ve değişmez bir hükümdür."64
    Vahiy hali sona erince, Kâinatın Efendisi Peygamber Efendimiz (a.s.m.) gülümsedi, "Allah`ın, onu bana gökte nikâhladığını, Zeynep`e, kim gidip müjdeler?" buyurdu.
    Âyet-i kerimelerden açıkça anlaşılacağı gibi, Cenâb-ı Hak, Hz. Zeynep`i zevceliğe alması için Peygamberimize emir vermiştir. Resûl-i Ekrem Efendimiz de bu emre uyarak Hz. Zeynep`i zevceliğe almıştır. Âyet-i kerimedeki "Biz onu sana zevce yaptık" beyanı bu nikâhın bir akdi semavi olduğuna açıkça delâlet ediyor. Demek ki, bu nikâh, harikulâde, örf ve zahiri muâmelelerin üstünde sırf Allah`ın emriyledir ki, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, Allah`ın emrine boyun eğmiştir. Nefsî arzularla hiçbir ilgisi yoktur.




    alıntı